Showing posts with label en iyi. Show all posts
Showing posts with label en iyi. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

En iyi havalimanı seçildi

İSTANBUL - TAV İstanbul'un 2000 yılından bu yana işlettiği Atatürk Havalimanı, Skytrax tarafından yapılan araştırmalar sonucunda, ''Dünyanın en iyi Havalimanları Ödülleri 2010'' kapsamında Güney Avrupa'nın En İyi Havalimanı unvanını almaya hak kazandı. İkinci ve üçüncülüğü ise İspanya'nın Barselona ve Madrid havalimanlarının kazandı.
TAV İstanbul Genel Müdürü Kemal Ünlü; Atatürk Havalimanı'nın, kategorisinde, Portekiz, İspanya, Fransa, İtalya ve Balkanlar'daki tüm havalimanlarının önünde yer aldığını, her gün yaklaşık 80 bin yolcuya hizmet verdiklerini, bu ödülün de büyük bir gurur yaşattığını söyledi.
'En iyi havalimanı' seçildi

Hedef: 5 yılda 5 milyon turist

İZMİR - İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu, İzmir'in Turizm ağırlıklı bir il olduğunu, valilik olarak kentin tanıtımı konusunda yoğun bir çalışma içinde olduklarını anlattı.
2007'den bu yana Londra, Hollanda, İsviçre, Belçika, Almanya Berlin, Moskova, Selanik'teki fuarlar ile Almanya Frankfurt ve Barcelona'da düzenlenen kongre turizmi fuarlarına katıldıklarını vurgulayan Tunçsu, bu katılımları İzmir Valisi Cahit Kıraç'ın il özel idaresinden verdiği destekle gerçekleştirdiklerini kaydetti. LUFTHANSA DÜNYA TOPLANTISI İZMİR'DE YAPILACAKTürkiye'nin iki büyük fuarı olan Travel Turkey ve Emit fuarına katılarak İzmir'in tanıtımını etkin olarak gerçekleştirdiklerini altını çizen Tunçsu, ''Emit fuarında en iyi stand düzenleme ödülünü alarak İzmir'in tanıtımını sağladık'' dedi.
En son olarak 17-20 Mart günlerinde düzenlenen Moskova ve 11-14 Mart günlerinde Almanya'da düzenlenen fuarlara katıldıklarına işaret eden Tunçsu, Türkiye'nin onur konuğu ülke olarak katıldığı Berlin'deki fuara ilişkin şunları söyledi:
''Sektörün birinci karar verme noktasındakilerle fuara katıldık. Orada Çeşme ve Pamucak bölgeleri için 2010-2011 yatırımlarıyla ilgili bağlantılar yapıldı.
Lufthansa City Center'in dünyada bulunan bütün noktalarındaki satış temsilcilerinin Kasım 2010'daki dünya toplantısını İzmir'e aldık. Bu kongre turizmi açısından da çok güzel bir gelişme. Dünyanın en önemli uçak operatörünün ülkemizde bu toplantıyı yapması, ülkemizin tanıtımı için büyük önem taşıyor.
HEDEF 5 MİLYON TURİSTGeçtiğimiz yıl yabancı turist sayısında 1 milyonu aştık. Ekonomik krizin yaşandığı 2009'da dünyada turizm yüzde 12 düşerken biz artı 2 ile kapattık. Bu önemsenecek bir rakamdır. Hedefimiz bu sene 1.5 milyon civarına gelmek daha sonra 2-3 milyona ulaşmak. 100 bin yeni yatak kapasitesini hedefleyen 5 yeni turizm planlamamız var.
Seferihisar, Balçova, Dikili, Bergama ve Çeşme'de olmak üzere termal turizme yönelik planlama bittiği zaman yılın 12 ayına yayılan bir turizm çeşitlemesine gitmiş olacağız. Antalya'daki, Muğla'daki turizm çeşitlemesi sadece yaz aylarına, deniz-kum-güneşe dayalıdır. Bunun getirisiyle yılın 12 ayına yayılan termal, kongre, kültür turizmi çeşitlemesi ile en az 5 milyonluk turist hedefliyoruz.
Hedef: 5 yılda 5 milyon turist

Dünyanın en iyi havaalanı bekleme salonu

İSTANBUL - Dünyanın en büyük yolcu uçuş programı Priority Pass, 30 bin üyesi üzerinde araştırma yaptı.
Dünyanın en iyi havaalanı bekleme salonu 600 aday arasından Peru'nun başkenti Lima'daki Jorge Chavez Uluslararası Havaalanı'nınki seçildi.
Salonda; battaniye, yorgan ve duşların olduğu dinlenme odaları bulunuyor.
Priority Pass Marka başkanı Jonathan French, "ödüller Lima SUMAQ VIP Lounge ve diğer ödül alan salonların örnek hizmet standartlarını yansıtıyor" dedi.
En iyi havaalanı bekleme salonu ödüllerini Kuzey Amerika bölgesi için Teksas Houston havaalanının E terminalindeki Continental Presidents Club, Avrupa için Zürih havaalanındaki Panorama Lounge kazandı.
Dünyanın en iyi havaalanı bekleme salonu

Wednesday, February 17, 2010

En iyi 99 otel arasına girdi


Otellerde konaklayan misafirlerin oylarıyla yapılan seçimde Dünyanın da “En iyi 99 Otel”i arasına giren Ela Quality Resort Hotel, Türkiye’nin de en iyi 6. oteli oldu. Tamamen ağırladıkları misafirlerin oylarıyla seçildiklerini hatırlatan Ela Quality Resort Hotel Genel Koordinatörü Vadi Karatopraklı, dünyanın dört bir yanından 81 bin Otel için yapılan anket sonuçlarının Türk turizmi adına gurur verici olduğunu söyledi. Karatopraklı, Alman turistlerin tercihlerinde önemli bir yer tutan HolidayCheck portalının ülke turizmine avantaj sağlayacağının da altını çizdi. Ela Quality Resort Hotel, internet üzerinden satış yapan ve kurduğu sistem ile dünyanın en güvenilir seyahat ve Tatil portallarından olan HolidayCheck'in müşteri anketleriyle belirlediği 2010 yılı dünyanın “En İyi 99 Oteli” arasına girdi. HolidayCheck portalında 2 milyondan fazla yorum bulunduğunu ve tatilcilerin bunları dikkate aldığını hatırlatan Ela Quality Resort Hotel Genel Koordinatörü Vadi Karatopraklı, Belek’te bir numaralı otel olmaların yanı sıra Türkiye’nin de destinasyon olarak 38 otel ile portalda birinci sırada yer almasının ülke turizmi adına büyük başarı olduğunu söyledi. Ela Quality Resort Hotel Belek’te 1 numara Dünyada 200 ülkeyi ziyaret eden 200 binin üzerinde katılımcının izlenimleriyle belirlenen istatistiklere göre Belek’in 1 numarası olan Ela Quality Resort Hotel, Akdeniz çanağında yer alan 1674 otel arasında ise 6. sırada yer aldı. Karatopraklı, krize rağmen oldukça yoğun geçen ve en önemlisi başarı ile tamamladıkları sezonun ardından böylesi bir sonucun kendileri için büyük bir armağan olduğunu, ancak hak ettikleri ödülün sürpriz olmadığını belirterek bu sezon başarılarını daha üst sıralara taşıyacaklarını vurguladı. Türkiye’nin dünyanın en iyi otellerine ev sahipliği yaptığını ve sunduğu hizmet kalitesinin üstünlüğünü bugün artık tüm Turizm otoritelerinin kabul ettiğini hatırlatan Karatopraklı, “Avrupa’nın en büyük seyahat portallarından olan HolidayCheck’de dünyanın dört bir yanından yaklaşık 81.000 otel için yapılmış 2 milyonun üzerinde yorum mevcut. Tüm bu yorumlar çerçevesinde Türkiye’nin destinasyon olarak 38 otelle birinci sırada yer alıyor olması ülkemiz adına gurur verici. Türkiye’yi 14 otel ile Almanya, 13 Otel ile Avusturya izliyor” dedi. Almanlara karşı avantaj sağladıkÖzellikle Alman turistlerin HolidayCheck portalına tatilleri ile ilgili değerlendirmelerini mutlaka yazdıklarını ve tatil tercihlerinde de önemli bir yer tuttuğunu aktaran Karatopraklı, bu sonuçla Türkiye adına büyük bir ajantaj sağladığının altını çizdi. Karatopraklı, “Biz Ela Quality Resort olarak yola çıktığımız ilk günden bu yana adımızdaki “Kalite” sıfatını yüzde 100 misafir memnuniyeti için her alanda geliştirme hedefinde olduk. Her sezon birçok yeni otel turistlerin beğenisine sunuluyor, artan rekabet çerçevesinde oteli çekici kılacak tek vazgeçilmez hizmet üstünlüğüdür, biz bunun bilincindeyiz. Bugüne kadar pek çok ödülle onurlandırıldık ama HolidayCheck gibi misafir yorumlarının değerlendirildiği ve tatile çıkacak turistin en güvenilir referans olarak gördüğü bir portaldan bu ödülün bize gelmesi farklı bir mutluluk. Ela Quality Resort’ta tek bir hedef var: Kişiye özel hizmetle maksimum müşteri memnuniyeti! Ve görüyoruz ki yüzde 100 misafir memnuniyeti için doğru yoldayız” şeklinde konuştu. Personel Academy Q’da eğitiliyorTurizmde başarının sırrının insana yatırımda gizli olduğuna inanan otel yetkilileri, toplam kalite için her hizmette kalite bilincini tüm çalışanlarına aşılamak amacıyla henüz inşaat aşamasındayken yaklaşık 500 bin dolarlık bir yatırımla Academy Q’yu faaliyete geçirmiş. Çalışanlarının Academy Q’da eğitime tabii tutularak, sınavdan geçerek göreve başladığı Ela Quality Resort Hotel’de eğitimli ve kaliteli hizmet anlayışı çerçevesinde yıl boyunca personeline yabancıl dil, kişisel gelişim, kurumsal kültür gibi alanlarda Eğitim programları uygulanıyor. Otel, işletim sistemini A’dan Z’ye belgelendirmeye yönelik düzenlediği prosedür ve talimatlar ile her departmanında yüzde 100 kalite hedefleniyor. Personel kalitesini sunduğu en önemli ayrıcalık olarak gören Ela Quality Resort Hotel, yaşanan global Ekonomik Kriz çerçevesinde bir çok kurumun öncelikli olarak ertelediği ya da iptal ettiği eğitim giderlerine bu yıl da pay ayırmaya devam ediyor. Otel, önümüzdeki yaz sezonu için şimdiden çalışmalara başlayarak, özellikle dil eğitimlerine önümüzdeki aylarda da devam edecek. 5 Mart’ta Almanya’nın Frankfurt şehrinde düzenlenecek HolidayCheck Awards 2010 ödül Töreni için geri sayım başladı.
En iyi 99 otel arasına girdi

Bu zeplinle yavaşlık anlayışı yeni hızlı oluyor

LONDRA - Genelde insanlar yolda çok fazla vakit kaybetmeyi sevmez. Uçak böyle bir anlayışa sahip olanlar için en iyi sonuç veren yolculuk alternatifidir. Fakat şimdi Londralı bir firma "Yavaş yeni hızlı" mantığıyla akıl almaz bir projeye imza attı.
Seymourpowell şirketinin tasarladığı Aircruise Concept projesi sayesinde ise Londra'dan Newyork'a 37 saatte uçarak gitmek mümkün.
Dışardan uçurtmaya benzeyen Aircruise Concept'in içinde 330.000 metreküp hidrojen gazı bulunacak, 396 ton kaldırma kapasitesi olacak ve 265 metre yüksekliğinde olacak. Zeplin yaklaşık 145kmh hızla seyahat etme kabiliyetine sahip olacak.
Londra merkezli Tasarım ve icat firması zeplini tasarlarken “Yavaş artık yeni hızlı” anlayışını benimsemiş. 100 kişi taşıma kapasitesi olan zeplin uçakla yedi saatte gidilen yolu 37 saatte gidecek.
Zeplin aynı zamanda Los Angeles ve Şangay arasındaki yolu da dört gün gibi bir sürede alacak.
Enerji olarak güneş ışığından da yararlanan zeplin 12 bin feet yüksekliğe çıkabiliyor. Seymourpowell tasarım yöneticisi Nick Talbot, “Aircruise konsepti geleceğin taşımacılık anlayışının uzay temalı mı, kaynağa aç mı yoksa Stres dolu uçak yolculuğu temelli mi olması gerektiğini sorguluyor” yorumunda bulundu.
Bu zeplinle yavaşlık anlayışı 'yeni hızlı’ oluyor

Sirkeci Konak, dünyanın en iyi aile oteli oldu

Dünyanın en büyük online Otel puanlama sistemlerinden biri olan Tripadvisor tarafından her yıl verilen ödüllerde bu yıl Sirkeci Konak 4 ödül aldı. Otel, seyahat edenlerin seçimleriyle belirlenen sıralamada 'Dünyanın en iyi 10 Aile Oteli' kategorisinde birinci oldu. Ayrıca 'Avrupa'nın en iyi 25 oteli' ve 'Avrupalıların 25 Favori Destinasyonu' sıralamalarında 16'ıncı sırada yer aldı.

Sirkeci Konak, dünyanın en iyi aile oteli oldu

Thursday, December 31, 2009

Dünya basınından manşetler- 31 Aralık




--İngiliz anne en sonunda huzura kavuştu (İngiliz basını)
Kuşadası’nda 2005 yılında yaşanan bombalı saldırıda ölen İngiliz kadının annesi gazetelere verdiği röportajlarda bombacının ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasıyla en sonunda huzura kavuştuğunu söyledi.

O zaman 21 yaşında olan Helyn Bennett, Temmuz 2005’te yaşanan patlamada hayatını kaybeden beş kişiden biriydi.

Mahkemenin Salı günü bombacı Mehmet Keskin’e altı ömür boyu hapis cezası vermesinin ardından konuşan anne Sharon Holden, kararı duyduğunda gözyaşlarını tutamadığını belirtti.

“Dört buçuk yıl bekledikten sonra en sonunda adalet yerini buldu” diyen anne “Şimdi huzura kavuştuk. Umarım hapishanedeki günleri zor geçer ve ailemizin çektiği gibi bir acı çeker” dedi.

Bugüne kadar sürekli olarak “Ya salıverilirse?” sorusuyla yaşadıklarını ifade eden Holden, “Artık bittiğini biliyoruz ve rahatız. Asla dışarı çıkamayacak” dedi.

Bu yıl sonbahar aylarında aile Türk yetkililerinden gelecek 1.1 milyon sterlinlik (o günün parasıyla 2.4 milyon TL) tazminatı kabul etmişti.

Holden, İngiliz hükümetinin ülkede Temmuz’da gerçekleşen terör olayında zarar görenlere verilen tazminatın yurtdışındaki saldırılarda zarar görenleri kapsamadığını söylediğini ifade etmiş ve “Kendi hükümetimiz bize sırt çevirdi. Ancak olaydan dört yıl sonra Türk hükümeti kendi hükümetimizin yapması gerekeni yaptı,” demişti.

İngiliz anne ayrıca davanın sona ermesi beklenen Temmuz ayında Türkiye’yi ziyaret etmişti.

DIŞ BASINDA TÜRKİYE
THE ECONOMIST
--Türkiye ve generalleri: Lanetli Komplo Teorileri
Türkiye’nin generalleri için 2009 zor bir yıl oldu. Bir Dizi sızdırılmış belge, telefon dinlemeleri ve bazen de basit kazalarla ortaya çıkan gelişmeler en güçlü laiklerin bile inancını sarstı.

VOICE OF AMERICA
--Rum Ortodoks Patrik’i ile hükümet arasında gerginlik artıyor
Fener Rum Patrik’i Bartolomeos, ABD kanalında yayınlanan 60 Minutes programında Türk yetkililerin ülkedeki Hıristiyanlara kötü muamelesinden şikayet etmişti.

XINHUA
--Türkiye Iraklı yaralılara tedavi olanağı sundu
Türkiye Çarşamba günü yaptığı açıklamada 15 Iraklı yaralının tedavi için Türkiye’ye getirileceğini duyurdu. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Pazar günkü bombalamada yaralanan Iraklıların, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir ambulans uçağıyla Türkiye’ye getirileceği belirtildi.

DAILY MAIL
--İngiliz kadının annesi teröriste verilen cezayla huzura kavuştu
Kuşadası’nda yaşanan bombalı saldırıda ölen İngiliz kadının annesi teröriste hapis cezası verilmesiyle en sonunda huzura kavuşabildiğini söyledi.

BBC
--Türkiye’deki bomba kurbanı için sonunda adalet geldi
Türkiye’deki bombalı saldırıda ölen İngiliz kadının ailesi bombacının ölüm cezasına çarptırılmasıyla en sonunda adalete kavuştuklarını belirtti.

VOICE OF GREECE
--Eski bir Türk üst düzey yetkiliden itiraf: Heybeliada okulu konusunda çözüme ulaştık
O dönemde Patrik Bartolomeos’la görüşen Kemal Gürüz’ün yaptığı açıklamaya göre Patrikhane ve Ankara arasında Heybeliada Ruhban Okulu üzerinde 2000 yılında anlaşmaya varılmıştı.

THE ASSOCIATED PRESS
--Jim Walter Resources, Erdemir’e borç davası açıyor
Hammadde satan Jim Walter Resources, Türkiye’nin çelik üreticisi Erdemir’in 89 milyon dolardan fazla borcunu ödemediği için dava açtığını duyurdu.

DAILY TIMES
--Cumhurbaşkanı Gül, Zerdari’ye telefon etti
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari’ye telefon ederek Aşure gününde Karaçi’de hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi. Gül, Türkiye’nin Pakistan’daki demokrasi savaşına ve terörle mücadelesine destek verdiğini belirtti.

FINANCIAL TIMES
--Türk medya devi ayrılıyor
Türkiye’nin en büyük medya grubu Doğan Holding’in sahibi Aydın Doğan Cuma gününden itibaren başkanlıktan ayrılacağını ve yerine kızı Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın geçeceğini duyurdu.

Dünya Basını


THE NEW YORK TIMES

--Casusluk kurumları terör üzerindeki ipuçlarını bir araya getirmeyi başaramadı
Ulusal Güvenlik Teşkilatı Yemen’deki El Kaide liderlerine ait bir plana yönelik değerlendirmeleri tespit ederken, casusluk kurumları değerlendirmeleri diğer bilgiler ile bir araya getirmedi.

--Havayolu şirketleri müşteri tepkisi ile karşı karşıya
ABD'deli havayolu şirketlerinin yöneticileri Detroit'e giden ABD uçağındaki bombalama girişiminin yolcuların gezi planları üzerindeki etkisini minimuma indirmeye çalışıyor.


--New York ilk bütçe açığını verdi
Aylarca düşen gelir ve bütçe savaşlarının ardından, Çarşamba günü itibari ile New York yaklaşık 1 milyar dolar borçlu durumda.

THE WASHINGTON POST
--İntihar bombacısı Afganistan’daki CIA üssüne saldırdı
Yetkililer Afganistan-Pakistan sınırında gerçekleşen bombalamanın, savaş süresince ABD istihbarat ajanlarına düzenlenen en ölümcül saldırı olduğunu belirtti.

--Obama uçaktaki terör saldırısı hatalarını gözden geçirecek
Bu araştrıma kapsamında CIA, Ulusal güvenlik Teşkilatı ve İçişleri Bakanlığı da bulunuyor.

--ABD GMAC’ı tekrar kurtardı
ABD Hazinesi General Motors'un kredi sağlayan birimi olan GMAC'e, verdiği 3.8 milyar dolarlık yeni destek ile yönetimin, şirkette ana mal sahibi konumuna gelmesini sağladı.

THE WALL STREET JOURNAL
--ABD, saldırı girişimi araştırmalarına devam ediyor
ABD’li güvenlik güçlerinin yaptıkları araştırmalar sonucunda, daha önce de pek çok terör eyleminde yer alan ABD doğumlu Yemenli Din adamı Enver el-Evlaki’nin Noel gününde Detroit’e giden uçağa yapılan saldırı girişimiyle bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

--İran, başarılı öğrencilere savaş açıyor
İran sokaklarında yaşanan dramının ardından, ülkedeki yetkililerin en iyi öğrencilerine göz açtırmadığı ve öğrencilerin kariyerlerine büyük bir Darbe indirdikleri ortaya çıktı.

--Rusya, yılı düşük enflasyonla kapatıyor
Federal İstatistik Hizmetler Merkezi’nden gelen son veriler, Rusya’da tüketici fiyatlarının 28 Aralık’ta sona eren haftada da sabit kaldığını gösterdi. Bu şekilde Rusya, bu onyılda gördüğü en düşük yıllık enflasyon rakamlarından birine yaklaşmış oldu.

FINANCIAL TIMES
--Bankacılık sektörü liderleri ikramiyelerden alınan vergilere kızgın
İngiltere’nin bankacılık sektöründen isimler, hükümetin bankalar, çalışanlar ve bankacıların aldıkları ikramiyeler konusunda duygusal hareket ettiğini ve oldukça sorumsuz kararlar aldığını dile getiriyor.

--Sarkozy, karbon vergilerinde en iyisini yapmaya çalışıyor
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Anayasa mahkemesinin karbon vergilerinin yürürlüğe girmesinden iki gün önce kararı geçersiz kılmasının ardından, hükümetiyle birlikte vergiler konusunda elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.

--Rus devi Rusal’dan 2.6 milyar dolarlık halka arz
Rus milyarder Oleg Deripaska’nın kontrolündeki alüminyum şirketi UC Rusal, Hong Kong’da gelecek ay gerçekleştireceği halka arz ile 2.6 milyar dolar elde etmeyi planlıyor.

THE GUARDIAN
--Bağdat’ta yaşanan kaçırılma olayında İran parmağı
The Guardian gazetesinin yaptığı araştırmalar Irak’ta kaçırılanların hemen ertesi gün İran’a götürüldüğünü ortaya çıkardı.

--Afganistan’daki patlamada CIA ajanları öldürüldü
Afganistan'daki Askeri üste yaşanan intihar saldırısında ölen sekiz sivilin CIA ajanları olduğu doğrulandı.

--ABD’nin, El Kaide’ye karşı planları başarılı oldu
Başarısız olan uçak bombacısını kimlerin idare ettiği araştırmaları sürerken Yemen’deki terörist üslerine karşı misilleme saldırıları ihtimali sürüyor.

HAARETZ


-- Hamas: İsrail’in Gilad Şalit’i yerini tespit etme çabalarını engelledik
Hamas, İsrail’in Gazze’deki El Fetih örgütü arayıcılığıyla esir asker hakkında bilgi toplamaya çalıştığını dile getirdi.

-- İsrail, Gazze sınırındaki köylere maddi yardım sağlayacak
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve Maliye Bakanı Yuval Steinitz, Pazar günü hükümete Gazze sınırındaki bazı yerleşimlere 190 milyon şekel değerinde maddi yardım vermeyi ön gören bir plan sunacak.

--Polis, Yahudi teröristten 10 yıl önce şüphe etmişti
Batı Şeria’daki yerleşimlerin durdurulması kararından sonra aşırı protesto gösterilerinde bulunan Jack Teitel’in birçok cinayet vakasında şüpheli olarak gözaltına alındığı ve birçok cinayet girişiminde bulunduğu ortaya çıktı.

FRANKFURTER ALLGEMEINE ZEITUNG
--ABD El Kaide'ye saldırmaya hazırlanıyor
El Kaide'nin, Amsterdam-Detroit uçağını havaya uçurma girişimi ABD'yi harekete geçirdi. ABD El Kaide'nin Yemen'deki üslerini vurmak için hazırlıklara başladı. Başkan Barack Obama ise istihbarat birimi yetkililerini görevlerini yapmamakla suçladı.

DIE WELT
--Merkel: 2010 zor bir yıl olacak
Almanya Başbakanı Angela Merkel yılın son gününde Alman halkına seslendi. Merkel 2010 yılının ekonomik açıdan zor bir yıl olacağı uyarısı yaptı. Ekonomik durgunluktan çıkmak için 2010 yılının belirleyici bir yıl olacağını ifade eden Merkel, Almanya'nın Afganistan misyonunu da savundu.

EKONOMİ BASINI

BLOOMBERG
--Asya borsaları 2003'ten beri en büyük yıllık kazanca hazırlanıyor
Asya borsaları, Çin'in önümüzdeki dönemde de küresel ekonominin resesyondan çıkmasına yardım eden politikalarını devam ettireceği taahhüdünde bulunmasıyla bu yılsonunda 2003 yılından beri en yüksek yıllık kazancını sağlayabilir. Aynı Politika, Petrol ve bakırın fiyatında da son onyıldaki en sert rallisini yaşamasına neden oldu.

--Fed’in alımları durdurmasıyla mortgage tahvillerindeki ralli sona erebilir
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Mart ayı itibariyle 1.25 trilyon dolar değerindeki mortgage destekli tahvilleri almaya son verecek olması, bu yatırım aracında yaşanana rallinin sona ermesine neden olabilir. Gelişme yeni konut fiyatları faizlerini de artırma potansiyeli taşıyor.

--Çin: Krizi 'defetmek' için 2010 kritik
Çin Merkez Bankası Başkanı Zhou Xiaochuan, 2010'un Dünyanın üçüncü büyük ülkesinin ekonomisini güçlendirme ve küresel finansal krizini etkilerini 'def etmek' için kritik bir yıl olacağını söyledi.

CNBC
--Hazine bonolarının açık artırmaları 2010’da azalabilir
ABD’de hazine tahvil piyasasında bu hafta 118 milyar dolar değerinde alım gerçekleştirdi ancak gelecek yıl bu kadar yüksek seviyede olmayabilir. Çünkü yatırımcılar enflasyon korkusuyla piyasadan çıkabilir.

-- Çin yuan konusunda kendi bildiğini yapmaya kararlı
Çin Merkez Bankası’ndan yetkili bir birim, Çarşamba günü Çin’in yuanın değerlendirilmesi konusunda, ekonomik büyüme ve istihdam piyasasını dikkate alarak büyük değişikliklere gitmeyeceğini açıkladı.

-- Küresel alüminyum piyasasında Rus etkisi
Rus alüminyum şirketi UC RUSAL, Salı günü şirketin Hong Kong’da 2.6 milyar dolarlık bir halka arz gerçekleştirmeyi planladığını açıkladı.


CNNMONEY
--Fox, Time Warner ile yaşanan sorunda pes etmiyor
ABD'li Televizyon yayıncısı Fox Network, Çarşamba günü Time Warner Cable şirketinin yaşanan bir ödeme sorunu nedeniyle Federal İletişim Komisyonu'yla tahkime gitme teklifini reddetti.

--Dow Jones ve Nasdaq 2009'un zirvesinde
ABD borsaları Dow Jones Sanayi Endeksi ve Nasdaq, Çarşamba günü dalgalı seyreden seansın sonrasında, yatırımcıların güçlü dolar beklentisi ve yılsonundaki temkinli hareketleriyle hafif yükseldi ve yılın yeni zirve seviyelerini gördü.

--Amazon.com Tatil sezonunun en mutlu eden şirketi oldu
ABD’de pazar araştırmaları yapan ForeSee Results şirketi tarafından yayımlanan veriler, Amazon.com'dan Alışveriş yapanların bu yılki tatil sezonundan en tatmin olmuş müşteriler olduğunu gösterdi.

FORBES
--Kuzey Kore yabancı para birimlerinin kullanılmasını yasakladı
Kuzey Kore’nin yabancı para birimlerinin kullanılmasını yasaklaması, aşırı tutucu hükümetin yeni gelişmekte olan piyasa ekonomisi üzerinde kontrolü ele geçirmeye yönelik niyetini gösterdi.

--Çin’in gelecek yılı
Çin'de önümzdeki sene büyümenin güçlü şekilde devam edecek olmasına rağmen, dış Ticaret ve iç politikadaki baskılar 2010'un ülke için bir test dönemi olacağını gösteriyor.

--Kriz bazı hükümetleri güçlendirdi
Latin Amerikalı liderler, küresel finansal krize gösterdikleri yönetimle popülaritelerini arttırdılar.

MARKETWATCH
-- Hazine'den GMAC’e ek 3.8 milyar dolarlık yardım
General Motors'un kredi sağlayan birimi olarak faaliyet gösteren GMAC, ABD Hazinesi'nden 3.79 milyar dolar daha kaynak aldığını açıkladı. Yapılan bu son yardımla, Hazine'nin şirket sahipliğindeki payı yüzde 56'nın üzerine çıkmış oldu.

--Gelişmekte olan ülkeler 2010'da yükselmeye devam edecek mi?
Gelişmekte olan ülkelere odaklanan uluslararası menkul kıymet yatırım fonları bu yılın en çok kazandıran enstrümanları olurken, aynı başarının 2010’da da devam edip etmeyeceği sorgulanıyor.

--ITC çelik boru dampinginde Çin karşıtı karar aldı
Uluslararası Ticaret Komisyonu (ITC), Çarşamba günü ABD'li çelik üreticilerini lehine karar vererek, Çin'in bu ülkede sattığı çelik boru ürünlerinin fiyatının adil olmadığını söyledi.







Dünya basınından manşetler- 31 Aralık

Wednesday, December 23, 2009

Her fotoğrafımın bir öyküsü var


Çağını belgelemeyi misyon edinen fotoğrafçı, geçen hafta İFSAK’ın galerisinde “Dünyada Zaman” başlıklı bir Sergi açtı. Son 10 yılda çektiği fotoğrafların yer aldığı sergi 8 Ocak’a kadar açık. “Ülkelerden Esintiler” ve “Dünyada İnsan Halleri” bölümlerinden oluşuyor. Fotoğraflar ayrıca www.ibrahimzaman.com sitesinden de görülebiliyor. “Seyahate çıkarken yanımda en az 100 kutu Film taşırım” diyen İbrahim Zaman, sergideki üç fotoğrafın öyküsünü anlattı.
METEORA MANASTIRLARI
600 metredeki kartal kayası
Yunanistan’ın Kalambaka (Kalabaka) şehrine çok yakın olan Meteora bölgesine 2005’te gittim. Neredeyse yerden 90 derece açıyla yükselen bu dev taş blokların üzerine 9. yüzyılda manastırlar kurulmuş. O dönemde Din adamları sepetler ya da çıkrıklarla inip çıkartılırmış. Zaten o dönemde başka türlü de ulaşmak mümkün değildi herhalde. Kalambaka’dan Meteora’nın belli bir noktasına kadar otomobille gidilebiliyor. Ardından yaklaşık 500 metre yürünüyor. Kayaların yanına vardığınızda döne döne giden taştan merdivenler gördük. Yaklaşık 200 basamak çıkınca bir platformla karşılaştık. Burası ilk aşama. Kimisinde 600 basamağa kadar çıkılabiliyor. Ama aşağıya baktığımda, ne kadar yüksek olduğunu gördüğümde ayak bileklerim sızladı. Her etapta fotoğraf çektim. Bu fotoğrafı da mekânı anlatmak amacıyla dışından, başka bir yükseltiden çektim. Devasa, anıtsal, yontulmuş gibi bir taş kütlesinin dibinde, ona göre daha küçük kalan bir kayanın üzerine inşa edilmiş bir ibadethane. Zaten aşağı yukarı her kayanın tepesine manastır, şapel, kilise ya da izdiva mekanları kurulmuş. İzin verilen hepsine çıkabiliyorsunuz.
BROMO DAĞI
Sanki Ay’da yürüyordum
2002’de Endonezya’dan Bali’ye geçerken uğradık Cava Adası’na. Yogyakarta şehrinden Bromo Dağı’na gitmemiz otomobille 13 saat sürdü. Gündoğumunu görüntüleyecektik. Bölgede pek çok yanardağ var ve her birine seyir alanları yapılmış. Fotoğraftaki bana göre en fotojenik olanıydı. Saat 04.30’da tepeye varıp gündoğumunu beklemeye başladık. Çok yüksek ve soğuk. Kalın giyinmak ya da seyir platformundan battaniye kiralamak gerekiyor. Yazdı, şafak sökerken istediğim volkanı seçtim. Gün ağardıkça Enteresan bir görüntü çıktı karşıma. Yanardağın kraterleri, çevredeki vadilerle yükseklikler, lavların aktığı kanallar Ay yüzeyinde yürüyormuşum hissi yarattı. İsteyenler kratere doğru yürüyüşe de çıkabiliyor ama yukarıdaki görüntü daha fotojenikti. Yanına yaklaştıkça plan daralıyor, anlatım kısırlaşıyor. Başlarda kraterin ağzı dumansızdı. Çekimlere gündoğumundan önce başlamıştım. Sonra güneşin ilk ışıkları tepesini yalama noktasındayken çalışmaları sürdürdüm. Güneş yükselmeye başladığında duman çıkmaya başladı. Kendi kendime bir an “Acaba patlar mı” diye kuşkulandıysam da çekime devam ettim. Meğer zaman zaman böyle yaparmış. Şanslıydım, çünkü en iyi kareler bunlardı. Güneş yükseldikçe dağın gizemi silindi. Yaklaşık beş saat beklemiştim bu fotoğraf için. O dönemde Dijital fotoğraf makinesi yoktu. İki kutu film bitirdim.
ŞVEDAGON TAPINAĞI
Sekiz saat bekledim
Tapınak, Burma’nın başkenti Rangoon yakınlarında. Çevresi altından tapınaklarla çevrili. 2004’te gittim. Birkaç ayrı yönden 250’şer basamaklı merdivenlerle çıkılıyor. Ayakkabı yasak, ayaklar çıplak olmalı. Tırmanışa ilahi bir Müzik eşlik ediyor. Tapınakların platformuna yaklaştıkça buhur kokusu artıyor. Yukarıya vardığınızda karşınıza buhurdanlıkla gezenler çıkıyor. Bu durum ilahilerle de birleşince muhteşem gizemli bir ortam oluşuyor. Çıkarken “Nedir bu altınların muradı” diye çok merak ediyordum. Sonuçta Haliç’e de “Altın Boynuz” diyoruz ama baktığınızda hiç de öyle değil. Bu düşüncelerle merdivenleri bitirdiğimde stupa’nın en büyüğünün gerçekten altın olduğunu görünce çok sevindim. Onun çevresindekiler altından değildi tabii. Fotoğraf çekerken yukarı çıkarken yaşadığım mistik havayı yansıtmaya çalıştım. Bunun için akşam saatini bekledim. İlahiler de çalışmamı çok etkiledi. Altın tapınak gece olunca ışıklandırılıyor. Bu sayede pırıl pırıl oluyor. Çevreden başka ışıklar da almadığı için hiçbir yansıma olmuyor ve doğrudan tapınağı görebiliyorsunuz. Adeta karanlığı delmiş bir altın kütleye dönüşüyor. Bu fotoğrafı çekebilmek için yaklaşık sekiz saat bekledim.
en sevdiği beş yer
' Kapadokya ' Pamukkale' Safranbolu ' Bali ' Brezilya
ne okur
Rehber kitaplar
nerede kalır
Tek ölçütü Temizlik
ne giyer
Rahat kıyafetler
neyle seyahat eder
Uzun mesafede uçak
çantasının vazgeçilmezler
Fotoğraf makineleri, objektifler,sehpa, yedek ayakkabı, rehberler
ne yer, ne içer
Vejetaryen, Türk mutfağına yakın tatları tercih ediyor
kiminle seyahat eder
Yalnız ya da arkadaşlarıyla
ne alır
Kartpostal, ülkelerin kendi fotoğrafçılarınca hazırlanan albümler

Her fotoğrafımın bir öyküsü var

Monday, December 14, 2009

Serengeti de bir belgeselin içinde yaşadık

2006’da erkek arkadaşımla Nepal’e gitmiş ve çok etkilenmiştik. O geziden sonra Türkiye’de çok popüler olmayan ve hakkında pek bir şey bilmediğimiz, bizim için bakir sayılabilecek, çevremizdekilerin görmediği ülkelere gitmeye karar verdik. “Keşfetmekten memnuniyet duyacağımız ülkeler” listesi yaptık. Listemizin en başında Tanzanya vardı. Geçen yılbaşında safari turuna gitmeye karar verdik. Zaten aralık ve ocak en iyi mevsimleri. Nişantaşı’ndaki fahri konsolosluktan 30 Dolar’a aynı gün vize alabiliyorsunuz. Gitmeden önce mutlaka tetanoz ve sarı humma aşısı yaptırmanız gerekiyor. Tanzanya’ya Dubai aktarmalı 15 saatlik bir uçuşla vardık. Eski başkent Dar es Salaam’dan iç hat uçuşuyla Arusha kentine gittik. Zaten bütün safari turlarının başlangıç noktası burası.ZÜRAFA GÖRDÜĞÜMDE SEVİNÇTEN AĞLADIMBu dönemin en büyük özelliği büyük hayvan sürülerinin göçüne tanık olmak. Göç mevsiminde safari yapmak benzersiz bir deneyim. Ufuk çizgisine doğru baktığınızda yüzlerce, binlerce hayvanın bir arada yürümesi şiirsel bir görüntü yaratıyor. Mesela o dev zürafaların incecik bacaklarıyla zarafet timsali gibi yürüyüşlerini gördüğümde mutluluktan ağlamak istedim. Vahşi hayvanların çoğu otçul olduğu için kuraklık başladığında Kenya’ya doğru ileriyorlar. Safaride amaç “Büyük Afrika Beşlisi”ni (fil, leopar, suaygırı, bufalo ve aslan) izlemek. Ciplerde özel rehber eşliğinde tur rotasını izliyorsunuz. Bu tur yaklaşık bir hafta sürüyor.Tur sırasında hayvanlar arasında dolaşırken araçtan inmek kesinlikle yasak, uzaktan fotoğraf çekebiliyorsunuz. Sadece yemek ve ihtiyaç için ayrılmış özel alanlarda iki kez mola veriyorsunuz. Vahşi Yaşam parkları saat 08.00-17.00 arası açık, hayvanlar geceleri avlandıkları için akşam ortalarda dolaşmak kesinlikle yasak. Aslında yırtıcı hayvanlar insan etine çok da bayılmıyor, kesinlikle ilk tercihleri değil. Ortada antilop filan yoksa insanlara saldırıyorlar. MACERAPEREST OLUYORSUNUZ Safari turları için uçak hariç 2000-8000 Euro arasında ücret ödeniyor. Tabii çok ultra lüks ve kişiye özel turlarla bu fiyatlar çok artıyor. Biz bu skalanın ortasında, ancak epeyce konforlu bir tur seçtik. Ahşap çadırların bazıları 5 yıldızlı otelleri aratmıyordu. Lüks sayılabilecek kamp alanlarına “lodge” deniliyor. Bazı yemekler gurme restoranlarla yarışır. Kamp alanlarında turistlerin kaldığı bölümler çok iyi aydınlatılıyor. Turumuzu özellikle çocuklu arkadaşlarıma anlata anlata bitiremedim. Ellerinde dürbünlerle hayvanları izleyen çocukları gördükçe içim gitti. Bu Dünyanın bizden başka canlılarla ve hayatlarla dolu olduğunu anlatmanın daha iyi bir yolu olamaz. Safari boyunca kendinizi maceraperest sanıyorsunuz. Zaman zaman kendimi bir belgeselin içinde buldum. Belgeselleri çekmek ve özel anlar yakalamak için ne kadar büyük bir çaba harcadıklarını daha iyi anladım. Turumuza Mayara Gölü’nden başladık. Burası sodalı bir göl, 400 kuş türü yaşıyor. Suyu çok yakıcı olduğu için insanlar giremiyor ama suaygırlarının neşesine diyecek yok. Daha sonra sık sık karşılacağımız bufalo, çita, antilop, benekli kirpi, akbaba, yabandomuzu, kertenkele, çakal, ceylan, zürafa, fil ve impalaları ilk kez burada gördük. EN ünlü VAHŞİ PARK Ngongoro’dan sonra Serengeti’ye vardık. Burası dünyanın en ünlü ve en eski vahşi yaşam alanlarından. “Dünyanın en büyük açık hava gösterisi” diyenler de var. Burası coğrafi olarak tabak gibi dümdüz ama sık sık dev kayalara rastlanıyor. Hayvanların çoğu bu kayaların gölgesinde ve kovuklarında yaşıyor. Vahşi yaşam parkları korucular tarafından korunuyor. Ayrıca hayvanları doğal ortamlarında besliyorlar. Serengeti’de gördüğümüz en etkileyeci manzaralardan biri şuydu: Bir bufalo sürüsünün peşine düşmüş Masai köylüleri. Köylüler bazen bu sürünün peşinde kilometrelerce yol gidiyor. Zaten parkta bir Masai köyü var. Yerliler günlük yaşamlarını sürdürüyorlar, bir yandan da turistik gösteriler yapıyorlar.Bir gece kamp alanında şarkılarını ve danslarını seyrettik ve çok etkilendik. Çok mutlu ve sempatikler. Swahili dilini konuşuyorlar. Müslüman, Hırıstiyan ve diğer dinlerin nüfus içindeki oranları yüzde 30’ları aşmıyor. Serengeti’den sonra genellikle Zanzibar’a geçiliyor. Ada, Tanzanya’nın en turistik bölgesi. Pudra gibi kumsallarıyla cennet gibi bir Tatil merkezi ve sualtı dünyası ilgi çekiyor. Safari turunun yorgunluğunu atmak için ideal bir yer bana kalırsa. ASLAN SAHİDEN ORMANIN KRALIYMIŞAslan başka hiçbir hayvana benzemiyor. Dişiler avlanıyor ve erkek ganimetin en güzel yerini yiyor. O 300 kiloluk cüsseleriyle inanılmaz bir zarafetle koşuyorlar. Aslanların çiftleşmesi çok ilginç, toplamda yedi gün sürdüğünü söylüyorlar. 60 saniyelik çiftleşme sonrası 20 dakika mola veriyorlar ve bu olay yedi gün boyunca tekrarlanıyor. Ve biz çok nadir rastlanan bu manzarayı izleme şansına sahip olduk. Erkek aslana neden ormanlar kralı dediklerini çok iyi anladım. O yelesi, o kükremesi çok etkileyici. Kimseyi umursamadan en yüksek kayanın tepesine kurularak yatıyor. Yolunun kenarından geçsen, tenezzül edip kafasını çevirmiyor. Vahşi hayvanlar arasında sadece çakallar gündüz avlanıyor. Bir çakalın bebek ceylanı kovalamasına şahit oldum. Anne ceylan zikzaklar çizerek araya girmeye çalıştı ama yavrusunu kurtaramadı. Çakal gözümüzün önünde bebek ceylanı çatır çatır yedi.
Serengeti’de bir belgeselin içinde yaşadık

Tuesday, December 8, 2009

Şarlanların fıçı atölyesi şarap turlarının uğrak yeri

Tekirdağ’ın Şarköy ilçesi yüzyıllara varan bir şarapçılık geçmişine sahip. Roma, Bizans dönemlerinde bölgede üretilen şaraplar toprak amforalara konularak, gemilerle uzak diyarlara gönderilirken, 18. yüzyıl sonundan itibaren şaraplar fıçılara konulmaya başlanmış.Fıçıcılık önemli bir işkoluymuş. Şarköy, Mürefte’nin şarapları sahile demirleyen gemilere fıçılarla yüklenirmiş. Şarköy’ün yaşayan en eski şarapçılarından Ziya Keresteci (82) geçmişte Müslümanların fıçı ürettiğini, Rumların şarapçılık yaptığını söylüyor. “Türkiye’nin en iyi fıçı ustaları Şarköy, özellikle Mürefte’deydi. Fıçılanan şaraplar, denizden Karaköy’deki Rum toptancılara gönderilirdi. Bomba adını verdiğimiz bu fıçıları sahilde birbirine kalın urganla bağlar, kayıkla çekerek gemiye çıkarırdık.”Şarköy - Mürefte hattından bir çok fıçı ustası gelmiş, geçmiş. Mesleğe gençler el atmayıp ustalar hayata gözlerini yumunca bu gelenek kaybolma noktasına gelmiş. Şarköy Kaymakamlığı son ustalardan yararlanıp, iki yıl önce Mürefte’de marangozlara yönelik fıçı yapım kursu açmış. Marangoz Ahmet Şarlan, bu kursta fıçı yapımını öğrenenlerden. Eşi Mediha Şarlan da daha sonra bu kurslara gidip, usta belgesi almış. Atölyeleri son zamanlarda bağbozumu turlarının uğrak yerlerinden biri oldu. Bağları, fabrikaları gezenler, Şarlanların atölyesine de uğrayıp fıçı üretiminin incelikleri hakkında bilgi alıyor.YILDA ORTALAMA 200 FIÇI YAPIYORLARŞarlanlar, fıçılarını Kırklareli Demirköy’den gelen ağaçlardan yapıyor. TÜBİTAK’ın araştırmalarına göre, bölgedeki Demirköy (Macar) meşesi alkollü içeceklerin olgunlaşması için ideal. Şarlan ağacın kullanımdan iki ay önce kesilip, doğal ortamında bekletilmesi gerektiğini söylüyor. İstediği ölçüde kesip, atölyesine gönderiyorlar. Ve onun işi başlıyor: “Yedi santim genişliğinde şeritler kesiyoruz. Boylarını fıçı ölçeğine göre ayarlıyoruz. Örneğin 50 litrelik fıçı için 28-30 adet şerit keseriz. Pürmüz ateşinde eğip, tahta kalıba koyarız. Bombe verip, altı çemberle birleştiririz. Kapağını kapattıktan sonra içine su koyarak meşenin şişmesini bekler, sızdırmazlığını kontrol ederiz.”Şarlan ve eşi, yılda 100 litrelik 60 adet, ayrıca irili ufaklı çeşitli boylarda 100’ün üzerinde fıçı yapıyor. Talep çoğunlukla butik üretim yapan küçük firmalardan ve evde Şarap üreten amatör şarapseverlerden geliyor. Bölgedeki Doluca, Gülor, Sevilen gibi büyük şarap fabrikaları fıçılarını yurt dışından getiriyor. “Bizimki el yapımı, yurtdışından gelen fıçılar ise çoğunlukla fabrikasyon üretim” diyor Ahmet Şarlan. Fıçıcılığın geleceğinden umutlu. “Şarapçılık ülkemizde nasıl günden güne gelişme gösteriyorsa, fıçı yapım işi de çoğalacak, fabrikaların talebi artacak.”Mediha Şarlan, tamamlanan her fıçının kendisine büyük bir mutluluk verdiğini söylüyor. “Şarköy dışından, ülkemizin birçok yerinden fıçı siparişleri alıyoruz. Şarköy’e gelen şarapseverler atölyemizi ziyaret ediyor, beğendikleri fıçıları alıyor ya da sipariş veriyor.”MÜZEDE ŞARABIN TARİHİNE YOLCULUKTürkiye’de şarabın tarihine yolculuk edilebilecek Müze sayısı bir elin parmaklarından az. Sadece Mürefte iki müzeye sahip. Kutman Şarap Müzesi ile Aker Şarap Müzesi yıl boyunca ziyarete açık. Her ikisinde de şarabın bu bölgede 1900’lerden günümüze uzanan öyküsüne tanık olabilirsiniz. Şarap kültürü, şarap tarihi, şarap yapımı, şarap gelişimi, hakkında müze yetkililerinden bilgi alabilirsiniz. Neler mi var bu müzelerde? Üzümü şarap yolculuğuna hazırlayan geçmişin kollu el presleri, tahta presler, elle çevrilen salkım ayırma makineleri, küfeler, kantarlar, üzümün ayakla çiğnendiği ağaç çıfıtlar, mantar presleri, fıçılar, şarap şişeleri, üzerinde İnhisar (Tekel) İdaresi yazan şişeler, Romalılar döneminden kalma, denizden çıkmış, şarap amforaları... Müzenin duvarlarına yansımış, elektriğin olmadığı dönemde, bağdan üzümün at, katır, eşek sırtında küfelerle şarap mağazalarına gelişini gösteren sararmış fotoğraflar, yağlı boya tablolar, yazılı belgeler...Her iki müzeye de yurtiçi ve yurtdışından pek çok ziyaretçi geliyor. Aker Şarapçılık’a ait müzeye uğradığımızda, bizden önce gelen CHP eski milletvekili, ünlü kamuoyu araştırmacısı Bülent Tanla’ya rastladık. Datça’dan birlikte geldikleri İtalyan asıllı Türk Claudio Petrini’yle birlikte müze koleksiyonundaki tarihi belgeleri inceliyorlardı.Şarköy ve Mürefte’nin sokaklarında gezdiğinizde Rumlar’dan kalma eski şarap mağazalarını da göreceksiniz... Bir çoğu hâlâ şarap yapımında hizmet gören bu yapılarda, yıllarını şarap yapımına vermiş ustalardan da şarap hakkında bilgiler alabilirsiniz...Şarköy, Mürefte bölgesinde, Çınarlı ve Mursallı gibi tarihi eskilere giden ve bölgede en fazla üzüm üretilen bu iki köyde üretilen şaraplardan da tadın, evinize dönerken mutlaka almanızı öneririm.
Şarlanların fıçı atölyesi şarap turlarının uğrak yeri