Showing posts with label İtalya. Show all posts
Showing posts with label İtalya. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Baharın ilk tatilini yapmak isteyenler...

İSTANBUL - EtsTur Kültür Turları Müdürü Serdar Eşmeli, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı hafta sonuyla birleştirmek isteyenlerin, farklı yörelerin tarih, Eğlence, Müzik ve yemek kültürünü tanıtan ''Anadolu Kültür Turları''nı tercih edebileceğini söyledi.
Likya, Safranbolu-Ilgaz-Amasra-Bartın ya da Assos, Bozcaada, Foça, Ayvalık, Cunda gibi yerlerin kültür turları kapsamında ilgi gördüğünü belirten Eşmeli, şu bilgileri verdi:
- Adını tarihi Likya uygarlığından alan ve Muğla yöresine yönelik gerçekleştirilen tur 22 Nisanda başlayacak. Misafirlerimizi Dalyan'ın rahatlatıcı doğası karşılayacak. Dalyan'daki ilk tekne turuyla birlikte Ölüdeniz ve Kelebekler Vadisi ile 12 Adalar tekne turları sizi maviye doyuracak. Bu özel turla hem Kral Mezarları'nı gezebilecek hem de caretta carettaları görebileceksiniz. Üç gece Otel konaklamalı turun fiyatı 271 TL'den başlıyor.
- Dünyanın sayılı güzelliklerinden olan Kapadokya, kültür turları kapsamında ilgi görüyor. 22 Nisan akşamı yola çıkarak, peri bacaları arasında dolaşabilir, balonla yöreyi yukarıdan inceleyebilir, yer altı mağaralarının ilgi çekici hikayesini öğrenebilirsiniz. Turun fiyatı 330 TL'den başlıyor.
- Karya turuna çıkanlar, Efes Antik Kenti'nin ilgi çekici hikayesini dinleyebilir, ünlü Şirince Şarapları'nı tadabilir ve Azmak Çayı'nda tekne turuna çıkabilir. Üç gece otel konaklamalı turun fiyatı 229 TL'den başlıyor. - Safranbolu-Ilgaz-Amasra-Bartın'ı kapsayan Bitinya turunun çok sıcak olmayan bir dönemde gezginlere yeni yerler keşfetme fırsatı veriyor. 23 Nisanda yola çıkacak üç gece otel konaklamalı turun fiyatı 330 TL'den başlıyor.
- Yüzyıllardır şifa dağıtan Pamukkale de güzel bir Tatil alternatifi olabilir. Bu turun fiyatı ise 329 TL'den başlıyor.
YURT DIŞI TATİL FIRSATLARI 23 Nisan tatilinde yeni ülkeler görmek isteyenler için de farklı seçenekler bulunuyor.
- Gösterişli katedraller, kuleler, köprüler ve müzeler arasında keyifle geçecek Prag turu, 22 Nisanda başlayacak ve üç gece sürecek. Fiyatlar ise 299 euro'dan başlıyor.
- Yunanistan'ın en gözde üç şehri, Selanik, Atina ve Kalambaka'nın bahar aylarında görülmeye değer... 20 Nisanda hareket edecek turun fiyatı 299 Euro'dan başlıyor.
- İtalya'nın sıcak kültürünü tanıma fırsatı sağlayan Roma turu da 22 Nisanda başlayacak ve turun satış fiyatı ortalama 499 Euro.
ÇOCUKLARIYLA TATİL PLANI YAPAN AİLELER İÇİN BİRKAÇ ÖNERİ - Tunus turu 22 Nisanda hareket edecek. Üç gece, beş yıldızlı otelde yarım pansiyon konaklama transferler, Türkçe rehberlik hizmeti dahil paket fiyatı kişi başı 349 Euro'dan başlıyor.
- Filler adası Sri Lanka'da çocuklarınızla farklı bir kültürü keşfedebilirsiniz. 20 Nisanda yola çıkacak ve yedi gece sürecek turda, beş yıldızlı otellerde 999 Euro'dan başlayan fiyatlarla konaklayabilirsiniz.
Baharın ilk tatilini yapmak isteyenler...

En iyi havalimanı seçildi

İSTANBUL - TAV İstanbul'un 2000 yılından bu yana işlettiği Atatürk Havalimanı, Skytrax tarafından yapılan araştırmalar sonucunda, ''Dünyanın en iyi Havalimanları Ödülleri 2010'' kapsamında Güney Avrupa'nın En İyi Havalimanı unvanını almaya hak kazandı. İkinci ve üçüncülüğü ise İspanya'nın Barselona ve Madrid havalimanlarının kazandı.
TAV İstanbul Genel Müdürü Kemal Ünlü; Atatürk Havalimanı'nın, kategorisinde, Portekiz, İspanya, Fransa, İtalya ve Balkanlar'daki tüm havalimanlarının önünde yer aldığını, her gün yaklaşık 80 bin yolcuya hizmet verdiklerini, bu ödülün de büyük bir gurur yaşattığını söyledi.
'En iyi havalimanı' seçildi

Almanlar tatil süresini azalttı

BERLİN - Almanya'nın önemli Tatil Analiz raporlarından biri olan ve 44. Uluslararası Turizm Borsası Fuarı'nda (ITB) Peter Aderhold ve Martin Lohmann tarafından açıklanan "Reise Analyse" adlı rapora göre, 2009 yılında yaklaşık 65 milyon Alman tatil yaptı.
Geçen yıl Alman turistlerin yüzde 67'sinin yurt dışına gittiği, yüzde 33'ününse ülke içinde tatile çıktığı belirtildi.
Almanların ortalama tatil süresinin 15 günden 13,2 güne gerilediği kaydedilen raporda, bir Alman turistin ortalama 820 avro harcadığı ifade edildi.
Alman turistlerin beklentileriyle ilgili olarak da raporda, Almanların farklı destinasyon ve tatil programları arayışı içinde olduğu kaydedildi.
Raporda, Almanların yurt dışında en fazla tercih ettiği bölgenin başında Akdeniz havzasının geldiği, İspanya'nın bu alandaki liderliğini korurken, bu ülkeyi İtalya, Avusturya ve Türkiye'nin izlediği belirtildi.
Bu konuda özellikle Avusturya ve Türkiye arasında büyük bir rekabetin yaşandığına işaret edilen açıklamada, 2009 yılında Avusturya'yı ziyaret eden Alman turistlerin oranının yüzde 5,9, Türkiye'yi ziyaret eden Almanların oranının da yüzde 5,7 olduğu ifade edildi.
Almanlar tatil süresini azalttı

İtalyan seyahat dergisinden İstanbul a özel 14 sayfa

İSTANBUL - ''Türkiye: Boğaziçi'' başlığıyla İstanbul'dan çok sayıda fotoğrafın bulunduğu dergide, harita üzerinde müzelere ve saraylara ilişkin bilgiler aktarıldı. İtalya'dan İstanbul'a ulaşım hakkında bilgiler verildi. Oteller ve restoranlar tanıtıldı.
Cristina Gambaro'nun kaleme aldığı, Andrea Pistolesi'nin fotoğraflarıyla süslenen yazı, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Tepesi ve İstanbul'daki ilk yerleşimlere ev sahipliği yapan Kadıköy'den söz ederek başlıyor.
Yazıda, çok iyi korunmuş durumdaki 34 Roma gemisinin enkazına ulaşıldığı, aralarında Kuzey Afrika'dan gelen amforalar, deriden yapılmış kıyafetler ve ayakkabılar, Ege'den tabaklar bulunan tarihi eserlerin antik dönemde Boğaziçi'ndeki Ticaret trafiğine ışık tuttuğu belirtiliyor.
İstanbul'un ''Marmara Denizi ile Karadeniz'i birbirine bağlayan aynı zamanda Asya ile Avrupa'yı birbirinden ayıran, resmi olmayan rakamlara göre 15 milyonluk nüfusuyla bir megapol'' olarak nitelendirildiği yazıda, Boğaz, ''iki kıyı arasında her gün milyonlarca kişiyi taşıyarak gidip gelen vapurların, balıkçı gemilerinin ve büyük Petrol tankerlerinin gezdiği bir nehre'' benzetiliyor.
İLGİLİ HABER
'Kıtalar arası zarafet'
ALTIN BOYNUZ VE HALİÇ''Altın Boynuz'' yani Haliç'in de anlatıldığı yazıda, 1502'de II. Beyazıd döneminde Leonardo Da Vinci'nin Galata'da bir köprü yapmak istediği ancak bunun gerçekleşemediği de anımsatılıyor.
Yazıda, Galata Köprüsü, ''alt katındaki balık lokantaları ve nargile kafeleri, üst katında ellerinde olta balık tutan onlarca insanla İstanbul'un en Canlı noktalarından biri'' olarak betimleniyor. Boğaziçi'nin asırlar boyunca yerleşim yerlerine ev sahipliği yapmadığı, surların dışında yaşamanın insanlara korkutucu geldiği ifade edilen yazıda, Bizans döneminde kıyıda sadece manastırların olduğu, Osmanlı döneminde ise Boğaziçi'nin Yaşam alanlarına açıldığı, 1471'de Hünkar İskelesi'nde ilk sarayın kurulduğu, bunu Beşiktaş, Bebek ve Ortaköy'dekilerin izlediği anlatılıyor.
Dolmabahçe Sarayı'nın ''muhteşem'' olarak nitelendirildiği yazıda, sarayın bölümlerine ilişkin ayrıntılı bilgi okurlarla paylaşılıyor.
Dergide, iki denizin tuzluluk ve sıcaklılık oranlarının farklı olmasının Boğaziçi'ni balık açısından zengin bir hale getirdiği belirtilerek, mevsimine göre tadılabilecek balıklar hakkında bilgi veriliyor.
Bir dönem Boğaz'daki balık bolluğunun, ''Boğaz'da neredeyse elinle balık yakalayabilirmişsin'' sözleriyle anlatıldığı yazıda, zaman içinde İstanbul yakınlarındaki balıkçı köylerinin sayısının azaldığına dikkat çekiliyor. HAMAMLAR VE YALILAR Kentte tarihi ve doğal güzelliklerin bir arada bulunduğu semtler, ''Boğaziçi Köprüsü'nün ayağındaki Ortaköy'de barlar, nargile kafeler, restoranlar, caz Müzik dinlenebilecek yerler var'', ''Asya tarafındaki en kalabalık semtlerden biri Üsküdar'' gibi kısa notlar da yer alıyor.
İstanbul'daki tarihi yapılar arasında hamamların önemine vurgu yapılan yazıda, kentin tarihinde özel bir öneme sahip yalılar hakkında da geniş bilgi bulunuyor.
Yalıların fiziki özelliklerinin anlatıldığı yazıda, bu yapıların bugün butik otellere dönüştürüldüğü kaydediliyor. Ayrıca, İstanbul'da çeşitli dinlere ait ibadet mekanlarının ziyaret edilebileceği de yazıda belirtiliyor.
İtalyan seyahat dergisinden İstanbul'a özel 14 sayfa

Wednesday, February 17, 2010

Doğu Anadolu nun kar rekoru bu kış Sarıkamış ta

Havayolu ulaşımının yaygınlaşması, bölgedeki Turizm yatırımlarının artması nedeniyle son yıllarda yıldızı hızla parladı. Bu sezonda ise güçlü güney rüzgarları Türkiye’nin tüm kayak merkezlerindeki kar kalınlıklarını azaltırken, Sarıkamış’ta kar kalınlığı 130 santim civarında kaldı. Palandöken hariç Doğu Anadolu’nun diğer kayak merkezlerinin çeşitli sorunlarla boğuşması da Sarıkamış’a rağbeti artırdı. Otellerin sömestr rezervasyonları dolmak üzere. Bölgedeki turizmciler 2010 sezonuna umutla bakıyor.

Sarıkamış Kayak Merkezi, Kars’ın güneybatısındaki Güllü Dağları üstünde. Kars Havaalanı’na karayoluyla 50 kilometre uzaklıkta. İstanbul’dan uçakla yola çıkıldığında, en geç 2,5 saat sonra ayağınıza kayaklarınızı geçirip Dünyanın en güzel pistlerinden birinde kayağa başlayabiliyorsunuz.


ÇIĞ TEHLİKESİ YOK


Cıbıltepe’deki kayak merkezi dünyanın en uzun kayak pistlerinden birine sahip. Bu nedenle “Türkiye’nin Innsbruck’u” diye adlandırılıyor. Günde 5 bin kişi yararlanabiliyor. Sarıkamış’ı diğer pistlerden ayıran özelliklerin başında bölgeye yağan karın cinsi ve oranı geliyor. Sarıkamış dışında sadece Alpler’de bulunan kristal kar, kayak sporu için son derece elverişli. Yılın büyük bir bölümünün güneşli geçmesine rağmen, kar ilk yağdığı günkü özelliğini kaybetmiyor. Kars’ta kışın ortalama gündüz sıcaklıkları 3-4 derece (en düşük - 34). Kayak sezonu Türkiye’nin diğer merkezlerine oranla uzun. En uygun dönem kasım sonu, nisan başı arasında. Cıbıltepe, normal koşullarda yılda ortalama dört ay, yaklaşık 1 metre karla kaplı. Alp ve Kuzey disiplini kayak türleri yapılabildiği gibi tur kayağı ve kızaklı geziler için mükemmel parkurlar var. PİSTLER 9’A ÇIKTI ÇILGIN PİSTİ AÇILDISarıkamış Kayak Merkezi’nin kayak pistlerinde çığ tehlikesi yok, çünkü çevresi sarı çam ormanlarıyla kaplı. Pistler rüzgara karşı korunaklı. Çamkar Otel’in yanından başlayan Sarıçam Kayak Tesisleri, saatte 2400 kişi kapasiteli, Bilgisayar donanımlı telesiyeji ile Türkiye’nin en büyük kayak tesislerinden birisi. Cıbıltepe’deki kayak alanları 2200’den 2900 metreye yükselen bir platoda yer alıyor. Kayak merkezinin 1435 metrelik telesiyeji saatte 1800 kişiyi, 2250 metre uzunluğundaki ise saatte 800 kişiyi taşıyor. Yeni açılan iki yeni pistle birlikte toplam pist sayısı dokuza ulaştı. En uzunu 3500 metre uzunluğunda. Toplamları 25 kilometreyi buluyor. Pistler iki etaplı. Zirveden birinci etaba beş, buradan aşağıya iki pist yer alıyor. İlaveten zirveden Karanlık Dere denilen bölgeye iki pist iniyor. Bu bölgede 200 metrelik snowboard pisti bulunuyor. Birinci etaptaki 2400 metrelik pist yeni başlayanlar için. 2200 metrelik ikinci etabın dört pisti farklı zorluk derecelerinde. 1610 metredeki Karanlık Dere pisti ise yüzde 28 eğime sahip. Sarıkamışlıların “Çılgınlar Pisti” ismini taktığı parkur sadece çok usta sporculara açık. Ayrıca, 5 kilometresi Uluslararası Federasyon tarafından tescilli Cross Country Alanı (Toplam uzunluğu 50 kilometre) kullanıma açık. Tüm bölgedeki telesiyejlerin kapasitesi ise saatte 2400 kişi.




NEREDE KALINIR?

Sarıkamış Kayak Merkezi’nde bir beş yıldızlı, iki üç yıldızlı Otel bulunuyor. Üç otelin inşaatı sürüyor. İlçe merkezinde de konaklanabilecek belediye ruhsatlı oteller, ayrıca kamu kurumlarına ait ve turizme açık Öğretmenevi, Orduevi ve Kızılay otelleri bulunuyor. ? Toprak Oteli: Altı yıl önce açıldı, beş yıldızlı. 350 yataklı, 145 odalı. Türklerin yanı sıra Rus, Ukrayna, Gürcistan, İtalya ve İran’dan müşteriler ağırlıkta. Sömestr fiyatları tam pansiyon, limitsiz yerli içki dahil kişi başı 230 TL. Özel kampanyalar ve tanıtım sayesinde şu sıralar doluluk oranı yüzde 100. Şubat ayına kadar yer yok. (Tel: 0474 413 41 11) ? Çamkar Oteli: Üç yıldızlı, 155 yataklı. Diskosundan jakuzili saunasına, kış bahçesinden çocuk Oyun alanlarına kadar pek çok sosyal alanı bulunuyor. Mönüde yerel yemekler ağırlıkta. Restoranı kaz yemeklerinde iddialı. Sömestr rezervasyonları geçen hafta yüzde 70’e ulaşmıştı. Çift kişilik odada kişi başı tam pansiyon 180 TL. (Tel: 0474 413 52 59) ? Kar Otel: Üç yıldızlı. 23 standart odası, bir süiti var. Müşterilerinden yüzde 40’ı yurtiçinden. Sömestr rezervasyonları tamamlanmak üzere. Sömestr fiyatları yarım pansiyon 140 TL. Sabah akşam açık büfe yemekler, havalimanı transferi bu ücrete dahil. (Tel: 0474 413 51 52)




NASIL GİDİLİR?

 KARAYOLU: İstanbul’dan Kars, karayoluyla 1453 kilometre. İzmir’den 1668, Ankara’dan 1086 kilometre. İstanbul’dan otobüsle 21 saat sürüyor, bilet fiyatları 60 TL civarında. ? UÇAK: THY ve Sun Ekspress’in İstanbul’dan her gün, Anadolu Jet’in Ankara’dan her gün, Sun Ekspress’in İzmir’den salı, perşembe, cumartesi Kars’a direkt uçuşu bulunuyor. THY’nin İstanbul’dan tek yön bilet fiyatları 79 TL’den, Sun Ekspress’in 99 TL’den başlıyor. Kayak merkezindeki otellerin havaalanından ücretsiz servisi bulunuyor. ? DEMİRYOLU: Kars’a her gün Ankara’dan Erzurum Ekspresi, İstanbul’dan Doğu Ekspresi sefer yapıyor. Yolculuk süresi İstanbul’dan 40 saat. Kuşetli 55, yataklı 87 TL. Ankara’dan ise yolculuk 15 saat sürüyor. Kuşetli 42, yataklı 74 TL.

KAYAK KİRASI 20 TL

Sarıkamış Kayak Merkezi’nde kayak baton ve botların günlük kirası 20 TL civarında. Kayak hocalarının ders ücretleri ise ortalama olarak 80-100 TL. Özel ders ücretleri pahalı gelirse, grup eğitimlerini seçip yüzde 50 indirim alabilirsiniz.




GEREKLİ TELEFONLAR




Kars Turizm Danışma Bürosu: 0 474 212 68 17 Kars İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü: 0 474 212 21 79




LEZZET DURAKLARI




Yörenin ünlü cağ kebabı ve kaz yemeklerinin dışında Kars’ta pek çok yerel lezzet tadabilirsiniz. Sarıkamış’taki Antep Sofrası’nda Nurten Yıldız, ısırganlı mantıdan, patatesli velibağına meşhur yemekleri kendisi hazırlıyor. Akşam 22.00’ye kadar açık. (Tel: 0474 4134094) Tandırda pişirilen kaz yemeklerini ilçedeki Güler Yurt Lokantası’nda bulabilirsiniz. Kars merkezinde ise seçenekler daha fazla. Atatürk Caddesi’ndeki Ocakbaşı’nın aşçısı Bünyamin Usta, kaz yemeklerinde iddialı. (Tel: 0474 2120056) Resul Yıldız Caddesi’ndeki Bistro Kar Restoran’a uğrarsanız nohut ve kuzu etiyle hazırlanan piti, mercimekli erişte pilavını, yufka ve yarma buğdayla hazırlanan hıngeli tatmayı unutmayın. (Tel: 0474 212 80 50). Zamanınız varsa Ani Ocakbaşı (Tel: 0474 2120423) ve Nuran Abla’nın Yeri / Kars Kaz Evi (Tel: 0474 2123713) uğramanız gereken diğer iki adres. Kars’a gitmişken, Kars kaşarı almanızı öneririz. Dinlenme süresine göre kilo fiyatları 9-15 TL arasında değişiyor. Sadece mayısta inek sütüyle üretilen Kars gravyerinin tadı müthiştir. Kilo fiyatı 20-25 TL arasında.




STES EMEN TAŞLAR




Sarıkamış obsidyeni olarak bilinen taşlar yönenin en önemli hediyelik eşyaları arasında. Kolye ve yüzük yapılıyor. Vücuttaki elektriği emdiği iddia edilen bu taşlar, SPA salonlarında Stres azaltıcı olarak kullanılıyor. Kars’tan alabileceğiniz diğer hediyelikler: Bebekler, dokuma kilimler, gümüş kemerler. Kazım Paşa Caddesi’ndeki kuyumcularda gümüş kemerlerin fiyatları 450 TL’den başlayıp 2 bin TL’ye kadar yükseliyor.




MUŞ / Güzeltepe Kayak MerkeziTesis yenilendi

Muş merkezine 14 kilometre uzaklıktaki 800 metre rakımlı Güzeltepe’ye 2003’te il valiliği kayak evi inşa ettirmiş, 300’er metrelik iki babylift kurdurmuştu. Güzeltepe Kayak Merkezi’nin işletme hakkını devralan firma bu yıl 90 milyar TL yatırımla 10 yataklı bir otel, kafeterya ve Restoran kurdu. Üç zorluk aşamasına göre yapılan, üç kilometrelik kayak pistleri genişletildi. Yaz aylarında çelik halatları çalınan iki kilometrelik teleski yenilendi. Geçen yıl bugünlerde Güzeltepe’de kar kalınlığı 30 santimetre civarındaydı. Ancak bu yıl henüz kar yağmadı. (Tel: 436 212 64 94)




ELAZIĞ / Hazar Baba Kayak Merkeziİki hafta içinde açılıyor

İl merkezine 33, Sivrice ilçesine 6 kilometre uzaklıktaki kayak merkezi göl manzaralı. 2000 yılında açılan tesisin pist uzunluğu 1200 metre, genişliği 3500 metre. Kayak merkezini bu yıl devralan Sivrice Kaymakamlığı, teleskiyi yeniledi, kiralanmak üzere yeni kayak malzemeleri satın aldı. Yeni işletmeci bulunana kadar, kaymakamlık tarafından işletilecek tesisler günübirlik kullanılıyor. Kayak dersleri veriliyor. Hazar Baba’dan yararlananlar Sivrice merkezindeki otellerde ve Öğretmenevi’nde konaklayabiliyor. Tesisler ve kar durumu hakkında güncel bilgiyi Sivrice Kaymakamlığı’ndan edinebilirsiniz. (Tel: 0424 4112014)




ERZİNCAN / Akbulut Kayak MerkeziKayak merkezi açık, otel kapalı

Sakaltutan Geçidi’ndeki Yıldırım Akbulut Kayak Merkezi, il merkezine 42 kilometre uzaklıkta. Kolay, orta, ve zor derecelerdeki pistlerinin uzunluğu 1200 ila 3500 metre arasında. 1046 metrelik bir telesiyeji, 60 yataklı, saunalı, konferans salonlu bir oteli bulunuyor. İl Özel İdaresi’nce özel sektöre kiralanan tesisler, işletmecinin başarısız olması nedeniyle bu yıl Gençlik Spor İl Müdürlüğü’ne devredildi. Teleski ve otelin kafeteryası onarıldı. Kalorifer sistemi arızalı olduğu için şu anda otel açık değil. Ancak şubat sonuna kadar onarımın tamamlanması hedefleniyor. Erzincanlı sporcuların kamp yaptığı tesisler sadece günlük kullanıma açık. Geçen hafta itibarıyla Sakaltutan’daki kar kalınlığı 40 santimetreydi. Tesisler hakkında güncel bilgi için Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nü arayabilirsiniz. (Tel: 0446 223 69 33-34)




BİTLİS / Nemrut, Çiftkaya Kayak MerkeziNemrut’u lodos vurdu Çiftkaya kar bekliyor

Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Nemrut Kayak Merkezi bu yıl yenilenmiş, 70 yataklı bir otel açılmıştı. Tesisin 25 yıllık işletme hakkı İl Özel İdaresi’nce 25 yıllığına turizmci Abdülmenaf Kocakaplan’a verilmişti. Yeni sezon hazırlıkları sürerken, üç hafta önce tüm Türkiye’yi etkisi altına alan lodos fırtınası Nemrut Kayak Merkezi’nde büyük hasara yol açtı. Telesiyejin çelik halatları koptu, oturakları söküldü. Otelin çatısının bir kısmı uçtu. Geçen hafta hasar tespit çalışmaları sürdürülüyordu. Onarımın sömestr tatilinden önce tamamlanması beklenmiyor. Nemrut’ta kar kalınlığı da henüz beklenilen düzeye ulaşmadı. Tesislerin son durumu hakkında Kocakaplan’ın Tatvan’daki Kardelen Oteli’nden bilgi alabilirsiniz. (Tel: 0434 827 95 00) Kent merkezindeki, Türkiye’nin en dik pistine sahip Çiftkaya Kayak Tesisleri, Gençlik Spor Müdürlüğü’nce işletiliyor. Tesisin 70 yatak kapasiteli kayak evi, bu yıldan itibaren 40 yatakla hizmet verecek. Tesis, kent merkezindeki otellere yakın olduğu için sorun yaşanmıyor. 726 metre uzunluğunda teleskisi, 10 kişilik eğitimci kadrosu bulunan kayak merkezinde bu yıl tek eksik kar! Bu haftadan itibaren gelecek soğuk hava dalgasıyla pistlerin kar tutması bekleniyor. Kayak evindeki konaklamalarda geçen yılın ücretleri geçerli: Kişi başı 15 TL, gruplara tam pansiyon konaklama kişi başı 40 TL. (Tel: 0434 226 87 55)


Doğu Anadolu’nun kar rekoru bu kış Sarıkamış’ta

Salyangoz simgeli Umbria güzeli


Üç yıl aradan sonra İtalya’da olmanın keyfi anlatılamaz benim için. Toscana güzelliklerini doyasıya yaşamıştım geçen gezimde ve ruhum selvilerin dallarına asılı kalmıştı. Nice çeşmelere para atmıştım kısa zamanda dönebilmek için. Lazio ve Umbria tanrıları kabul etti dualarımı. Kış günü yolunuzu İtalya’ya çevirirseniz Roma yakınlarındaki Orvieto’yı görmeden dönmek seyahatinize haksızlık olur. Orvieto, Dünyanın en önemli ortaçağ miraslarından, İtalyan “Yavaş Şehir”lerinin en önemlilerinden. Yaşanılır şehirler yaratmak fikrinden yola çıkan “Yavaş Şehir” akımı, küçük kentlerin geleneksel yapılarını, sıkı kurallarla korumaları gerektiğini savunuyor. Bugün dünyada sayıları 91’e yükseldi. Amaç, Modern ile geleneksel arasında, kaliteli yaşamı destekleyen bir denge oluşturabilmek. Yavaş şehirli olabilmenin en önemli kuralları gürültü kirliliğini ve trafiği kesmek, yeşil alanları, yaya bölgelerini artırmak, yerel üretim yapan çiftçilerle bu ürünleri satan dükkan ve lokantaları desteklemek, yerel sanatı ve zanaatı korumak. Bu küçük şehirlerde, süpermarket ya da McDonald’s sakın aramayın, bulamazsınız.Orvieto, geniş Paglia Vadisi’nin ortasında bir ada gibi yükselen volkanik tüf birikimlerinin üzerinde, yassı platoya kurulmuş. Puslu bir havada Roma-Floransa otobanından baktığınızda, köpüklü dalgalar arasında ilerleyen bir Savaş Gemisi gibi görünür. Eteklerinde üzüm bağlarıyla donanmış arazilerle buluşur.Roma Termini Garı’ndan Orvieto’ya trenle 1,5 saatte, gidiş-dönüş 11-13 Euro’ya ulaşabilirsiniz. Otobüs bir başka seçenek. (www.atcterni.it/). Şehir merkezine 1888’de yapılan, 1990 yılında yenilenen finüküler, 580 metre uzunluktaki raylı yoldan sizi 157 metre yuksekliğe üç dakikada çıkarır. Bundan sonrasını yürüyerek veya bisikletle dolaşabilirsiniz.SÜNGER TAŞINDAN BİNALAR, SOKAKLARÖnemli bir Etrüsk kenti olan Orvieto, çanak çömlek endüstrisi nedeniyle Roma zamanında da önemini sürdürmüş. Roma yıkılınca Vizigotların akınına uğramış. 12. yüzyılda kendini yöneten bir komün olarak kardinale bağlanıp, Papalık şehri olmuş. 1860’da İtalya Birliği’ne katılıyor. 15. yüzyıl sonunda sivil yenilenme geçirip, eski bölgelerde düzenli bir şekil oluşturuluyor Orvieto’nun tarihi bölgesinin görüntüsü o zamandan günümüze korunmuş. Dar kemerli ortaçağ sokakları, evler tüf (sünger taşı) ve bazalt taşından yapılmış. Sarımsı renkte.Merkezde, Orvieto Katedrali’nin bulunduğu Doumo Meydanı sade, orantılı. Sol köşedeki ortaçağdan kalma saat kulesinin tepesinde çan ve heykel bulunuyor. Duomo’ya çıkan dar caddeler el ürünleri satan hediyelik eşya mağazalarıyla dolu. Seramikler, toprak kaplar, tahta oyma oyuncaklar, demirden yapılmış hediyelikler, Şarap mağazaları... İsteseniz de eliniz boş dönemezsiniz Orvieto’dan. Sofralık Rosso şarabının iki şişesini altı Euro’ya almamak zaten düşünülemez. İmzalı seramik çanaklar boy boy. El yapımı çikolata dükkanından eli boş dönmek imkansız. İnanın gözünüz doyacak şehrin renkli sokaklarında. Soliano Sarayı’nın 1. katında Emilio Greco Müzesi’ni gezin. 1995’te ölmüş heykel sanatçısının grafik çalışmalarını da izleyebilirsiniz. Katedralin karşısında Palazzo Papale (Papalık Sarayı) 1200’lerde yapılmış, en zarif binalardan biri, içinde Arkeoloji Müzesi’ni gezebilirsiniz. Etrüsk, Korint, Yunan vazoları ayrıca bronz savaş aletleri, başlıklar, kalkanlar sergileniyor.KAPADOKYA BENZERİ YERALTI ŞEHRİOrvieto ile Kapadokya arasındaki benzerlik şaşırtıcı. Halkı, volkanik platonun doğasını 3 bin yıl boyunca iyi kullanmış. Yeraltında tüneller, pasajlar, atölyeler, kuyular, su sarnıçları inşa etmiş. Yeraltındaki şehir 1970’lerde, toprak kayması sonucu bulunmuş. “Orvieto’nun altı bomboş” sözünün doğruluğu ortaya çıkmış. Etrüskler yağmur suyunu tutmak, dağıtmak amacıyla kanallar yapmış. 264’te, tam iki yıl kuşatmaya bu sistem sayesinde dayanmışlar.Çok sayıda odalar tünellerle bağlı birbirine, penceler var, mağaralar bir takım alet tamirinde kullanılan yerler, depolama yerleri olarak yapılmış. Yer altında ortaçağdan kalma bir zeytin presi, değirmeni bulunmuş. Asil ailelerin çoğu, şehir kuşatıldığında evlerindeki gizli tünelle surların eteklerine ulaşıyormuş. San Patrizio Kuyusu, finüküler istasyonuna yakın panoramik terasın kenarında. 1527’de, Papa VII. Clements tarafından inşasına başlanmış. 10 yılda tamamlanmış. Kuşatmalara karşı sarnıç işlevi gören kuyu, 62 metre derinliğinde. MÖ 5.yüzyılda yapılan Belvedere Tapınağı, şehirdeki tek Etrüsk kalıntısı. Etrüskler zamanında başlayan sur yapıları her dönemde onarım geçirmiş. Kent surları eski çağlarda tüf kayalıklarının doğal halinden oluşmuş olmalı, koruma amacıyla daha sonra duvarlar daha da yukseltilmiş. Albornoz Kulesi’nden vadiyi, doğanın renklerini seyretmelisiniz.Piazza del Popolo, 13. yy gotik-romanesk stilde yapılmış. Umbria Kış Caz Festivali’ne ev sahipliği yapan güzel binalardan biri. Şehir Festival nedeniyle ocak ayında çok canlı. Meydanda pazar kuruluyor. Cumhuriyet Meydanı’ndaki Gotik Belediye Binası 16. yüzyılda yapılmış. Gün batarken meydanın sokak lambaları yağmur damlalarıyla ışıldıyor.
ORVIETO VE YORTULARI
Etrüsk döneminin ruhani merkezi Orvieto, Hıristiyan dünyası için önemli iki yortunun da başladığı yer. 1263’te bir papaz Roma’ya hacca gider. Dönerken yolda Santa Cristina Kilisesi’nde ayine katılır. Ekmekten sunağın örtüsüne kan damladığını görür. Papa örtünün Orvieto’ya getirilmesini ister. Corpus Christi (İsa’nın bedeni) yortusunu başlatır. Hem rahipler hem de kasaba halkı bu örtü için değerli bir mabet yapılması konusunda anlaşır. 1290’da yapımına başlanan ve bugün İtalya’nın en büyük katedrallerinden biri olan yapı, görkemli mimarisi, iç ve dış cephelerindeki işlemeleriyle dikkat çekiyor. 1960’da restorasyondan geçmiş. Geçmişte Papa, Corpus Cristi yortusunda kente gelip, kanlı örtüyü sokakta taşıyormuş. Bugün ortaçağ giysili kalabalıklar yürüyüş yapıyor. Yortu bu yıl 3 Haziran’da kutlanacak. Diğer önemli dini kutlama Palombella (Beyaz Güvercin) Yortusu, Orvietolu bayan asilzadenin vasiyetiyle başlatılmış. Paskalya pazarından 50 gün sonra kutlanıyor. Katedral önüne gotik tarzda içinde Meryem, Havarilerin figürleri bulunan ayaklı seyyar bir tapınak konuyor. Üzerine çelik tel geriliyor, kutsal ruhu temsil eden beyaz güvercin figürü kayarak geliyor, havai fişek gösterisi yapılıyor.
Salyangoz simgeli Umbria güzeli

Türkiye nin turizm rakibi

Türkiye gibi AB dışı ülkelerde "roaming, Araba kiralama ücretleri, vize" gibi görünmez maliyetlerin Turizm rekabetinde dezavantaj sağladığı kaydedildi.



İngiliz Daily Telegraph gazetesinde yayımlanan bir haberde Yunanistan'ın turizmde pahalı bir destinasyon haline geldiği görüşünün doğru olmadığı, bakılan yere bağlı olmak üzere turistik açıdan hala çok değerli konumda bulunduğu belirtildi. Yunanistan'ın turistlerin paralarının değeri itibarıyla "öldüğü" dedikodusunun abartılı olduğu belirtilen haberde, "Post Office Worldwide Holiday Costs Barometer'e göre Yunanistan 2010 için, 12 ay öncesiyle kıyaslandığında, ülkeyi 30 ülkenin bulunduğu tabloda 12'nci yapan yüzde 9.5 daha düşük fiyatlarıyla önemli derecede ucuz. Bu kısmen euronun geçen yılki düşüşünden, fakat Yunanistan'a komşusu ve rakibi, ölçümlerin fiyatların 12 ay öncesine göre yüzde 44 büyüdüğünü iddia ettiği Türkiye'ye karşı üstünlük sağlayan reel yerel fiyatların aşağı inmesinden kaynaklanıyor" denildi.





FİYAT KARŞILAŞTIRMALARI



Ölçümleri yapan Barometer'e göre Yunanistan'ın fiyat karşılaştırması açısından İspanya, Portekiz ve Malta ile aynı düzeyde olduğu, İtalya, Fransa ve Kıbrıs'tan ise hala önemli miktarda ucuz durumda bulunduğu belirtildi. euro bölgesi dışında Yunanistan'ın büyük rakibi Türkiye'den yüzde 12 daha ucuz olduğu kaydedildi.



Haberde, "AB dışında vizeler (örneğin Türkiye'ye giden dört kişilik bir aile için 40 sterlin ekstra maliyet getiriyor) ya da şu anda Avrupa Komisyonu sayesinde Yunanistan'da bir üst sınır getirilmiş bulunan, ancak Türkiye ve Mısır'da pahalı olan uluslar arası Mobil telefon roaming ücreti gibi gizli maliyetler vardır" denildi.



Gizli maliyetlere örnek olarak araba kiralama da verilirken, Yunanistan'da bir günlük araba kiralama ücretinin, AB dışındaki rakipler Türkiye, Mısır ve Tunus'tan yüzde 50 daha ucuz olduğu kaydedildi.


Türkiye'nin turizm rakibi

Tuesday, December 8, 2009

Bayram tatilinde tercih yurt dışından yana

Pronto Tour Pazarlama Müdürü Sarp Özkar, yurt dışı turlara talebin beklentilerinin üstünde olmasının nedinin bayramın eylül gibi bir aya denk gelmesi olduğunu söyledi.

Özkar, ''Yurt dışında tatilin en güzel zamanı eylül ayı, bu yıl Ramazan Bayramı 19-22 Eylül arasında. Yoğun sıcakları atlattığımız, soğukların henüz başlamamış olduğu bu periyotta. Avrupa ülkeleri keyifle seyahat edebilecek yerler arasında geliyor. Eylül ayı Uzakdoğu için de en güzel sezon'' değerlendirmesini yaptı.

Tatilin 4 gün olması nedeniyle daha çok, Roma, Paris gibi başkentler ile Balkan ülkeleri gibi kısa mesafelerin tercih edildiğini vurgulayan Özkar, yeni karar vereceklere de Tunus ve Fas gibi ülkeler ile Balkanlar ve Uzak Doğu gibi vizesiz gidilebilecek bölgeleri tavsiye ettiğini söyledi.

Özkar, Orta Avrupa tur paketleri içinde yer alan Prag ve 3 ülkeyi baştanbaşa kapsayan Budapeşte-Viyana-Prag turları ile İtalya'nın en güzel 3 şehrini içeren Roma-Floransa-Venedik tur paketlerinin çok rağbet gördüğünü belirtti.

2009 yılının en çok ilgi gören tur paketleri arasında Balkanlar'da Dubrovnik'in de olduğunu vurgulayan Özkar, Balkan turlarının 6 ülkeyi kapsadığını söyledi. Sarp Özkar, Dalmaçya sahillerinin, Kosova-Bosna-Karadağ-Makedonya tur paketlerinin, Mısır'ın, denizi ile ünlü Sharm El Sheikh kasabası'nın, Uzakdoğu'da Bangkok, Singapur, ve tropikal Phuket Adası'nın da en çok tercih edilen destinasyonlar arasında olduğunu kaydetti.

Yurt içi tur paketlerinin içinde ise en çok talebi gören yerin kesinlikle Kıbrıs olduğunu vurgulayan Özkar, dönemin Kıbrıs'ta Tatil yapmak için en güzel zaman olduğunu ifade etti.

Yurt dışı turlara olan ilgiden çok memnun olduklarını vurgulayan Özkar, şunları kaydetti: ''Fiyatlar da geçen senelere oranla daha düşük. Yüzde 40'lara varan indirmeler, Ekonomik Kriz ve tatil süresinin kısa olmasına rağmen yurt dışı turlara ilgiyi azaltmadı. Bu sene bayram satışlarımız beklentilerimizin çok üzerinde gerçekleşti. Şu ana kadarki satışlarımız toplam bayram satışımızın yüzde 40'ına gelmiş durumda. Yurt dışındaki Otel, acente, uçak ve otobüs firmaları ile yapmış olduğumuz görüşmeler sonucu, yüzde 40'lara varan özel indirim imkanları aldık. Düşen fiyatlar neticesinde, yurt dışı tatili 2009 yılında yurt içi paketlerden çok daha uygun hale geldi. Örneğin, geçen yıl, 650 euroya satılan 1 haftalık Roma-Floransa-Venedik ve 3 ülkenin gezildiği Budapeşte-Viyana-Prag tur paketleri bu sene yüzde 30'lara varan indirimle 449 euroya satılıyor. Geçen sene 429 euroya satılan Prag ve Budapeşte, bu yıl yüzde 40'a varan indirimle 269 euroya inerek, çok talep gören yerler arasında yer aldı.''

Sarp Özkar, geçen sene Ramazan Bayramı'nın 10 günlük bir tatili kapsamasına rağmen 8 bin kişiyi yurt dışında seyahat ettirdiklerini, bu sene bayramın kısa olması nedeniyle hedeflerini ilk planlamada 5 bin kişi olarak belirlemişken, taleplerin, kendilerini kontenjan artırmaya yönelttiğini kaydetti. Özkar, kontenjanlarını 6 bin 500 kişiye kadar çıkardıklarını ifade etti.

KISA MESAFELER TERCİH EDİLİYOR

ETS Grup Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Kadir Gönüllü, Ramazan Bayramı tatili için satışların 'iyi gittiğini', tatilin kısa olmasına rağmen talebin geçen yılla hemen hemen aynı olduğunu ifade etti. Gönüllü, ''Vatandaşlar, kısa tatillerini en iyi şekilde değerlendirmek istiyor. Tatil kısa olduğu için daha çok kısa mesafeler tercih ediliyor. Bu nedenle kısa turlar için ek seferler koymak zorunda kaldık'' dedi.

Gönüllü, en çok İtalya, Orta Avrupa ve Mısır turlarına talep geldiğini, 4 günlük turların şimdiden dolduğunu ifade etti.

Bundan sonra karar vereceklerin vize sorunuyla karşılaşacağına dikkati çeken Gönüllü, vize istemeyen ülkeler arasında en fazla Fas, Hırvatistan-Dubrovnik ve Tunus'u, bambaşka coğrafyaya gitmeyi arzulayanlara da Güney Afrika, Uzak Doğu ve Maldivler'i önerdiklerini ifade etti.


Bayram tatilinde tercih yurt dışından yana

Türkiye en ucuz tatil güzergahları arasında


Türkiye, seyahat edilecek en ucuz 10 Tatil güzergahı arasında gösterildi. İngiltere merkezli İnternet sitelerindeki anketlerde, Türkiye'nin hem Avrupa'nın içinde hem de Avrupa'daki pahalılığın dışında bir gezi ülkesi olduğu vurgulandı.

Türk Lirası'nın, İngiliz Sterlini açısından, ucuza seyahat edilebilecek ülkeler arasında yer aldığı, Kapalıçarşısıyla, Çukurcumasıyla, hafta sonu bile gezilerek, alışveriş yapılabileceğine dikkat çekildi.

Türkiye'yi, cazip turistik merkezlerden biri olarak her yıl daha çok turistin ziyaret ettiği belirtilirken, Otel fiyatlarının önümüzdeki yıllarda artış göstereceği ve bu nedenle, otel fiyatları yükselmeden bu fırsatın iyi değerlendirilebileceği ifade edildi.

Türkiye ile birlikte Meksika, Güney Afrika, Mısır, Tayland gibi ülkelerin, İspanya, İtalya ve Fransa gibi ülkelere kıyasla çok daha gezilebilecek mekana sahip olduğu ve bu ülkelerden de daha ucuz olduğu vurgulandı.
Türkiye en ucuz tatil güzergahları arasında

2010 YAZININ TATİL TRENDLERİ

PANAMA



Hollywood yıldızlarının gözdesi



Bu Orta Amerika ülkesinin başkenti de aynı adı taşıyor. Panama'da Hollywood ünlülerine, Rock starlarına rastlama şansınız çok fazla. Ama bundan dolayı plajların kalabalık, sokakların keşmekeş olacağını düşünmeyin. UNESCO'nun koruma listesindeki sokakları mutlaka gezin ve küçük yerel barlarda içkinizi yudumlayın. Gelecek yıl, ünlü Mimar Frank Gehry burada bir Müze açacak. Şehrin dışında sizi volkanların, yağmur ormanlarının, kimsenin bilmediği sörf noktalarının beklediğini bilmek Panama'yı daha cazip kılıyor.



BIARRITZ



Rus yatları manzarayı kesmiyor



Güney Fransa'nın saklı incisi Biarritz, Cote d'Azur'un gölgesinden yavaş yavaş sıyrılmaya başlayacak ve gelecek yılın gözdesi olacak. Havalı barları, Bask mutfağını sunan restoranlarıyla Biarritz, yeni yıldızımız. Üstelik St. Tropez'nin aksine, bu kıyılarda Rus zenginlerin ultra gösterişli yatları manzarayı kesmiyor. Biarritz'de çok Modern oteller bulabilirsiniz ama daha sıcak ve geleneksel bir yeri tercih edin ve gotik havasıyla bilinen Villa la Goeland'da konaklayın.



SİCİLYA



En güzel plajlar, pizzalar burada



İtalya gözde Tatil ülkelerinden biridir, çizmenin güneyi sadece gerçekten Akdeniz'i sevenlere göredir. Sicilya ise hep biraz daha taşradır ve tehlikeli bir imaja sahiptir. Oysa en güzel pizzalar, et yemekleri Sicilya'da yapılır. En güzel küçük plajlar da oradadır. Aklınızda olsun, Sicilyalılar'a İtalyan demeyin. Bu bir nevi Karşıyakalı-İzmirli olayı gibi gurur meselesi onlar için. Zamanı 19. yüzyılda dondurmuş gibi duran villalarıyla Sicilya, İtalya'nın ünlü Palermo kıyılarından sadece 1.5 saat uzaklıkta. Burayı gittikçe daha kalabalık hale getiren yeni otellerin sayısı her yaz artıyor ve her adanın başına gelen son burada da yaşanıyor: Ada halkı turistlerden sıkılmakla, turizmden para kazanmak arasında sıkışıp kalmış durumda. Zeytin ağaçları ve enfes yemek kokuları arasında bir Sicilya tatili yapmak için, iyice kalabalık olmadan gidin.



RAJASTHAN



Müzikleriyle ünlü



Hindistan-Pakistan sınırındaki Rajasthan eyaleti, içinde gizemler barındırıyor. Rajasthan'ı asıl ünlü yapan ise müzikleridir. Buradaki çingenelerin yaptığı güzel müzikleri dinlemeye giden müzisyenler ve gezginler sayesinde eyalet gittikçe popüler oluyor. Rajasthan köylerinde gezerken her birinin ayrı rengi olduğunu göreceksiniz. Hindistan'ın en gizemli şehri olan ve 'pembe kent' diye bilinen Jaipur ise sanki fakirliğin başkenti. Ama alabildiğine renkli! Hindistan'da Goa'nın popülerliği yavaş yavaş yerini Jaipur'a bırakıyor. İçinden nehir geçen bu kentin belki biraz daha zenginleşmesi turizmle mümkün olacak. Bu arada, Rajasthan otellerinin Dünyanın en Romantik balayı seçenekleri arasında olduğunu da hatırlatalım.



KÜBA



O kahkahaları unutmayacaksınız



"Küba zaten popüler bir destinasyondu" demeyin. Bu yaz eskisinden de popüler olacak. Çünkü ABD Başkanı Obama, ülkesi ile Küba arasında ilişkilerin sıkılaştırılması için hamle yaptı. Eskiden Amerikalılar direkt olarak ülkelerinden Küba'ya uçamıyorlardı. Öte yandan, Sigara yasağından sıkılanlar, Kübalı kadınların bacaklarında sarılan gerçek puroları tüttürme keyfi için Küba'ya doğru yol alabilirler. Küba halkının ne kadar eğlenceli olduklarına inanamayacaksınız. Onca yoksulluğun içinde attıkları kahkahalar, aklınızda kalacak en güzel şey. Havana plajlarında güneşlenin, geceleri Mojito ile sarhoş olun.



KARADAĞ



Sophia Loren'in ikinci eviydi



Türkçe bilen kişilere de rastlayabileceğiniz Karadağ, bir süredir yükselişte olduğunun sinyallerini veriyordu. Nihayet beklenen oldu. Dağları 'büyülü' olarak anılan Karadağ, bembeyaz kumlu plajlarıyla da büyülü. Komşusu Hırvatistan'ın girintili çıkıntılı kıyıları son yılların gözdesiydi ve Karadağ'ı bilen birkaç kişi, sakinliğin tadını çıkartıyordu. Şimdi tüm gözler bu plajlarda. Yalnız giderken şunu bilin: Bir zamanlar karadağ plajları Sophia Loren gibi ünlülerin ikinci eviydi. Sonra savaşlar buraları ıssızlaştırdı. Yani bir kez daha Hollywood ünlülerine evsahipliği yapması an meselesi. Bu kıyıların ardındaki üzüm bağlarından elde edilen Cabernet şarapların ünü sınırları aşınca, Karadağ daha çok dikkat çekti. Bu yaz Şarap, deniz, kumsal ve dağ manzarası isterseniz adresiniz belli.


2010 YAZININ TATİL TRENDLERİ