Showing posts with label Londra. Show all posts
Showing posts with label Londra. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

THY de yaz tarifesi yarın başlıyor

İSTANBUL - İç hatlarda 5 Temmuz tarihinden itibaren Diyarbakır seferleri haftada 14'ten 21'e çıkacak. Ayrıca kış döneminde 14'ten 21 frekansa çıkan İstanbul-Hatay seferleri yaz tarifesi döneminde de aynı şekilde devam edecek.
SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANISabiha Gökçen Havalimanı'ndan yapılan iç hat uçuş noktalarında da kapasite artışına gidildi. 2009 yılı kış tarifesi ile birlikte haftada 14 sefer olarak icra edilmeye başlanan Sabiha Gökçen-Adana seferleri haftada 21 sefere, Antalya seferleri haftada 7'den 21'e, İzmir seferleri 13'den 28'e, Ankara seferleri 13'den 31'e, Dalaman seferleri 8'den 11'e ve Bodrum seferleri 13'den 14'e çıkacak. DIŞ HAT SEFERLERİDış hatlarda ise 2010 yaz tarife döneminde Şiraz, Soçi, Accra ve İskenderiye'ye uçuş başlatılması planlanıyor. Şiraz seferlerinin haftada 4 frekans, Soçi seferlerinin haftada 3 frekans, Accra seferlerinin haftada 4 frekans, Lagos üzerinden İskenderiye seferlerinin haftada 4 frekans icra edilmesi planlanıyor.
Günde 3 sefer gerçekleştirilen Londra (Heathrow) seferleri, 2010 yaz tarifesi ile birlikte günde 4 sefer olacak şekilde icra edilecek. İstanbul-Londra (Stansted) seferleri ise Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan icra edilmeye devam edilecek.
Geçen yıl seferlere başlanan İstanbul-Dakar-Sao Paulo hattı, yaz tarifesi itibarıyla haftada 3'er frekans olacak şekilde ayrılarak, non-stop seferler şeklinde gerçekleştirilecek.
Uzun menzil hatlardan haftada 4 sefer yapılan Tokyo seferleri, 28 Mart itibarıyla Narita Havalimanı'ndan yeni temin edilen slotlar sayesinde haftada 6 olacak şekilde planlandı. Bunun yanı sıra, Osaka seferleri tarife başlangıcıyla birlikte haftada 3'ten 4'e, Seul seferleri 6 Temmuz itibarıyla haftada 4'den 5'e ve New York seferleri 11 Temmuz itibarıyla haftada 7'den 10'a çıkacak.
Orta menzil hatlardan Prag seferleri haftada 9'dan 14'e, Hamburg seferleri 14'den 17'ye, Madrid seferleri 10'dan 14'e, Beyrut seferleri 14'den 19'a, Tel Aviv seferleri 25'den 29'a, Berlin seferleri 17'den 20'ye, Göteborg seferleri 4'den 5'e ve Nairobi seferleri haftada 5'ten 7 frekansa yükseltilecek. Ayrıca İstanbul-Şam seferleri haftada 18 frekans, İstanbul-Tripoli seferleri ise haftada 13 frekans düzenlenecek.
THY'de yaz tarifesi yarın başlıyor

Hedef: 5 yılda 5 milyon turist

İZMİR - İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu, İzmir'in Turizm ağırlıklı bir il olduğunu, valilik olarak kentin tanıtımı konusunda yoğun bir çalışma içinde olduklarını anlattı.
2007'den bu yana Londra, Hollanda, İsviçre, Belçika, Almanya Berlin, Moskova, Selanik'teki fuarlar ile Almanya Frankfurt ve Barcelona'da düzenlenen kongre turizmi fuarlarına katıldıklarını vurgulayan Tunçsu, bu katılımları İzmir Valisi Cahit Kıraç'ın il özel idaresinden verdiği destekle gerçekleştirdiklerini kaydetti. LUFTHANSA DÜNYA TOPLANTISI İZMİR'DE YAPILACAKTürkiye'nin iki büyük fuarı olan Travel Turkey ve Emit fuarına katılarak İzmir'in tanıtımını etkin olarak gerçekleştirdiklerini altını çizen Tunçsu, ''Emit fuarında en iyi stand düzenleme ödülünü alarak İzmir'in tanıtımını sağladık'' dedi.
En son olarak 17-20 Mart günlerinde düzenlenen Moskova ve 11-14 Mart günlerinde Almanya'da düzenlenen fuarlara katıldıklarına işaret eden Tunçsu, Türkiye'nin onur konuğu ülke olarak katıldığı Berlin'deki fuara ilişkin şunları söyledi:
''Sektörün birinci karar verme noktasındakilerle fuara katıldık. Orada Çeşme ve Pamucak bölgeleri için 2010-2011 yatırımlarıyla ilgili bağlantılar yapıldı.
Lufthansa City Center'in dünyada bulunan bütün noktalarındaki satış temsilcilerinin Kasım 2010'daki dünya toplantısını İzmir'e aldık. Bu kongre turizmi açısından da çok güzel bir gelişme. Dünyanın en önemli uçak operatörünün ülkemizde bu toplantıyı yapması, ülkemizin tanıtımı için büyük önem taşıyor.
HEDEF 5 MİLYON TURİSTGeçtiğimiz yıl yabancı turist sayısında 1 milyonu aştık. Ekonomik krizin yaşandığı 2009'da dünyada turizm yüzde 12 düşerken biz artı 2 ile kapattık. Bu önemsenecek bir rakamdır. Hedefimiz bu sene 1.5 milyon civarına gelmek daha sonra 2-3 milyona ulaşmak. 100 bin yeni yatak kapasitesini hedefleyen 5 yeni turizm planlamamız var.
Seferihisar, Balçova, Dikili, Bergama ve Çeşme'de olmak üzere termal turizme yönelik planlama bittiği zaman yılın 12 ayına yayılan bir turizm çeşitlemesine gitmiş olacağız. Antalya'daki, Muğla'daki turizm çeşitlemesi sadece yaz aylarına, deniz-kum-güneşe dayalıdır. Bunun getirisiyle yılın 12 ayına yayılan termal, kongre, kültür turizmi çeşitlemesi ile en az 5 milyonluk turist hedefliyoruz.
Hedef: 5 yılda 5 milyon turist

Dünyanın en seksi lerinden biri

İSTANBUL - Gazetenin gezi ekinde yayımlanan listede Roma, Londra, Paris ve New York gibi şehirlerin arasına giren İstanbul için "Zaman durmuş gibi gözüküyor" ifadesi kullanıldı.
Sultanahmet Camisi'nin bir fotoğrafına da yer verilen haberde, "Osmanlı sultanlarının eski başkentinde, egzotik siluetli camileriyle zaman durmuş gibi görünüyor. Ancak şehrin kulüpleri, barları ve şık restoranları 21. yüzyılın cinsel cazibesiyle dolup taşıyor" ifadelerine yer verildi.
"Kapalı Çarşı'nın birbiriyle kesişen koridorları arasında kaybolduktan sonra bir bardak şekerli çay içmek için küçük bir kafede nefeslenmenin ve güllü ya da fıstıklı lokumdan tatmanın zevkinin" anlatıldığı haberde, Beyoğlu'ndaki renkli ışıklı sıcak kafeler ve değişik mezeler sunan lokantalar anlatıldı.
Ortaköy'deki "renkli gece hayatından" da söz edilen haberde, kentte kadın-erkek ayrı kullanılan klasik hamamların yerine iki kişilik bir randevu ile Modern SPA'ların tercih edilebileceği belirtildi.
Dünyanın 'en seksi'lerinden biri

Wednesday, February 17, 2010

Zaliha nın çeyrek asırlık sırları


SANAT yaşamının zirvesindeyken 1984 yılında aniden sahnelere veda edip Muğla’nın Bodrum İlçesi’ne yerleşen şarkıcı Zaliha, hakkındaki bilinmeyenleri açıkladı. Boşanmak üzere olduğu eşinin, birlikte sahneye çıktığı Kutlu Payaslı tarafından da desteklenen, ‘Beni öldürmek istiyor’ iftirası yüzünden yargılandığını belirten 68 yaşındaki Zaliha, “Eşimle anlaşamıyorduk. Ayrılmaya karar vermiştik. O arada taşındığım evdeki özel çantamda bir gün eşime ait tabancayı bulunca şok olmuştum. Götürüp karakola teslim ettim. Aynı anda eşim ve Kutlu birlikte karakola gidip ifade vermişler. Kutlu, eşimi öldürmek için tabancayı çaldığım yönünde ifade verince ağır cezada yargılandım ve beraat ettim. 4 yıl birlikte sahneye çıktığım arkadaşım, beni en ağır iftira ile itham edince sanat yaşamıma nokta koyup Bodrum’a yerleştim” dedi.

‘Dağlar Kızı Reyhan’ adlı şarkısı ve güzelliğiyle ünlenen, sonrasında aniden ortalardan kaybolan bir dönemin unutulmaz ses sanatçılarından Zaliha, yerleştiği Bodrum’un Bitez Beldesi’nde hakkındaki bilinmeyenleri ve 25 yıllık sırrını DHA'ya açıkladı. 1942 yılında doğan ve müzikle 8 yaşında mandolin çalarak tanışan Zaliha, bir yandan Müzik eğitimine devam ederken, diğer yandan da Nişantaşı Kız Lisesi’ne gitti. Lisenin voleybol takımında oynayan, asıl adı Saliha Özgen olan Zaliha, ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Spor Kulübü’ne transfer oldu. Eskrim, atletizm ve voleybol sporları ile uğraştı.

Türkiye Genç Kızlar Jimnastik Kulübü’nün kuruluşunda da yer alan Zaliha, Kızılay Ebe Hemşire Okulu’ndan 1962 yılında mezun olduktan sonra Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nde hemşire olarak göreve başladı.

ÜSTEĞMENLE EVLENDİ Burada tanıştığı Deniz Üsteğmen Dr. Savaş Ilgaz ile evlendi. Müzik eğitimine devam eden Okul ve önemli günlerde sahneye çıkan Zaliha, İstanbul Radyosu Türk Halk Müziği korosunda yer aldı.

Barış Manco, Cem Karaca ve Timur Selçuk ile birlikte birçok ünlüyü Türk müziğine kazandıran Enver Halatçı’dan ders alarak ilk kez 1964 yılında Suadiye’de Reşat Gazinosu’nda sahneye çıktı.

KRAL HÜSEYİN ÖZEL HEDİYE VERDİ ÜRDÜN’E DAVET ETTİ Gazinodan gecede 150 lira verilince, ayda 500 liraya çalıştığı ve iki yıl yaptığı ebeliği bıraktığını anlatan Zaliha, o günleri şöyle anlattı: “Yokluk içinde geçen bir yaşamdan sonra gecede 150 lira almak benim için önemliydi, şarkı söylemeyi çok seviyordum. Hocam 3.5 oktavlık sesim olduğunu söylemişti. 1967 yılında Azeri türküsü Reyhan’ı Türkçe’ye uyarlayıp ilk kez sahnelerde söyledim. Aynı yıl Tatil için geldiğim Bodrum’da gittiğim köy düğününde Çökertme türküsünü dinleyince bunu da oyunuyla birlikte sahneye koydum ve sahneyi bırakana kadar Çökertme türküsünü her konserimde söyleyip oynadım. 12 dilde söylediğim şarkıların yer aldığı 30 plak yaptım. Kültür Bakanlığı aracılığıyla 20 yılda 70’in üzerinde ülkede konserler verdim. Paris, Londra ve Türki cumhuriyetlerinde verdiğim konserlerde, ülkemin aydınlık ve Modern yüzünü ve kültürel değerlerini tanıtıyordum. Bir konserimi izleyen Ürdün Kralı Hüseyin, beni kaldığı konuta davet edip kendi eliyle çay ikram ettikten sonra bir broş hediye etti. Beni Ürdün’e davet etti. Bir kralın elinden çay içmek ve sohbet etmek beni çok onore etmişti. Ancak savaş olması nedeniyle gidemedim. Ardından gazinolara gitmeyi sevmeyen sayın Başbakan Bülent Ecevit beni dinlemeye gelmişti. Ecevit’in teşekkürleri de hayatımda unutamayacağım anların arasında yer alıyor.”

MURAT 124’ÜN İSİM ANNESİ OLDU Dünyaca ünlü oyuncu Elizabeth Taylor’a çok benzetilen, yurt içi ve yurt dışında başta iş ve Siyaset dünyası olmak üzere çok sayıda çevrenin ilgi odağı haline gelen Zaliha, 1969 yılında İzmir Fuarı’ndaki gazinoda verdiği konserin ardından Fiat temsilcisi İtalyan işadamlarının davetini şöyle anlattı: “İtalyan işadamları söylediğim İtalyanca ve Fransızca şarkılara hayran kalmışlar. Davet ettikleri yemekte Türkiye’de iki ay sonra üretime geçilecek otomobilin adını ne olacağını sordular. Ben de espiri olsun diye ‘Murat’ dedim. Çok hoşlarına gitti, otomobilin adının Murat (Fiat'ın 124'ü de eklenerek) olmasına karar verdiklerini söylediler. Gülüştük, ayrıldık. Bir ay sonra Gazete ilanlarında otomobilin adının Murat 124 olduğunu duyunca şoke oldum. Otomobile Murat adını koydular, ama bana hediye edecekleri Murat Marka Otomobil bir türlü gelmedi.”

KUTLU PAYASLI'YA SUÇLAMA Ankara’da 1980- 84 yılları arasında Kutlu Payaslı ile birlikte sahneye çıktıklarını anlatan Zaliha, kendilerine ‘harika ikili’ denildiğini, İstanbul'dan dinlemeye gelenler olduğunu söyledi. Subay olan eşi ile aralarında geçimsizlik başladığını, bu nedenle ayrılmaya karar verdiklerini belirten Zaliha, sanatçı arkadaşı Kutlu Payaslı'nın da aleyhine tanıklık yaptığını ileri sürdü. Zaliha, şunları söyledi: “Eşyalarımı başka bir eve taşıdım. Bir gün kaldığım otelden eve döndüğümde tapu ve resmi evraklarımın bulunduğu çantamın içerisinde eşimin tabancasını görünce şoke oldum. Hemen yakındaki karakola giderek durumu anlattım ve amire tabancayı tutanakla teslim ettim. Bu arada boşanmak üzere olduğum eşim Savaş Ilgaz çok yakın aile dostumuz Kutlu Payaslı ile Levent Karakolu’na giderek hakkımda şikayetçi olmuş. Eşim tabancasını çaldığım yönünde ifade verip şikayetçi olurken, Kutlu Payaslı da tabancayı eşimi öldürmek için çalmış olabileceğim yönünde ifadeler vermiş. İfadesinde ‘Zaliha eşinin tabancasının çalmasının nedeni eşini öldürmekti, Savaş Ilgaz’ın hayati tehlikesi mevcut’ deyip eşim ile aramızda görmediği bilmediği olayları, görmüş biliyormuş gibi anlatınca hakkımda 20 yıl ağır hapis cezası ile Sultanahmet Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. İkinci duruşmada hakim beraat kararı verdi. Eşimi boşverin, boşanmak için bahane arıyordu zaten. Ama 4 yıl birlikte sahneye çıktığım sanatçı arkadaşım beni en ağır iftira ile itham edince sanat yaşamına nokta koydum. Bodrum’da turizme atıldım. Bu olayı ilk kez açıklıyorum. Karalama iftira sanat dünyasında geçmişe oranla günümüzde çok daha fazla.”

“68 YAŞINDAYIM HİÇ AŞIK OLAMADIM” Zaliha, yerleştiği Bodrum’daki evinde sayısız evlenme teklifi aldığını ancak bugüne kadar hiç aşık olamadığını belirterek, “Benim için hayat çok hızlı geçmişti. İlk eşimle çalıştığım yerde tanışmıştım. Ailecek ordumuza çok düşkündük. Babam Kurtuluş Savaşı sırasında balıkçılık yaparken cepheye balık ağlarının altında gizlice cephane taşırmış. Bir subayla evlenirsem hayatım düzene girer diye düşünmüştüm, ama olmadı”dedi.

Sahnede olduğu dönemlerde bir çok arkadaşlık ve evlenme teklifi aldığını anlatan Zaliha, “Ancak bu hayat tarzı bana göre değildi, kendimi korumak için çok güçlük çektim. İkinci kez 1986 yılında evlendiğim ve 2003 yılında yaşamını yitiren ikinci eşim Mimar Erol Ayvar ile de arkadaşlarımız aracılığı ile tanıştık, Erol bey çok iyi bir insandı, çok iyi arkadaştık. Asla beni üzmedi” diye konuştu.

“SANATÇI TOPLUMUN ÖNDERİ OLMALI” Sahneyi bıraktıktan sonra çeşitli panel, toplantı, sivil toplum örgütlerinin eylemlerine, siyasi etkinliklere katılan ve Bodrum ile Milas’taki köylerde 20’ye yakın öğrencinin Eğitim masraflarını karşılayan Zaliha şöyle devam etti: “Ülkemizin önde gelen sanatçıları zor günlerde mutlaka önderlik yapmalı. Türkiye’de siyasetçiye güven kalmadı. Ancak güvenilen, sevilen sanatçılar ne söylerse toplum tarafından büyük ilgi görüyor. Sanatçılar bir ülkenin yaşamını, kültürünü felsefesini yansıtırlar, politikacı gibi yapamayacaklarını değil, yapabileceklerini söylerler. İçten davranırlar, ancak her nedense son yıllarda sanatçılarımızın da ülkede yaşanan başta Ergenekon olmak üzere benzer hukuk skandallarına karşı sessiz kaldıklarını görüyoruz. Bir toplumun sanatçıları, yazarları, çizerleri konuşmuyorsa, halkın karşısına sadece para kazanmak amacı ile çıkıyorsa ve şarkı aralarında cumhuriyet, demokrasi, insan hakları konusunda iki cümle konuşmaktan korkuyorsa gecede aldıkları binlerce, milyonlarca liranın değeri olmadığı, sanatçının konuşmaya korktuğu bir ülkede demokrasiden bahsedilemez.”

PAYASLI: “BÖYLE BİR OLAYI HATIRLAMIYORUM” DHA muhabirinin telefonla ulaştığı, Türk sanat müziğinin ünlü seslerinden 74 yaşındaki Kutlu Payaslı ise Zaliha’nın iddialarının doğru olmadığını söyledi.

Kutlu Payaslı, “Zaliha ve eşi ile çok iyi arkadaştık, aralarında sorunlar vardı, ancak ben geçmişte yaşanan ve anlatılan bu olayı hatırlamadım. Ben Savaş Ilgaz’ın tabancasını bilmem. Bu konuda daha fazla söyleyebileceğim bir şey yok” demekle yetindi.

Zaliha'nın çeyrek asırlık sırları

Bu zeplinle yavaşlık anlayışı yeni hızlı oluyor

LONDRA - Genelde insanlar yolda çok fazla vakit kaybetmeyi sevmez. Uçak böyle bir anlayışa sahip olanlar için en iyi sonuç veren yolculuk alternatifidir. Fakat şimdi Londralı bir firma "Yavaş yeni hızlı" mantığıyla akıl almaz bir projeye imza attı.
Seymourpowell şirketinin tasarladığı Aircruise Concept projesi sayesinde ise Londra'dan Newyork'a 37 saatte uçarak gitmek mümkün.
Dışardan uçurtmaya benzeyen Aircruise Concept'in içinde 330.000 metreküp hidrojen gazı bulunacak, 396 ton kaldırma kapasitesi olacak ve 265 metre yüksekliğinde olacak. Zeplin yaklaşık 145kmh hızla seyahat etme kabiliyetine sahip olacak.
Londra merkezli Tasarım ve icat firması zeplini tasarlarken “Yavaş artık yeni hızlı” anlayışını benimsemiş. 100 kişi taşıma kapasitesi olan zeplin uçakla yedi saatte gidilen yolu 37 saatte gidecek.
Zeplin aynı zamanda Los Angeles ve Şangay arasındaki yolu da dört gün gibi bir sürede alacak.
Enerji olarak güneş ışığından da yararlanan zeplin 12 bin feet yüksekliğe çıkabiliyor. Seymourpowell tasarım yöneticisi Nick Talbot, “Aircruise konsepti geleceğin taşımacılık anlayışının uzay temalı mı, kaynağa aç mı yoksa Stres dolu uçak yolculuğu temelli mi olması gerektiğini sorguluyor” yorumunda bulundu.
Bu zeplinle yavaşlık anlayışı 'yeni hızlı’ oluyor

Çalışanlarımız sizin için yatağınızı ısıtabilir

LONDRA - Geceleri uykunuz geldiğinde sizi yatağa gitmekten alıkoyacak şeylerden biri de yatağın buz gibi soğuk olmasıdır.
Dünyaca ünlü oteller zinciri Holidy Inn'in Londra'daki iki şubesinde ve Manchester'daki bir şubesinde ise yeni bir uygulama deneniyor. İsteğiniz üzerine Otel çalışanlarından birisi yekpare yünlü bir pijama ile sizden önce yatağınıza giriyor. Böylece siz geldiğinizde yatağınız bir insan tarafından ısıtılmış oluyor.
Holiday Inn sözcüsü Jane Bednall, "Bu yeni uygulamamız sanki yatağınızda kocaman bir sıcak su torbası varmış gibi hissettirecek" yorumunda bulundu.
Yatak ısıtıcılar aynı zamanda yatağın olması gereken 20 dereceye ulaşıp ulaşmadığını ölçecek bir de termometreye sahip.
Otel yetkilileni çalışanın oda sahibi gelmeden odayı terkedeceğini söyledi. Ama yatağı ısıtan kişinin öncesinde duş alıp almayacağı konusunda bir yorumda bulunmadı. Fakat çalışanın saçlarının dökülmemesi için örtüleceğini dile getirdi.
'Çalışanlarımız sizin için yatağınızı ısıtabilir'

Sevgililer Günü nde ne kadar harcadık?

BKM, Sevgililer Gününde yapılan harcamalara ilişkin kartlı ödeme sistemleri verilerini açıkladı. BKM verilerine göre, Sevgililer Gününü kapsayan 13-14 Şubat 2010 tarihlerinde, kredi kartları ile 639 milyon liralık harcama gerçekleşti.



13-14 Şubat 2010 tarihlerinde, kredi kartları ile yapılan harcamalar 2009 yılı ile karşılaştırıldığında ciroda hemen hemen değişiklik yaşanmazken, aynı tarihlerde işlem adetlerindeki yüzde 12'yi bulan ciddi artış, bu yıl daha düşük bütçeli ancak daha çok adette hediye alındığını gösterdi. Bu tarihlerde kredi kartı ile yapılan ortalama harcama tutarı 86 lira oldu.



Sevgililer Gününe denk gelen hafta sonunda Türkiye genelinde yağmur ve soğuk hava dalgasının etkili olması nedeniyle sevgililer hediye alışverişlerini telefon ve internet aracılığıyla kapıya getirtmeyi tercih etti.



BKM verilerine göre, 14 Şubat 2010 Pazar günü, bir önceki haftanın aynı günü olan 7 Şubat 2010 ile karşılaştırıldığında, telefon, internet gibi kanallar üzerinden yapılan alışverişleri kapsayan doğrudan pazarlama sektöründe kredi kartı ile yapılan harcamalarda yüzde 270 oranında artış gözlendi.



YURT DIŞINDA LONDRA, NEW YORK VE Paris TERCİH EDİLDİ



Öğrencilerin genç nüfus oranını artırdığı Eskişehir, 13-14 Şubat 2010 tarihlerinde doğrudan pazarlama sektöründe çiçek siparişleri ile ön plana çıktı.



BKM verilerine göre, bu yıl ''romantik'' bir Sevgililer Günü için yurt dışı Tatil planı yapanlar en çok Londra'yı tercih etti. 13-14 Şubat 2010 tarihlerinde yerli kredi kartları ile Londra'da yapılan harcamaların tutarı 2,5 milyon liraya yaklaşırken, New York 1,7 milyon lira harcama ile ikinci sırada, Paris ise 1 milyon lira ile üçüncü sırada yer aldı.
Sevgililer Günü'nde ne kadar harcadık?

Thursday, December 31, 2009

İstanbul Business Traveller da

ANTALYA - Business Traveller Dergisi, Aralık-Ocak 2010 sayısında İstanbul'a iki sayfa ayırdı. Dergide Ally Miola tarafından kaleme alınan ''İstanbul Ateşler'' başlıklı haberde, kentin 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasının nedenlerine yer verildi.
İstanbul'un gece hayatından, Boğaz manzarasına kadar fotoğrafların yer aldığı haberde, İstanbul'un, coğrafya ve etimolojik olarak tarihten günümüze pek çok zenginlik barındırdığı belirtildi. Haberde yazar Ally Miola, İstanbul'un ''gökyüzüne uzanan minareleri, kalabalık Kapalı Çarşı'sı ve tatlı kokulu caddeleriyle'' dikkati çektiğini ifade etti.
Miola haberinde, ''Türkiye Avrupa Birliği'nin resmi üyesi olmadan önce 2010 Avrupa Kültür Başkenti oldu'' derken, bunda İstanbul'un özellikle Moda ve Turizm alanındaki atılımlarının etkisini olduğuna dikkati çekti. Ally Miola, İstanbul'un New York, Milano ve Londra gibi kendi moda haftasına sahip kentler arasına girdiğine değindi.
Haberde Miola, İstanbul'un gece yaşamının kozmopolit yapısına dikkati çekerken, Asya ve Avrupa'nın buluştuğu Boğaz manzaralı kesimleri ile Taksim, Beyoğlu, Nişantaşı, Etiler, Levent, Ortaköy ve Bebek'in ziyaret edilmesi gereken yerlerden olduğunu belirtti. Miola haberinde tarih meraklılarına Topkapı Sarayı'nın da üzerinde bulunduğu yarım adayı önerdi.
Okurlara Topkapı Sarayı'nda özellikle haremi görmelerini tavsiye eden yazar Ally Miola, yarım adada Ayasofya ve Sultan Ahmet Camii'nin de görülmeye değer yerlerden olduğunu ifade etti.
Miola'nın haberinde Kapalıçarşı'ya da geniş yer verildi. Yarım adada yürüme mesafesindeki Kapalıçarşı'da el dokuması halılar, metal takı ve süs eşyalarının satıcıyla yapılacak sıkı bir pazarlığın ardından satın alınabileceğini belirten Miola, pazarlık sırasında gelen bir fincan çay teklifinin ise zamanı olan veya kültürel bir deneyimin tadına bakmak isteyenlerce kabul edilebileceğini kaydetti. Kapalıçarşı'nın kalabalık, gürültülü ve patika gibi yollarına da dikkati çeken Yazar Miola, Çarşı'yı ziyaret edeceklere, ''Kendinizi sinirli hissettiğiniz bir günde çarşıyı ziyaret etmekten kaçının'' önerisinde bulundu. Kapalıçarşı'yı gezerken enerji takviyesi almak isteyenlere de Türk kahvesi içmelerini öneren Miola, güçlü ve koyu haliyle Türk kahvesinin ABD'de bir örneğinin bulunmadığına işaret ederek, ''Bana inanın, gerçekten denedim'' dedi.
Kültürel deneyim kazanmak isteyenlere Cağaloğlu Hamamı'nın önerildiği haberde, hamamın İstanbul'da yapılacak ''en otantik seçim'' olduğu ve daha önce Franz Liszt, Florence Nightingale ve Harrison Ford'un da bu deneyimi yaşadığı vurgulandı. Yazar Ally Miola, New York'tan İstanbul'a gelir gelmez ilk olarak burayı ziyaret etiğini ve terleyip Masaj yaptırdıktan sonra hamamdan ''yeni bir kadın olarak'' çıktığını anlattı. Miola, hamama gidenlere bütün günün ödülü olarak kendilerine lokum ziyafeti çekmelerini önerdi. Lokumun batıda ''Turkish Delight'' olarak bilindiğini anlatan Miola, kendisinin Antep fıstıklı lokuma düşkün olduğunu kaydetti.
İstanbul Business Traveller'da

Saturday, December 12, 2009

Londra sokaklarında bir hayalet otobüs geziyor

LONDRA - Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri olan İngiltere'nin başkenti Londra'da, turistlerin dikkatini çekmek için düzenlenen "Hayalet otobüs turları" ilgi görüyor.
Londra'nın iki katlı otobüsleriyle aynı görünümde olan, ancak kırmızı yerine siyah rengi ve koyu bordo perdeleriyle binenleri "korku yolcuğuna" çıkaran "hayalet otobüs", pazartesi günleri dışında her akşam Trafalgar meydanından kalkıyor.
Otobüs, korkutucu kostümler giyen şoförü ve görevlisiyle birlikte yaklaşık 1 buçuk saat boyunca turuna katılanları, Londra'daki ünlü cinayet ve idamlar ile efsanevi olaylara konu olmuş mekanları, mezarları ve "perili evleri" gezdiriyor.
"Hayalet otobüsün" durakları arasında, gazetecilerin sokağı olarak da bilinen Fleet Street'teki "katil berber Sweney Todd'un" dükkanı da bulunuyor.
Yönetmen Tim Burton'ın filmine de konu olan ve gerçekliği bugüne tartışılan bu efsanevi Hikaye, 18. yüzyılda Fleet Street'te berberlik yapan bir İngilizin işlediği cinayetleri konu alır.
Tim Burton'ın yönettiği Sweeney Todd: Fleet Sokağı'nın Şeytan Berberi filminde Johnny Depp
Eski evler ve sokaklar, yağmurlu havanın puslu ve karanlık görüntüsüyle birleşince Londra, tarih boyunca, çeşitli korku hikayelerine ve efsanelere konu olmuş. Sweney Todd'un efsanevi hikayesinin yanı sıra çift karakterli bir doktorun işlediği cinayetlerin anlatıldığı, 19. yüzyılın sonunda bir İskoç yazar tarafından kaleme alınan "Dr. Jekyll and Mr. Hyde" romanı da Londra'da geçer. Bu Roman da, "Sweney Todd" gibi birçok defa Tiyatro oyunlarına ve Sinema filmlerine ilham kaynağı olmuş.
Londra sokaklarında bir hayalet otobüs geziyor

Tuesday, December 8, 2009

Dünyanın en büyük üç boyutlu kaldırım resmi

LONDRA - Edgar Mueller Londra'da Buz Devri temalı, Dünyanın en büyük üç boyutlu kaldırım resmini yaparak Guinness Dünya Rekorları'na girdi.
Mueller 330 metrekareyi Buz Devri 3: Dinazorların Şafağı adlı filmin DVD'sinin piyasaya sürülmesi ile eşzamanlı olarak, filmden bir kare ile süsledi. Altı günde yaptığı eserinde Manny, Buck, Sid, Diego, Scrat ve Scratte adlı kahramanlar bir uçurumun kenarından sarkıyor.
Guinness Rekorları Genel Yayın Yönetmeni Craig Glenday, "Guinness Dünya Rekorları Mueller'in muhteşem çalışmalarını takip ediyordu ve böylesi bir rekora dahil olmaktan dolayı çok heyecanlıyız. Çocuklar ve hatta yetişkinler bile onun işlerine hayran. O gerçekten rekorlar kitabındaki yerini hakediyor" dedi.
16 yaşından beri kaldırım resmi yapan ve şu an 41 yaşında olan Mueller, "Eskiden tebeşir ve pastel kullanırdım ama zamanla çizimlerim büyüdü ve yağmur yüzünden boya kullanmaya başladım" diye konuştu.
Dünyanın en büyük üç boyutlu kaldırım resmi