Showing posts with label Gaziantep. Show all posts
Showing posts with label Gaziantep. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

En kültürlü turistler: Ruslar

MOSKOVA - Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türkiye'nin tanıtımı için Rusya'daki kampanya hakkında bilgi verdi:
"Rusya için bu yıl reklam harcaması için bakanlık olarak ayırdığımız miktar şu an 8 milyon dolar. Geçen yıl kriz olmasına rağmen bu rakamı 10 milyon doların üstüne çıkarmıştık. Bu sadece bakanlık olarak ayırdığımız bütçe. Bunun 4-5 katı kadar bir harcamayı da turizm sektörü çeşitli bileşenleriyle kendisi yapıyor. Kamu ve özel sektör olarak yıl içinde Rusya'da 50 milyon dolar civarında bir tanıtım kampanyası yapacağız."
Günay, Rusya'dan bu yıl Türkiye'ye 3 milyon civarında turist beklediklerini ve Türkiye'nin 2010 yılını yüzde 10'luk bir artışla 30 milyon turist civarında kapatmasını beklediklerini söyledi.
"Rusya ve Türkiye, Avrasya'nın iki önemli ülkesi. İki büyük imparatorluk, iki büyük devlet kökünden geliyor. Kültürlerini çok geniş bir coğrafyada tanıtabilmiştir. Şu anda çok büyük bir coğrafyada Rusya ve Türkiye kültürleri arasında çok büyük bir işbirliği var."
EN KÜLTÜRLÜ TURİSTLERGünay, Türkiye'ye gelen en kültürlü turistleri derin bir Edebiyat ve sanat geçmişine sahip Rusların oluşturduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Elbette ben Rus halkının çok kültürlü bir halk olduğunu biliyorum. Bu edebiyat, Şiir, Müzik, felsefe, resim, ancak kültürlü bir halka ait olabilir. Antalya'ya gelen Rus turistler günübirlik kültür turlarına da katılıyor. Ama doğrudan Anadolu içlerine yapılan kültür turlarına da katılmalarını önemsiyoruz. Örneğin Antalya'ya gelen Rusların önemli bir St. Nikolaos'u görmeye Demre'ye gidiyorlar. Ayrıca Antalya'ya gelenler Aspendos gibi çeşitli kazı yerlerine gidiyorlar. Türkiye'de çok sayıda, şu anda devlet olarak 100 kadar arkeolojik kazı yapıyoruz. Başka ülkelerin Arkeoloji üniversiteleri de 50 kadar kazı yapıyor. Yani şu anda 150 kazı yapıyoruz. Bunlar Türkiye'nin her tarafına yayılıyor. Urfa yakınlarında şu anda Almanlar tarafından 20 yıldan beri bir kazı yapılıyor. Bu kazıdaki buluntular milattan 9 bin 9 bin 500 yıl öncesine kadar gidiyor. Çok etkileyici, anıtsal ve belki Dünyanın en eski tapınak bölgesi. Gaziantep yöresinde bir kazı yapılıyor. Milattan 12 bin yıl kadar eskiye gidiyor. Anadolu'nun ortasında Japonlar bir kazı yapıyor, milattan 4 bin yıl kadar eskiye gidiyor. Biz bu topraklarda hangi uygarlığa ait kalıntılar varsa, hiçbir ayrım yapmadan geleceğe aktarmak için çıkarmaya çalışıyoruz."
En kültürlü turistler: Ruslar

Türkiye-Irak arası tren seferleri başladı

ANKARA - TCDD Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, Türkiye ile Irak arasında 15 Ekim 2009'da yapılan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nde iki ülke arasında tren seferlerinin başlaması yönünde mutabakata varıldığı anımsatıldı.
Gaziantep-Musul arasındaki ilk seferini yapacak yolcu treninin bugün Musul'dan başlayan yolculuğu yarın Gaziantep Garı'nda sona erecek. Tren, Gaziantep Garı'nda törenle karşılanacak.
Açıklamada, iki ülke arasındaki seferlerle ilgili şu bilgilere yer verildi:
"Musul'dan her Salı saat 12.00'de, Gaziantep'ten her Perşembe saat 21.00'de hareket edecek Musul-Gaziantep yolcu treni, haftada bir gün karşılıklı olarak işletilecek. Trenin gümrük ve pasaport kontrolleri de dahil olmak üzere toplam seyir süresi yaklaşık 18 saat olarak planlandı.
Türkiye-Irak arası tren seferleri başladı

Monday, December 14, 2009

Malatya nın geçmişi BATTALGAZİ de saklı

Birçok ülkede Küreselleşme, yerel kültürü zayıflattı. Türkiye’de ise Batılı Yaşam stantartlarına ulaştığı halde özgünlüğünü koruyabilen kentlerin bulunması sevindirici. Çorum’da nohut, Kayseri’de pastırma, Isparta’da gül suyu kültürü korunuyor. Malatya’da ise kayısının tartışmasız hükümranlığını hemen hissediyorsunuz. Kayısının başkenti, aynı zamanda Dünyanın en büyük kuru kayısı ihracatçısı. Kente adım attığınızda etrafınızı kayısı ürünleri sarıyor: Kurusu, pestili, kolonyası, yağı, hatta döneri...Malatya adının Hititçe’de bal anlamındaki Melid’den geldiği düşünülüyor. Asur kraliçesi Semiramis şehri Meliten olarak adlandırmış. Anadolu’nun yetiştirdiği önemli isimlerden, coğrafyacı Strabon şehirden bahsederken Melitene’yi kullanmış. Gaziantep gibi çok göç alan Malatya, son 15 yılda epeyce yol kat etmiş, şehre Modern bir görüntü hakim olmuş. Buna rağmen, eski dokuyu görebileceğiniz birkaç tarihi eser, birkaç eski ev ayakta kalmış. Şehir merkezindeki Yeni Cami henüz bir asrı geride bırakmasa da görkemli bir yapı. Eski, cumbalı evleri görmek istiyorsanız Beş Konaklar, Sinema Caddesi’nde sizi bekliyor. Atatürk ve Kanalboyu caddelerinin kesiştiği noktada ise geçen yüzyılın başında inşa edilen taş binalar yer alıyor. Atatürk’ün kaldığı, bugün Müze olarak ziyaret edilebilen yapı da bu bölgede. Şehirde neden bu kadar az tarihi yapı bulunduğunu anlamak için 10 kilometre kadar kuzeye, Battalgazi ilçesine gitmeniz gerekiyor. İlçe “Eski Malatya” olarak biliniyor. Kavalalı Mehmet Ali Paşa, 1839’da Osmanlı ordusuyla çarpışmaya giderken burada konaklamış, askerlerini evlere yerleştirmiş. Halk Aspuzu’ya göç etmek zorunda kalmış. Sonrasında evlerine dönmeyip, Aspuzu’da bugünkü Malatya’yı kurmuş. O günlerde kentten geçen İngiliz gezgin W. F. Ainsworth, askerlerin ayrıldığı kentten geriye, 500 harap ev kaldığını yazıyor. Charles Texier de, aynı dönemde kervansarayların ıssız, evlerin perişan olduğunu dile getirmiş.RESTORASYON FACİASIMalatya, Cumhuriyet döneminde gelişmiş. Yöre halkının “Aşağı Şeher” dediği Battalgazi’de yaşayanlar azalırken, Yeni Malatya hızla büyümüş. Bugün kent merkezinde göremediğiniz türde tüm önemli tarihi yapılar Battalgazi’de. Buraya adım atıp bir zamanların muhteşem surlarıyla gözgöze geldiğinizde, zihninizde geçmişin dünyası canlanmaya başlıyor.Battalgazi’deki en önemli Tarihi Eserler Ulu Cami ve Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı. 1224’te Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat’ın yaptırdığı cami birkaç yıl önce çok özenli bir restorasyon geçirmiş. Yolun karşısına geçtiğinizde son derece Romantik kalıntılar içinde Halfetih Camii’nin tek minaresini ve Şahabiye-i Kübra Medresesi’ni göreceksiniz. Ulu Cami’nin tam aksine, Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı’nın restorasyon sonrasındaki hali için söylenecek söz bulmak zor! 1637’de Sultan IV. Murad’ın Bosnalı silahtarı için inşa edilen harika yapı adeta yeniden inşa edilip toplantı merkezine dönüştürülmüş. Orijinalliğe değer veriyorsanız, kervansarayın hali sizi üzecek, hazır olun. Oysa zaman yapıları yıpratırken yaşanmışlık katar, değerlendirir. Türkiye’de birçok yapı, restorasyon adına yenileştiriliyor, özellikleri yok ediliyor. İlçedeki diğer tarihi eserleri, kervansarayın yanındaki meydana yerleştirilen haritada göreceksiniz. Bunları gezmeniz yaklaşık bir saat sürecek, harcadığınız zamana değecek. Vaktiniz sınırlıysa, önceliği iki büyüleyici esere vermekte fayda var. İlki, Kanlı Kümbet. 1300’lerde yapılmış, kubbesi çok ilginç. Çatısı yakın zamanda yenilenmiş. İkinci eser, daha az gizemli ama çok daha mükemmel: Selçuklu Namazgahı. 1243’te yapılmış, henüz restore edilmemiş. Geçmişin dokusunu yansıtıyor.ORTADOĞU’NUN İLK SARAYIHititler’in kurduğu Aslantepe, Battalgazi ile Malatya karayolunun ortalarında. 19. yüzyılda gezginleri bir höyük üzerinde, bir çift taştan aslan gördüklerini yazınca höyüğün adı Aslantepe olmuş. Devam eden kazılar, kalıntıların Ortadoğu’daki en eski saray kompleksi olabileceğini ortaya koyuyor. Kadın, erkek figürlü kerpiç duvarlar dahil pekçok buluntu Malatya Müzesi’nde sergileniyor. İkiz aslanlar Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde. Malatya’dan Battalgazi ve Aslantepe’ye ulaşım yerel otobüslerle çok kolay. Darende’deki muhteşem güzellikteki Somuncu Baba Türbesi’ne mutlaka gitmenizi öneririm. Tohma Kanyonu’nun girişindeki türbe, burada inzivaya çekilen sufi Seyyid Hamid-i Veli’ye (1331-1412) ait. Camisinin, Şanlıurfa’dakini anımsatan bir kutsal balık havuzu var. Türbenin altındaki müze buraya kadar gelmenizin bir başka ödülü. Türbenin yanından, nehri izleyen patika şirin ahşap evlerin bulunduğu piknik alanına varıyor.Malatya’ya dönmeden biraz dinlenmek, yemek yemek istiyorsanız Tohma Kanyonu girişindeki çiçek bahçesine yönelin. Hasbahçe Restoran’ın küçük çardaklarında oturup, günün yorgunluğunu atın. Malatya’da ise Nostalji Restoran’da yer minderlerinin keyfini sürebilir, kağıt kebabı, analı kızlı gibi yerel lezzetleri tadabilirsiniz. Kayısı ürünlerini Şire Pazarı’nda bulacaksınız.Nemrut’un tanrılarıNemrut Dağı ve Türkiye afişlerinde karşınıza çıkan dev Kommegene heykelleri Malatya yakınlarında. Kendini tanrılarla bir tutan I. Antiokhus’un mezarının bulunduğu 2 bin 150 metrelik zirveye vardığınızda, nefesiniz kesiliyor. MÖ. 50’li yıllarda yaşayan, Pers imparatoru Darius ve aynı zamanda onun ezeli rakibi Büyük İskender’in soyundan geldiğini iddia eden kral Antiokhus, gücünü kanıtlamak için baş tanrı Zeus’tan tutun, en güçlü tanrı Herkül’e kadar bir sürü devasa heykeli dağ başına diktirmiş. Mezarın olduğu höyük, 50 metre yüksekliğinde. Henüz içine girilemedi. Höyüğün doğu ve batı cephe teraslarına dokuzar heykel aynı sırayla konulmuş. Nemrut’ta gündoğumu ya da günbatımını izlemenizi öneririm.
Malatya’nın geçmişi BATTALGAZİ’de saklı

Wednesday, December 9, 2009

Bayramda nereye gideceksiniz?

ANKARA - Bayram tatilinde Anadolu'nun tarihi ve doğal güzelliklerini görmek isteyenler için çok farklı seçeneklerde turlar bulunuyor. Yakın mesafelere seyahat etmek isteyenlere yaşadıkları bölgedeki turlar, uzun gezi yapmayı düşünenlere ise 8-9 günlük turlar öneriliyor. İç Anadolu'da yaşayıp, yakın çevrede Tatil imkanı arayanlar, Kapadokya'yı tercih edebilir. Ihlara Vadisi'nden peri bacalarına, Hacı Bektaş Veli Dergahı'ndan yer altı şehirlerine, Nevşehir'in ilçelerini 2-3 gün içinde görmeyi sağlayan ''Kapadokya'' turlarının mevsim şartları dolayısıyla en güzel tatil seçeneklerinden biri olduğu belirtiliyor. Abant, Amasra, Safranbolu, Gölcük'ün dahil olduğu turda ise doğal güzelliklerin yanı sıra tarihi mekanları da gezme fırsatı sunuluyor. Sonbaharın bütün renklerini barındıran Abant, Gölcük ve Yedigöller, İç Anadolu'da yaşayanlar için yakın mesafeli bayram tatili imkanları arasında yer alıyor. Tur kapsamında, Mudurnu, Sünnet Gölü ve tarihi konaklarıyla ünlü Ankara'nın şirin ilçesi Beypazarı ziyaret ediliyor. Amasya, Hattuşaş, Alacahöyük, Çorum ve Tokat'ı kapsayan ''Galatya'' turunu tercih edenler, turun son gününde, başkentte Anıtkabir ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni gezme imkanı buluyor. Çorum, Hattuşaş, Alacahöyük, Amasya, Ihlara, Derinkuyu ve ve Zelve gibi yerleri içine alan, daha geniş kapsamlı ''Galatya-Kapadokya'' turları da tercih edilebilir. Sema gösterisi izleme fırsatı sunan ''Konya-Kapadokya'' turu da seçenekler arasında yer alıyor. Kısa süreli tatile çıkacaklar için 2 günlük, Bursa-İznik-Trilye Turu iyi bir fırsat. Tur dahilinde, İznik Gölü, Osmangazi ve Orhan Gazi türbelerinin yanı sıra Osmanlıların Bursa'da ilk yerleştikleri bölgelerden olan, Uludağ'ın kuzeyindeki dik eteklerle vadiler arasında kalan ''Kızık'' köylerinden Cumalıkızık köyünde, koruma ve yenileme çalışmaları yapılan bazı evleri gezme fırsatı sunuluyor. Mudanya'da da Osmanlı evlerinin en güzel örneklerini görmek mümkün oluyor. ATATÜRK'ÜN AYAK İZLERİBayramda farklı bir tatil yapmak isteyenler ''Atatürk'ün ayak izleri'' turunu tercih edebilir. Son dönemlerde yoğun ilgi gören tur kapsamında, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'dan başlayan ve kurtuluş mücadelesinde sırayla gittiği, kongreler düzenlediği şehirlerin başlıcaları ve tarihi kongre binaları ziyaret ediliyor. Tura katılanlar kurtuluş mücadelesine ev sahipliği yapan Anadolu insanının yaşadığı yerleri görme ve Kurtuluş Savaşı öncesi verilen mücadeleyi bir kez daha yerinde yaşama fırsatı buluyor. Tur 3 gece 4 gün sürüyor. AKDENİZ'DE GEZİ YOĞUNLUKLU BAYRAM TATİLİEge ve Akdeniz bölgelerini gezmek isteyenler için de birçok tur alternatifi bulunuyor. Bunun yanında bayram için Dalyan, Ölüdeniz, Kaya Mezarları, Batık Kent'in görülebileceği 3-4 gün süren ''Likya'' turu bulunuyor.
Antalya, Side, Manavgat, Alanya'yı görmek isteyenler ise ''Pamfilya'' turuna katılabilir. Antalya'nın tarihi ve turistik mekanlarının yanı sıra doğal güzelliklerini de görmek isteyenler için iyi bir seçenek olan tur, 5 gün sürüyor.
Türkiye'nin UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Pamukkale'de, 2-3 gün tarih, doğa ve termal tatil geçirmek isteyenler için ''Pamukkale'', Tarsus, Mersin, Antakya, Adana, Konya'yı içine alan ''Kilikya Turu'' Akdeniz'de gezi ağırlıklı bayram tatili fırsatı sağlıyor. 3 gece 4 gün süren tur kapsamında, Yedi Uyurlar, cennet-cehennem obrukları, Tarsus Şelalesi, Nusrat Mayın gemisi görülecek yerler arasında. Ayvalık, Cunda Adası, Pamukkale'yi kapsayan ''İonya turu'' da tercih edilen turlar arasında yer alıyor. 'GAP' TURU İLE BİRÇOK YERİ GÖRME İMKANISıra gecelerine katılmak, Balıklı Göl'ü gezmek, Harran evlerini görmek isteyenlere ise ''GAP'' turu öneriliyor. 8 gece konaklamalı bu turlarda, tek seferde Adana, İskenderun, Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Diyarbakır ve UNESCO'nun ''Dünya mirası'' olarak korumaya almaya çalıştığı Mardin görülebiliyor. ''GAP'' turları içinde farklı güzergahla farklı kalkış günü seçenekleri bulunan 5-6 gün seçenekleri de sunuluyor.
UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Safranbolu, bayram tatilinde görülebilecek yerler arasında yer alıyor. Tur kapsamında Amasra, Bartın, Zonguldak'ı görmek isteyen tatilciler Batı Karadeniz turlarına katılabilir. ŞEB-İ ARUZ TURLARI Mevlana'nın ölüm yıl dönümü olan ve her yıl büyük bir ilgiyle takip edilen Konya'daki Şeb-i Aruz törenleri için tur rezervasyonları da başladı. EtsTur Kültür Turları Müdürü Serdar Eşmeli, Mevlana'yı genç kuşaklara tanıtmak ve anısını yaşatmak amacıyla düzenlenen törenlerin görülmeye değer olduğunu ifade ederek, ''Dünyanın dört bir yanından turistler törenler için geliyor. Yurt içinden de gelen oldukça fazla. Bu yıl, Etstur olarak 500 kişiyi Şeb-i Aruz törenlerini izlemeye götüreceğiz'' dedi. Turlara ilginin yoğun olduğunu ve yerlerinin kalmadığını kaydeden Eşmeli, tur kapsamında Konya, Mevlana Müzesi, Sema töreni, Akşehir, Nasrettin Hoca Türbesi, Karatay Müzesi, İnce Minare ve Alaattin Tepesi gezilerinin bulunduğunu, isteyenlere 17 Aralıktaki ''Büyük Vuslat Töreni''ni izleme imkanı verileceğini söyledi. TATİL MERAKLILARINA KÜLTÜR TURLARISerdar Eşmeli, bu yıl İstanbul ve Ankara kalkışlı kültür turlarına ilginin yoğun olduğunu belirterek, Kurban Bayramı tatilinde yoğun olarak 2 ve 3 gece konaklamalı Kapadokya, Galatya ve GAP turlarının tercih edildiğini bildirdi.
Ayrıca, Kilikya (Antakya-Kilis) turlarının tam zamanı olduğunu vurgulayan Eşmeli, bayramda yaklaşık 2 bin kişiyi kültür turları kapsamında seyahat ettirmeyi planladıklarını belirtti.
Eşmeli, ''Daha çok yakın bölgelerde, Kapadokya, Pamukkale gibi 4 mevsim-12 ay çalıştığımız yerlere ağırlık vermeye çalışıyoruz. Ayvalık ve çevresi, Kuşadası, Meryemana ve Efes'i içine alan İonya turu, Bodrum ve Marmaris'i içine alan Karya turu, Teke Yarımadası'nı içine alan Likya turu yoğun ilgi görüyor. Antalya Pamfilya turu bu turlara göre biraz daha önde'' dedi.
Jolly Tour Acenteler ve Satış Müdürü Murat Kuduzcu da kültür turlarını otobüs, profesyonel rehber, konaklama ile bir bütün oluşturacak şekilde hazırladıklarını söyledi.
Kış şartlarının henüz kendini fazla göstermediği günlerde ''tatil meraklılarına'' kültür turlarını önerdiklerini ifade eden Kuduzcu, ''Kültür yörelerine seyahat eden konuklarımız gittikleri yörenin tüm lezzetlerini, kültürlerini görürken, alışveriş yaparak, resim çekerek, otobüste yeni yeni insanlar tanıyarak keyifli bir tatil yapabilirler. Bu dönem yine en fazla talep alan bölgelerin başında, Kapadokya, GAP turları, ılıman bölgelere yapılan turlar ilgi çekmektedir'' diye konuştu.
Bayramda nereye gideceksiniz?

Tuesday, December 8, 2009

Bayramda tarih ve kültüre gezinti fırsatı

ANKARA - Yürüyüş ve sık sık yer değiştirmeye dayalı kültür turları için en uygun dönem Sohbahar. Yazın boğucu sıcağı ile kışın soğuğundan uzak olan bu dönem, tatilcilere daha rahat gezinti imkanı sunuyor. Bu kapsamda, hafta sonu ile birleştirilebilecek Ramazan Bayramı da tarih ve kültüre yolculuk yapmak isteyenler için ideal Tatil fırsatı yaratıyor. Sohbaharda özellikle Kapadokya turları revaçta. ''Atların ülkesi''ndeki doğa ve insanın ortak çalışması sonucu oluşan büyülü peri bacaları, eski konaklar ile yer altı şehirleri mutlaka gezilmesi gereken yerler arasında. Özellikle bir gecenin buradaki konaklarda geçirilmesi tavsiye ediliyor. Kapadokya turları kapsamında Ihlara Vadisi, Derinkuyu, Uçhisar, Göreme Açıkhava Müzesi, Hacı Bektaş Veli Dergahı, Yeraltı Şehri, Asmalı Konak, Avanos, Güvercinlik Vadisi, Dervent, Paşabağ görülüyor. Bu turların fiyatları genellikle 220 TL'den başlıyor.
SOHBAHARDA AKDENİZ'İN MAVİ SULARI...
Yaz tatilini doyasıya yapamayıp, kış gelmeden Akdeniz'e gitmek isteyenler için de bayramda Pamfilya turları var. Akdeniz'in en gözde tarihi ve doğal mekanlarında unutulmaz bir yolculuk sunan bu turlar, 3 veya 4 gece sürüyor ve tekne turlarıyla Antalya kıyıları, Kemer Phaselis, Olimpos, Yivli Minare, Manavgat, Side, Apollon Tapınağı, Antik Tiyatro, Agora, Düden Şelalesi, Yörükköyü, İnsuyu Mağarası ve Sorgun geziliyor. Likya turlarında ise masmavi koylar, yeşilin binlerce tonu ve tarihsel mekanlar bir arada...
Ege'nin en gözde destinasyonlarını kapsayan bu turların uğrak mekanları arasında, Dalyan, Oniki Adalar, Ölüdeniz, Kekova tekne turları, Kaya Mezarları, İztuzu Plajı, Caretta Carettalar, Saklıkent Kanyonu, Amintaş, Simena, Batık Kent, Ölüdeniz, Kayaköy yer alıyor. Ramazan Bayramı'nı sahil şeridinde geçirmek isteyenler, Edirne'den Ayvalık'a ''rüya'' turlarına katılabilir. Edirne Selimiye Camisi'nde başlayan tur, Kırkpınar Meydanı, Tunca Nehri, Bursa Yeşil Türbe, Ulu Camii, Şeytan Sofrası, Sarımsaklı, Bozcaada, Akçay, Altınoluk, Küçükkuyu, Edremit, Burhaniye, Tavşan Adası ve Geyikli Kilisesi ile son buluyor. Akdeniz'in koylarını kapsayan Karya turlarında seçenekler arasında yer alıyor.

MİSTİK ATMOSFERE YOLCULUK...
Güneydoğu'nun sıcağının bir nebze azaldığı sonbaharda gözde kültür turlarından biri de GAP... Doğu'nun mistik ve gizemli atmosferine yolculuk yapılan bu turlarda, Adana, İskenderun, Hatay, St. Pierre Kilisesi, Gaziantep, Şanlıurfa, Harran, Balıklı Göl, Adıyaman, Nemrut, Mardin, Nusaybin, Midyat, Hasankeyf ve Diyarbakır gibi Güneydoğu'nun tarih ve kültür kokan destinasyonları geziliyor. Kilikya'ya yolculuk yapmayı isteyenler için de turlar Mersin'den başlıyor. Cennet- Cehennem, Anamur, Adana, Tarsus, St. Paul Kuyusu Kleopatra Kapısı, Yedi Uyurlar, Şahmeran Hamamı, İskenderun, Yılan Kale, Mozaik Müzesi Harbiye ve Nekropolis'ten geçerek Asi Nehri'nde son bulan turlar 3 ya da 4 gün sürüyor.
Nemrut
''Anadolu tarihine açılan kapı'' Galatya da bayram turları arasında. Tarihi yapılar ve Anadolu'nun etkileyici güzellikleri arasında gerçekleşecek turda tatilciler Hitit uygarlığına misafir oluyor. Tur kapsamında, Çorum, Hattuşaş, Büyük Kale, Aslanlı Kapı, Kral Kapısı, Yazılı Kaya, Alacahöyük, Sfenksli Kapı, Amasya, Borabay Gölü, Ferhat ile Şirin Su Yolu, II. Mehmet Cami, Torumtay Medresesi Mumyalar Müzesi geziliyor. Bayramda Türkiye'nin oksijen deposu Karadeniz'de tertemiz havayı solumak da seçenekler arasında yer alıyor. Yeşilin her tonunun bulunabileceği bu tur, Fırtına Deresi, Ayder, Artvin, Kafkasör, İyidere, İkizdere, Sümela Manastırı, Uzungöl, Ünye, Fatsa, Safranbolu ve Kastamonu'yu kapsıyor.
Hasankeyf
''TALEP ARTIYOR''
Etstur Kültür Turları Müdürü Serdar Eşmeli, Ramazan Bayramı'na yönelik taleplerinin şimdiden başladığını ve her geçen gün arttığını söyledi. Eşmeli, ''Geçen senelere oranla küçük bir büyüme bekliyoruz. Bu yıl kriz etkisi nedeniyle tatile çıkamayan, çok bunalan insanların, bayram tatili fırsatlarını kaçırmayacaklarını düşünüyoruz'' dedi. Sonbahara denk gelmesi dolayısıyla GAP, Karadeniz, Kapadokya gibi turlarda ilginin artmasını beklediklerini ifade eden Eşmeli, ''Şu ana kadar misafirlerimizin bayram tatili tercihleri ağırlıklı olarak bu bölgelere geliyor'' diye konuştu. Eşmeli, şunları kaydetti: ''Yurdumuzun dört bir yanı birbirinden güzel değeri, lezzeti, hikayeyi barındırıyor. Bu bayram misafirlerimizi, bir değişiklik yapıp cennet vatanımızın bir köşesini tanımaya davet ediyoruz. O kadar çok sayıda Güzellik var ki, bu turlardan pek çok unutulmaz anı ve yeni dostluklarla döneceklerine eminiz.''
Bayramda tarih ve kültüre gezinti fırsatı

Malatya’nın geçmişi BATTALGAZİ’de saklı

Birçok ülkede Küreselleşme, yerel kültürü zayıflattı. Türkiye’de ise Batılı Yaşam stantartlarına ulaştığı halde özgünlüğünü koruyabilen kentlerin bulunması sevindirici. Çorum’da nohut, Kayseri’de pastırma, Isparta’da gül suyu kültürü korunuyor. Malatya’da ise kayısının tartışmasız hükümranlığını hemen hissediyorsunuz. Kayısının başkenti, aynı zamanda Dünyanın en büyük kuru kayısı ihracatçısı. Kente adım attığınızda etrafınızı kayısı ürünleri sarıyor: Kurusu, pestili, kolonyası, yağı, hatta döneri...Malatya adının Hititçe’de bal anlamındaki Melid’den geldiği düşünülüyor. Asur kraliçesi Semiramis şehri Meliten olarak adlandırmış. Anadolu’nun yetiştirdiği önemli isimlerden, coğrafyacı Strabon şehirden bahsederken Melitene’yi kullanmış. Gaziantep gibi çok göç alan Malatya, son 15 yılda epeyce yol kat etmiş, şehre Modern bir görüntü hakim olmuş. Buna rağmen, eski dokuyu görebileceğiniz birkaç tarihi eser, birkaç eski ev ayakta kalmış. Şehir merkezindeki Yeni Cami henüz bir asrı geride bırakmasa da görkemli bir yapı. Eski, cumbalı evleri görmek istiyorsanız Beş Konaklar, Sinema Caddesi’nde sizi bekliyor. Atatürk ve Kanalboyu caddelerinin kesiştiği noktada ise geçen yüzyılın başında inşa edilen taş binalar yer alıyor. Atatürk’ün kaldığı, bugün Müze olarak ziyaret edilebilen yapı da bu bölgede. Şehirde neden bu kadar az tarihi yapı bulunduğunu anlamak için 10 kilometre kadar kuzeye, Battalgazi ilçesine gitmeniz gerekiyor. İlçe “Eski Malatya” olarak biliniyor. Kavalalı Mehmet Ali Paşa, 1839’da Osmanlı ordusuyla çarpışmaya giderken burada konaklamış, askerlerini evlere yerleştirmiş. Halk Aspuzu’ya göç etmek zorunda kalmış. Sonrasında evlerine dönmeyip, Aspuzu’da bugünkü Malatya’yı kurmuş. O günlerde kentten geçen İngiliz gezgin W. F. Ainsworth, askerlerin ayrıldığı kentten geriye, 500 harap ev kaldığını yazıyor. Charles Texier de, aynı dönemde kervansarayların ıssız, evlerin perişan olduğunu dile getirmiş.RESTORASYON FACİASIMalatya, Cumhuriyet döneminde gelişmiş. Yöre halkının “Aşağı Şeher” dediği Battalgazi’de yaşayanlar azalırken, Yeni Malatya hızla büyümüş. Bugün kent merkezinde göremediğiniz türde tüm önemli tarihi yapılar Battalgazi’de. Buraya adım atıp bir zamanların muhteşem surlarıyla gözgöze geldiğinizde, zihninizde geçmişin dünyası canlanmaya başlıyor.Battalgazi’deki en önemli Tarihi Eserler Ulu Cami ve Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı. 1224’te Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat’ın yaptırdığı cami birkaç yıl önce çok özenli bir restorasyon geçirmiş. Yolun karşısına geçtiğinizde son derece Romantik kalıntılar içinde Halfetih Camii’nin tek minaresini ve Şahabiye-i Kübra Medresesi’ni göreceksiniz. Ulu Cami’nin tam aksine, Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı’nın restorasyon sonrasındaki hali için söylenecek söz bulmak zor! 1637’de Sultan IV. Murad’ın Bosnalı silahtarı için inşa edilen harika yapı adeta yeniden inşa edilip toplantı merkezine dönüştürülmüş. Orijinalliğe değer veriyorsanız, kervansarayın hali sizi üzecek, hazır olun. Oysa zaman yapıları yıpratırken yaşanmışlık katar, değerlendirir. Türkiye’de birçok yapı, restorasyon adına yenileştiriliyor, özellikleri yok ediliyor. İlçedeki diğer tarihi eserleri, kervansarayın yanındaki meydana yerleştirilen haritada göreceksiniz. Bunları gezmeniz yaklaşık bir saat sürecek, harcadığınız zamana değecek. Vaktiniz sınırlıysa, önceliği iki büyüleyici esere vermekte fayda var. İlki, Kanlı Kümbet. 1300’lerde yapılmış, kubbesi çok ilginç. Çatısı yakın zamanda yenilenmiş. İkinci eser, daha az gizemli ama çok daha mükemmel: Selçuklu Namazgahı. 1243’te yapılmış, henüz restore edilmemiş. Geçmişin dokusunu yansıtıyor.ORTADOĞU’NUN İLK SARAYIHititler’in kurduğu Aslantepe, Battalgazi ile Malatya karayolunun ortalarında. 19. yüzyılda gezginleri bir höyük üzerinde, bir çift taştan aslan gördüklerini yazınca höyüğün adı Aslantepe olmuş. Devam eden kazılar, kalıntıların Ortadoğu’daki en eski saray kompleksi olabileceğini ortaya koyuyor. Kadın, erkek figürlü kerpiç duvarlar dahil pekçok buluntu Malatya Müzesi’nde sergileniyor. İkiz aslanlar Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde. Malatya’dan Battalgazi ve Aslantepe’ye ulaşım yerel otobüslerle çok kolay. Darende’deki muhteşem güzellikteki Somuncu Baba Türbesi’ne mutlaka gitmenizi öneririm. Tohma Kanyonu’nun girişindeki türbe, burada inzivaya çekilen sufi Seyyid Hamid-i Veli’ye (1331-1412) ait. Camisinin, Şanlıurfa’dakini anımsatan bir kutsal balık havuzu var. Türbenin altındaki müze buraya kadar gelmenizin bir başka ödülü. Türbenin yanından, nehri izleyen patika şirin ahşap evlerin bulunduğu piknik alanına varıyor.Malatya’ya dönmeden biraz dinlenmek, yemek yemek istiyorsanız Tohma Kanyonu girişindeki çiçek bahçesine yönelin. Hasbahçe Restoran’ın küçük çardaklarında oturup, günün yorgunluğunu atın. Malatya’da ise Nostalji Restoran’da yer minderlerinin keyfini sürebilir, kağıt kebabı, analı kızlı gibi yerel lezzetleri tadabilirsiniz. Kayısı ürünlerini Şire Pazarı’nda bulacaksınız.Nemrut’un tanrılarıNemrut Dağı ve Türkiye afişlerinde karşınıza çıkan dev Kommegene heykelleri Malatya yakınlarında. Kendini tanrılarla bir tutan I. Antiokhus’un mezarının bulunduğu 2 bin 150 metrelik zirveye vardığınızda, nefesiniz kesiliyor. MÖ. 50’li yıllarda yaşayan, Pers imparatoru Darius ve aynı zamanda onun ezeli rakibi Büyük İskender’in soyundan geldiğini iddia eden kral Antiokhus, gücünü kanıtlamak için baş tanrı Zeus’tan tutun, en güçlü tanrı Herkül’e kadar bir sürü devasa heykeli dağ başına diktirmiş. Mezarın olduğu höyük, 50 metre yüksekliğinde. Henüz içine girilemedi. Höyüğün doğu ve batı cephe teraslarına dokuzar heykel aynı sırayla konulmuş. Nemrut’ta gündoğumu ya da günbatımını izlemenizi öneririm.
Malatya’nın geçmişi BATTALGAZİ’de saklı