Showing posts with label Bursa. Show all posts
Showing posts with label Bursa. Show all posts

Wednesday, February 17, 2010

Strese giren idmana gitti Aydınoğlu spor oteli oldu

Aydınoğlu İnşaat, İstanbul İdealtepe'de 4 yıl önce fitness center olarak açtığı yatırımı Türkiye'nin ilk Spor oteline dönüştürdü. inşaat sektöründe faaliyetleri bulunan şirket elindeki araziyi değerlendirmek için yaptığı fitness center'a voleybol, Basketbol sahaları, açık-kapalı yüzme havuzları ekleyerek spor merkezini 22 dönüm arazi üzerine geliştirdi ,sonra ise 28 odalı butik oteli de ekleyerek Aydınoğlu Otel ve Spor Merkezi adıyla Türkiye'nin ilk spor oteli konspetini geliştirdi. İspanya, Belarus, İran bayan voleybol takımlarını ağırlayan otel, hafta içinde daha çok kulüplere hizmet verirken hafta sonlarında ise ailesi ile birlikte spor yapmak isteyenleri hedefliyor. Aydınoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar Aydın, 2009 Ekim'inde bu konsepti geliştirme kararı aldıklarını söyleyerek "Krizde strese giren evine gitmeden önce spora geldi. Stresini evde eşine, çoluk çocuğuna yansıtacağına spor merkezine gelip deşarj oldu. Krizde bu nedenle işlerimiz açıldı" diye konuştu.



SIRADA Bursa VAR

Otelin Genel Müdürü Gökhan Koç ise 1500 üyeleri olduğunu söyleyerek hedeflerinin hafta sonlarında ailece spor yapanlar olduğunu söyledi. Aydın, spor oteli konseptinin ikinci adımını Bursa'da atacaklarını , bunun için yer aradıklarını söyledi.
Strese giren idmana gitti Aydınoğlu 'spor oteli' oldu

Wednesday, December 9, 2009

Bayramda nereye gideceksiniz?

ANKARA - Bayram tatilinde Anadolu'nun tarihi ve doğal güzelliklerini görmek isteyenler için çok farklı seçeneklerde turlar bulunuyor. Yakın mesafelere seyahat etmek isteyenlere yaşadıkları bölgedeki turlar, uzun gezi yapmayı düşünenlere ise 8-9 günlük turlar öneriliyor. İç Anadolu'da yaşayıp, yakın çevrede Tatil imkanı arayanlar, Kapadokya'yı tercih edebilir. Ihlara Vadisi'nden peri bacalarına, Hacı Bektaş Veli Dergahı'ndan yer altı şehirlerine, Nevşehir'in ilçelerini 2-3 gün içinde görmeyi sağlayan ''Kapadokya'' turlarının mevsim şartları dolayısıyla en güzel tatil seçeneklerinden biri olduğu belirtiliyor. Abant, Amasra, Safranbolu, Gölcük'ün dahil olduğu turda ise doğal güzelliklerin yanı sıra tarihi mekanları da gezme fırsatı sunuluyor. Sonbaharın bütün renklerini barındıran Abant, Gölcük ve Yedigöller, İç Anadolu'da yaşayanlar için yakın mesafeli bayram tatili imkanları arasında yer alıyor. Tur kapsamında, Mudurnu, Sünnet Gölü ve tarihi konaklarıyla ünlü Ankara'nın şirin ilçesi Beypazarı ziyaret ediliyor. Amasya, Hattuşaş, Alacahöyük, Çorum ve Tokat'ı kapsayan ''Galatya'' turunu tercih edenler, turun son gününde, başkentte Anıtkabir ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni gezme imkanı buluyor. Çorum, Hattuşaş, Alacahöyük, Amasya, Ihlara, Derinkuyu ve ve Zelve gibi yerleri içine alan, daha geniş kapsamlı ''Galatya-Kapadokya'' turları da tercih edilebilir. Sema gösterisi izleme fırsatı sunan ''Konya-Kapadokya'' turu da seçenekler arasında yer alıyor. Kısa süreli tatile çıkacaklar için 2 günlük, Bursa-İznik-Trilye Turu iyi bir fırsat. Tur dahilinde, İznik Gölü, Osmangazi ve Orhan Gazi türbelerinin yanı sıra Osmanlıların Bursa'da ilk yerleştikleri bölgelerden olan, Uludağ'ın kuzeyindeki dik eteklerle vadiler arasında kalan ''Kızık'' köylerinden Cumalıkızık köyünde, koruma ve yenileme çalışmaları yapılan bazı evleri gezme fırsatı sunuluyor. Mudanya'da da Osmanlı evlerinin en güzel örneklerini görmek mümkün oluyor. ATATÜRK'ÜN AYAK İZLERİBayramda farklı bir tatil yapmak isteyenler ''Atatürk'ün ayak izleri'' turunu tercih edebilir. Son dönemlerde yoğun ilgi gören tur kapsamında, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'dan başlayan ve kurtuluş mücadelesinde sırayla gittiği, kongreler düzenlediği şehirlerin başlıcaları ve tarihi kongre binaları ziyaret ediliyor. Tura katılanlar kurtuluş mücadelesine ev sahipliği yapan Anadolu insanının yaşadığı yerleri görme ve Kurtuluş Savaşı öncesi verilen mücadeleyi bir kez daha yerinde yaşama fırsatı buluyor. Tur 3 gece 4 gün sürüyor. AKDENİZ'DE GEZİ YOĞUNLUKLU BAYRAM TATİLİEge ve Akdeniz bölgelerini gezmek isteyenler için de birçok tur alternatifi bulunuyor. Bunun yanında bayram için Dalyan, Ölüdeniz, Kaya Mezarları, Batık Kent'in görülebileceği 3-4 gün süren ''Likya'' turu bulunuyor.
Antalya, Side, Manavgat, Alanya'yı görmek isteyenler ise ''Pamfilya'' turuna katılabilir. Antalya'nın tarihi ve turistik mekanlarının yanı sıra doğal güzelliklerini de görmek isteyenler için iyi bir seçenek olan tur, 5 gün sürüyor.
Türkiye'nin UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Pamukkale'de, 2-3 gün tarih, doğa ve termal tatil geçirmek isteyenler için ''Pamukkale'', Tarsus, Mersin, Antakya, Adana, Konya'yı içine alan ''Kilikya Turu'' Akdeniz'de gezi ağırlıklı bayram tatili fırsatı sağlıyor. 3 gece 4 gün süren tur kapsamında, Yedi Uyurlar, cennet-cehennem obrukları, Tarsus Şelalesi, Nusrat Mayın gemisi görülecek yerler arasında. Ayvalık, Cunda Adası, Pamukkale'yi kapsayan ''İonya turu'' da tercih edilen turlar arasında yer alıyor. 'GAP' TURU İLE BİRÇOK YERİ GÖRME İMKANISıra gecelerine katılmak, Balıklı Göl'ü gezmek, Harran evlerini görmek isteyenlere ise ''GAP'' turu öneriliyor. 8 gece konaklamalı bu turlarda, tek seferde Adana, İskenderun, Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Diyarbakır ve UNESCO'nun ''Dünya mirası'' olarak korumaya almaya çalıştığı Mardin görülebiliyor. ''GAP'' turları içinde farklı güzergahla farklı kalkış günü seçenekleri bulunan 5-6 gün seçenekleri de sunuluyor.
UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Safranbolu, bayram tatilinde görülebilecek yerler arasında yer alıyor. Tur kapsamında Amasra, Bartın, Zonguldak'ı görmek isteyen tatilciler Batı Karadeniz turlarına katılabilir. ŞEB-İ ARUZ TURLARI Mevlana'nın ölüm yıl dönümü olan ve her yıl büyük bir ilgiyle takip edilen Konya'daki Şeb-i Aruz törenleri için tur rezervasyonları da başladı. EtsTur Kültür Turları Müdürü Serdar Eşmeli, Mevlana'yı genç kuşaklara tanıtmak ve anısını yaşatmak amacıyla düzenlenen törenlerin görülmeye değer olduğunu ifade ederek, ''Dünyanın dört bir yanından turistler törenler için geliyor. Yurt içinden de gelen oldukça fazla. Bu yıl, Etstur olarak 500 kişiyi Şeb-i Aruz törenlerini izlemeye götüreceğiz'' dedi. Turlara ilginin yoğun olduğunu ve yerlerinin kalmadığını kaydeden Eşmeli, tur kapsamında Konya, Mevlana Müzesi, Sema töreni, Akşehir, Nasrettin Hoca Türbesi, Karatay Müzesi, İnce Minare ve Alaattin Tepesi gezilerinin bulunduğunu, isteyenlere 17 Aralıktaki ''Büyük Vuslat Töreni''ni izleme imkanı verileceğini söyledi. TATİL MERAKLILARINA KÜLTÜR TURLARISerdar Eşmeli, bu yıl İstanbul ve Ankara kalkışlı kültür turlarına ilginin yoğun olduğunu belirterek, Kurban Bayramı tatilinde yoğun olarak 2 ve 3 gece konaklamalı Kapadokya, Galatya ve GAP turlarının tercih edildiğini bildirdi.
Ayrıca, Kilikya (Antakya-Kilis) turlarının tam zamanı olduğunu vurgulayan Eşmeli, bayramda yaklaşık 2 bin kişiyi kültür turları kapsamında seyahat ettirmeyi planladıklarını belirtti.
Eşmeli, ''Daha çok yakın bölgelerde, Kapadokya, Pamukkale gibi 4 mevsim-12 ay çalıştığımız yerlere ağırlık vermeye çalışıyoruz. Ayvalık ve çevresi, Kuşadası, Meryemana ve Efes'i içine alan İonya turu, Bodrum ve Marmaris'i içine alan Karya turu, Teke Yarımadası'nı içine alan Likya turu yoğun ilgi görüyor. Antalya Pamfilya turu bu turlara göre biraz daha önde'' dedi.
Jolly Tour Acenteler ve Satış Müdürü Murat Kuduzcu da kültür turlarını otobüs, profesyonel rehber, konaklama ile bir bütün oluşturacak şekilde hazırladıklarını söyledi.
Kış şartlarının henüz kendini fazla göstermediği günlerde ''tatil meraklılarına'' kültür turlarını önerdiklerini ifade eden Kuduzcu, ''Kültür yörelerine seyahat eden konuklarımız gittikleri yörenin tüm lezzetlerini, kültürlerini görürken, alışveriş yaparak, resim çekerek, otobüste yeni yeni insanlar tanıyarak keyifli bir tatil yapabilirler. Bu dönem yine en fazla talep alan bölgelerin başında, Kapadokya, GAP turları, ılıman bölgelere yapılan turlar ilgi çekmektedir'' diye konuştu.
Bayramda nereye gideceksiniz?

At sırtında Evliya Çelebi’nin izinde

Seyahatname’nin ışığında, Evliya Çelebi’nin ayak izlerinden Anadolu’yu gezme fikri Prof. Gerald Maclean’e ait. Exeter Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Maclean, 1996’da eşi Donna Landry ile Tatil için Kapadokya’ya gelmişti. Eşi, Kent Üniversitesi’nde İngiliz - Amerikan edebiyatı profesörüydü. Atla çevreyi gezerken, “Neden atla Türkiye turu yapmıyoruz” diye düşündüler. “Bu turu Amerika’da yapamazsınız” diyor Maclean. “Çünkü insanlar saldırgan, biri sizi vurabilir. İngiltere’de her yer özel arazi, giremezsiniz. Türkiye’de kırsal kesim buna müsait. Aynı dönemde Edinburg Üniversitesi’nden Osmanlı Tarihçisi Caroline Finkel ile tanıştık, o da Türkiye’yi yürüyerek gezmek istediğini söyledi. Bu iki projeyi birleştirdik.” 2007’DE İLK DENEMEGezi bir “Reenacment,” yani geçmişte yaşanan olayı tekrarlama projesi olacaktı. Maclean, geçmişte Anadolu’ya gelen Batılı seyyahlar üzerine çalışırken, onların rotasından geçmiş, çevreyi incelemişti. Yine aynı yöntemi uygulayacaktı. “İngiliz yazar yerine, neden Evliya Çelebi’nin rotasını izlemiyorum, diye düşündüm. Evliya Çelebi’nin oryantalist bakış açısından uzak olması da avantajdı. Eğer Avrupalı gezgin seçseydik, Batılı yaklaşımını tekrarlamak zorunda kalacaktık. Avrupalı seyyahlar planlı gezerken, Evliya’nın asla belirli bir rotası yoktu. Adeta rüzgarın götürdüğü yere gidiyordu. Bu yüzden akademik çalışmam açısından da önemliydi. Bu projeye hazırlanırken, Batı’da Evliya Çelebi’nin ne kadar az bilindiğini görüp şaşırdım.”Maclean, 2007’de Evliya Çelebi’nin batı rotalarından bir kısmını otomobille geçerek, geçerliliğini araştırdı. Seyahatname’de bahsedilen köylerin yerinde olup olmadığına baktı.Sonunda gezi bu yıl, 22 Eylül’de başladı. Yalova’nın Altınova ilçesi yakınlarındaki sahil köyü Hersek’ten yola çıktılar. Türkiye Jokey Kulübü sponsor olmuş, Avanos’tan yedi at getirilmişti. Ekipte Maclean ve eşinin yanı sıra Caroline Finkel, atların sahibi Akhal-teke Binicilik Merkezi’nden Ercihan Dilari, Der Spiegel muhabiri Susan Wirth, Kanadalı Teherese Tardif yer alıyordu. 42 günlük yolculuk boyunca yeni katılımlar oldu. Eski İngiltere Büyükelçisi’nin eşi Patricia Daunt, geçmişte Türkiye’de 10 yıl yaşayan Botanikçi Andrew Byfield yolculuğun bir bölümüne eşlik etti. Geziyi tamamlayanlar, planlayan üç kişiydi: Maclean, eşi ve Finkel. Yol boyunca ekibi bir kamyon izledi. At malzemelerini, çadırları taşıdı, mutfak hizmeti verdi. Sabancı Üniversitesi’nden antropolog ve sözlü tarihçi Dr. Leyla Neyzi ön araştırma sırasında ekibe yardımcı olurken, Açık Radyo’dan Mahir Başdoğan projeye destek verdi. Zeytinoğlu şirketi yol boyunca at yemi sağladı. Kütahya Porselen, Güral Porselen, Kütahya Belediyesi ve akademisyenlerin üniversiteleri projeye destek oldu. Ekip çoğunlukla çadırlarda geceledi. Bazen köy misafirhanelerinde konakladı.SANKİ İKİNCİ GEÇİŞİMİZDİ Yolculukta Evliya Çelebi’nin batı rotasını takip ettiler. Evliya, İstanbul’dan başlayarak İzmit’e gitmişti ama günümüzde bu bölgeyi atla geçecek yol yoktu. Karşı kıyıdaki Hersek’ten başlayıp, Evliya Çelebi gibi 1200 kilometrelik rotayı Kütahya’da bitirdiler. Evliya Çelebi, İnegöl-Tavşanlı- Kütahya-Afyon-Sandıklı-Banaz-Ovacık-Uşak-Gediz-Simav-Gediz-Kütahya yolunu izlemişti. Proje sırasında grup, ufak değişikliklerle, bu dolambaçlı hattı takip etti. Kasabalar arasındaki gözden uzak köylere girdi. İznik’ten Bursa, İnegöl, Domaniç, Kütahya, Afyon, Boyalı, Sinanpaşa, Banaz, Ovacık, Uşak, Mesudiye, Eski Gediz, Simav ve tekrar Kütahya’ya geçtiler. Ekibin amaçlarından biri de Osmanlı’dan günümüze kalan binicilik kültürünü ortaya çıkarmaktı. Yol boyunca rahvan at yarışları, cirit müsabakaları, pazarlarda at koşumları satan esnaf, at malzemesi yapım atölyeleri, binicilik merkezleri gibi atçılık kültürüne ait bir çok izi görüntülediler. Gerald Maclean, başından itibaren rahat bir yolculuk olduğunu söylüyor. Son bir iki gün yaşanan ani sıcaklık düşüşü dışında yol boyunca hava koşulları da onlardan yanaymış: “Uğradığımız yerlerde nasıl karşılanacağımızı bilmiyorduk. Birkaç garip bakış dışında çok iyi karşılandık. Özellikle çocuklar çok meraklıydı, bizi görmekten mutlu oldular. İkinci günden itibaren, bu yollardan daha önce geçtiğim hissine kapıldım. Sanki daha önce bu pazarlara, çarşılara uğramış, satıcılarla tanışmıştım. Sonrasında rotamız nehirlerden, tepelerden, açık araziden, vadilerden, köylerden geçti. Kamyonumuz konaklayacağımız yere bizden önce gidiyordu. Muhtar ve jandarmayla görüşüp, bilgi veriyordu. Londra’daki Türkiye Büyükelçiliği ve Kültür Bakanlığı’nca verilen belgeleri gösteriyordu.”Sadece Uşak’ın Ovacık köyünde sorun yaşadılar. İki yıl önce onlara her türlü yardımı yapma sözü veren ve projeden çok mutluluk duyan muhtar gitmiş, yerine yeni muhtar gelmişti: “Bize söz verilen misafirhanede kalamayacağımızı, köyde istenmediğimizi söylediler. Biz de çadır kurduk. Sabaha karşı 6’da muhtarın ihbarıyla Jandarma geldi. Muhtar ısrarla pasaportlarımızı almak istiyordu. Sonunda jandarma bizim zaten köye davet edildiğimizi gördü, sorun kapandı.” KAMYONLARINA EL KONULDUBir başka kötü anı Kütahya yolunda, Çavdarhisar’da yaşanmış: “Burada hava çok kötüydü, dağda kar yağmak üzereydi. Atları karda dışarda bırakamazdık. Bu gece Çavdarhisar’da bir polis kamyonumuzun belgelerini kontrol etti. Aracın eski sahibinden kalan borçlar vardı, kamyona el konuldu. Tüm eşyalarımız boşaltıldı. Atları bir ahıra koyduk. Kütahya’dan bir kamyon gelip, atları götürdü. Bu arada kamyonu satan komisyoncu bize yeni bir araç gönderdi, sorunumuz çözüldü.” Bu iki olay dışında gezi olumlu geçtiğini söylüyor Maclean: “Her gittiğimiz kasabada, köyde iyi karşılandık. Bizi gördüklerine memnun oldular. Gelecekte turistik rotaya dönüşürse, sık sık atlılar geçerse köylüler aynı misafirperverliği gösterir mi, bilmiyorum. Türk turizmi Bodrum, Antalya’ya odaklanmış. Neden Çavdarhisar’a ya da Kütahya’ya gidilmiyor? Projemizin bir amacı da yeni Turizm temalarına yönelimi teşvik etmekti.” YOLU EN AZ ÜÇ KİŞİYE SORMALI Ekip bir başka ilginç olayı, yol sorarken yaşadı: “Bazı çobanlar asfalt yolu hiç bilmiyordu. Bu yoldan, diyorlardı ama zamanla bize ayıp olmasın diye yolu bilmeden söylediklerini fark ettik.” Bu nedenle Domaniç yakınlarında kayboldular. Çünkü muhtar, çeşmeye kadar gidip sağa dönün, demişti. Karşılarına çıkan bir başka yaşlı köylü ise çeşmeden sola dönmelerini önermişti. Muhtarı dinlediler, gece yarısı kendilerini dağbaşında buldular. “Şanslıydık ki ay ışığı vardı ve sonunda jandarma, itfaiye araçlarının koruması eşliğinde gelip bizi buldu” diyor Donna Landry. Bu tecrübeden sonra, yolu en az üç kişiye sormaya karar vermişler. Gerald Maclean’in dikkatini yollardaki çöplükler çekmiş. Ayrıca birçok yeni camiye rastladıklarını anlatıyor. “Kuran kursları var, okullarda Bilgisayar yok” diyor. Çok sayıda köyün, kayıtlı görünen nüfusuna rağmen ekonomik zorluklar yüzünden aslında boşalmış olduğunu fark etmişler. Bu gezinin sonuçları önümüzdeki yıllarda yayımlanmaya başlayacak. 2011’de önce Evliya Çelebi’nin rotasını, GPS verileriyle sunan, ekibin gözlemlerini yansıtan bir kitap yayımlanacak. Ayrıca bir de küçük rehber kitap çıkarmayı düşünüyorlar. Yolculuğun Ajans 21’den Nurdan Arca yönetmenliğinde, Mehmet Çam’ın prodüktörlüğünde çekilen belgeseli de 2011’e kadar tamamlanmış olacak. (Proje hakkında www.sabanciuniv.edu/ssbf/evliyacelebi/tr/ sayfasından ayrıntılı bilgi alabilirsiniz) PROF. GERALD MACLEANTürkler hakkındaki önyargılar, Anadolu’ya gelen ilk gezginler sayesinde azaldıProf. Gerald Maclean, Exeter Üniversitesi’nde ingilizce bölümü öğretim üyesi. 15 yıldır, 16 ve 17. yy’da Osmanlı İmparatorluğu ile İngiltere arasındaki ilişkiler üzerine çalışıyor. Bu dönemden İngilizler’e ait bir çok el yazması bulmuş. Osmanlı’ya gelen ilk gezginlerin notlarında, şu ortak ifade dikkatini çekmiş: “Türklerin Korkunç, zalim ve şeytan olduğu söylenir hep, doğru olmadığını gördük, başka şeyleri keşfettik.” 16. yüzyılın sonunda, İngilizlerin önyargıları değişmeye başlamış. “Önce Osmanlı’ya gelen ilk gezginler, ardından bu topraklara hiç ayak basmamış yazarların Osmanlı’yla ilgili görüşleri üzerine iki kitap yazdım. İkinci gruptaki yazarların eserleri, eski bilgilerin tekrarı gibiydi.”Maclean, Türkiye’ye ilk kez 1974’te, Yunanistan’da yaşarken, gelmiş. O zaman Yunan dostlarının “Niye gidiyorsun ki orası Türklerle dolu, İstanbul aslında bizim şehrimiz” dediğini söylüyor. İstanbul’a geldiğinde, Türklerin Batı’da onlara atfedilen şablonlardan farklı davrandığını gözlemlemiş. Önyargıların bugün AB tartışmaları sırasında Almanya ve Fransa’da yeniden ortaya çıktığını söylüyor. Batı’daki “Korkunç Türk” imgesi, zamanla Maclean için inceleme konusuna dönüşmüş. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’yle de bu çalışma sırasında tanışmış. Yararlandığı önemli kaynaklardan biri olmuş.PROF. DONNA LANDRYKültür turizmi rotasına dönüşebilirEvliya Çelebi’nin Hersek - Kütahya rotası farklı temalarda alternatif turizm rotalarına dönüşebilir. Geçtiğimiz bazı köylerde geleneksel yöntemlerle Organik Tarım yapılıyordu. Köylüler sağlıklı yaşıyor. Ekolojik, sürdürülebilir bir Yaşam modeli bu. Yurdışında ilgi çekebilir. Kültür turizmi, atla sürüş turizmi yapılabilir. Yol boyunca Osmanlı eserleri, arkeolojik sit alanları görülebilir. Hatta slow food hareketine ilgi duyanlar, yani geleneksel yöre yemeklerini merak edenler için bile bu rotada turlar düzenlenebilir.
At sırtında Evliya Çelebi’nin izinde

Tuesday, December 8, 2009

Bayramda tarih ve kültüre gezinti fırsatı

ANKARA - Yürüyüş ve sık sık yer değiştirmeye dayalı kültür turları için en uygun dönem Sohbahar. Yazın boğucu sıcağı ile kışın soğuğundan uzak olan bu dönem, tatilcilere daha rahat gezinti imkanı sunuyor. Bu kapsamda, hafta sonu ile birleştirilebilecek Ramazan Bayramı da tarih ve kültüre yolculuk yapmak isteyenler için ideal Tatil fırsatı yaratıyor. Sohbaharda özellikle Kapadokya turları revaçta. ''Atların ülkesi''ndeki doğa ve insanın ortak çalışması sonucu oluşan büyülü peri bacaları, eski konaklar ile yer altı şehirleri mutlaka gezilmesi gereken yerler arasında. Özellikle bir gecenin buradaki konaklarda geçirilmesi tavsiye ediliyor. Kapadokya turları kapsamında Ihlara Vadisi, Derinkuyu, Uçhisar, Göreme Açıkhava Müzesi, Hacı Bektaş Veli Dergahı, Yeraltı Şehri, Asmalı Konak, Avanos, Güvercinlik Vadisi, Dervent, Paşabağ görülüyor. Bu turların fiyatları genellikle 220 TL'den başlıyor.
SOHBAHARDA AKDENİZ'İN MAVİ SULARI...
Yaz tatilini doyasıya yapamayıp, kış gelmeden Akdeniz'e gitmek isteyenler için de bayramda Pamfilya turları var. Akdeniz'in en gözde tarihi ve doğal mekanlarında unutulmaz bir yolculuk sunan bu turlar, 3 veya 4 gece sürüyor ve tekne turlarıyla Antalya kıyıları, Kemer Phaselis, Olimpos, Yivli Minare, Manavgat, Side, Apollon Tapınağı, Antik Tiyatro, Agora, Düden Şelalesi, Yörükköyü, İnsuyu Mağarası ve Sorgun geziliyor. Likya turlarında ise masmavi koylar, yeşilin binlerce tonu ve tarihsel mekanlar bir arada...
Ege'nin en gözde destinasyonlarını kapsayan bu turların uğrak mekanları arasında, Dalyan, Oniki Adalar, Ölüdeniz, Kekova tekne turları, Kaya Mezarları, İztuzu Plajı, Caretta Carettalar, Saklıkent Kanyonu, Amintaş, Simena, Batık Kent, Ölüdeniz, Kayaköy yer alıyor. Ramazan Bayramı'nı sahil şeridinde geçirmek isteyenler, Edirne'den Ayvalık'a ''rüya'' turlarına katılabilir. Edirne Selimiye Camisi'nde başlayan tur, Kırkpınar Meydanı, Tunca Nehri, Bursa Yeşil Türbe, Ulu Camii, Şeytan Sofrası, Sarımsaklı, Bozcaada, Akçay, Altınoluk, Küçükkuyu, Edremit, Burhaniye, Tavşan Adası ve Geyikli Kilisesi ile son buluyor. Akdeniz'in koylarını kapsayan Karya turlarında seçenekler arasında yer alıyor.

MİSTİK ATMOSFERE YOLCULUK...
Güneydoğu'nun sıcağının bir nebze azaldığı sonbaharda gözde kültür turlarından biri de GAP... Doğu'nun mistik ve gizemli atmosferine yolculuk yapılan bu turlarda, Adana, İskenderun, Hatay, St. Pierre Kilisesi, Gaziantep, Şanlıurfa, Harran, Balıklı Göl, Adıyaman, Nemrut, Mardin, Nusaybin, Midyat, Hasankeyf ve Diyarbakır gibi Güneydoğu'nun tarih ve kültür kokan destinasyonları geziliyor. Kilikya'ya yolculuk yapmayı isteyenler için de turlar Mersin'den başlıyor. Cennet- Cehennem, Anamur, Adana, Tarsus, St. Paul Kuyusu Kleopatra Kapısı, Yedi Uyurlar, Şahmeran Hamamı, İskenderun, Yılan Kale, Mozaik Müzesi Harbiye ve Nekropolis'ten geçerek Asi Nehri'nde son bulan turlar 3 ya da 4 gün sürüyor.
Nemrut
''Anadolu tarihine açılan kapı'' Galatya da bayram turları arasında. Tarihi yapılar ve Anadolu'nun etkileyici güzellikleri arasında gerçekleşecek turda tatilciler Hitit uygarlığına misafir oluyor. Tur kapsamında, Çorum, Hattuşaş, Büyük Kale, Aslanlı Kapı, Kral Kapısı, Yazılı Kaya, Alacahöyük, Sfenksli Kapı, Amasya, Borabay Gölü, Ferhat ile Şirin Su Yolu, II. Mehmet Cami, Torumtay Medresesi Mumyalar Müzesi geziliyor. Bayramda Türkiye'nin oksijen deposu Karadeniz'de tertemiz havayı solumak da seçenekler arasında yer alıyor. Yeşilin her tonunun bulunabileceği bu tur, Fırtına Deresi, Ayder, Artvin, Kafkasör, İyidere, İkizdere, Sümela Manastırı, Uzungöl, Ünye, Fatsa, Safranbolu ve Kastamonu'yu kapsıyor.
Hasankeyf
''TALEP ARTIYOR''
Etstur Kültür Turları Müdürü Serdar Eşmeli, Ramazan Bayramı'na yönelik taleplerinin şimdiden başladığını ve her geçen gün arttığını söyledi. Eşmeli, ''Geçen senelere oranla küçük bir büyüme bekliyoruz. Bu yıl kriz etkisi nedeniyle tatile çıkamayan, çok bunalan insanların, bayram tatili fırsatlarını kaçırmayacaklarını düşünüyoruz'' dedi. Sonbahara denk gelmesi dolayısıyla GAP, Karadeniz, Kapadokya gibi turlarda ilginin artmasını beklediklerini ifade eden Eşmeli, ''Şu ana kadar misafirlerimizin bayram tatili tercihleri ağırlıklı olarak bu bölgelere geliyor'' diye konuştu. Eşmeli, şunları kaydetti: ''Yurdumuzun dört bir yanı birbirinden güzel değeri, lezzeti, hikayeyi barındırıyor. Bu bayram misafirlerimizi, bir değişiklik yapıp cennet vatanımızın bir köşesini tanımaya davet ediyoruz. O kadar çok sayıda Güzellik var ki, bu turlardan pek çok unutulmaz anı ve yeni dostluklarla döneceklerine eminiz.''
Bayramda tarih ve kültüre gezinti fırsatı