Showing posts with label Sigara. Show all posts
Showing posts with label Sigara. Show all posts

Thursday, December 31, 2009

Horlama aşkı bitiriyor


Ordu Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatma Küçüker, Ordu Devlet Hastanesi bünyesinde geçen mart ayında açılan uyku laboratuvarının Türkiye'de devlet hastaneleri bünyesinde bir ilk olduğunu ve şu ana kadar horlama şikayeti ile gelen 150 dolayında hastanın tedavi gördüğünü bildirdi.
Horlamanın çeşitli nedenleri olduğunu anlatan Küçüker, şu bilgileri verdi:“Horlama, ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçimindeki ses olarak biliniyor. Sebebi dengesiz Beslenme, boğaz-burun bölgelerindeki rahatsızlıklar ve hastanın yatak üzerinde dengesiz yatması olabiliyor. Alkol ve Sigara da aynı şekilde horlamaya neden olabilir. Yine kişi eğer çok yorgun ise horlama başlar. Burada önemli unsur horlamanın sürekli olmasıdır.”Çocuklarda görülen horlamaların ise genellikle kilodan kaynaklandığını ve bu konuda ailelerin daha dikkatli olması gerektiğini belirten Küçüker, horlamanın ciddi bir sorun teşkil ettiğini kaydetti.Horlamanın sosyal olarak evli çiftler arasında da soruna neden olabildiğini vurgulayan Küçüker, şunları dile getirdi:“Horlayan kişi ailenin diğer bireyleri için de uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi Tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. En önemlisi evli çiftler ilk olarak yataklarını ayırır, sonra odalarını ayırır, sonuçta da bu boşanmaya kadar gidebilir. Bu nedenle horlama hali hafife alınmamalı.”TEDAVİHorlamanın tedavi yöntemleri hakkında bilgi de veren Dr. Küçüker, çeşitli önerilerde bulundu.Yetişkin kişilere Spor yapmalarını öneren Küçüker, “Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen Alerji ilaçlarını uykudan önce almamalı. Uykudan 4-5 saat önce alkol almaktan kaçınılmalı. Uykudan 3 saat önce ağır yemek yenilmemeli. Aşırı yorgunluktan sakınmalı. Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli. Aileler, çocukların kilo almasının önüne geçmeli. Kişinin burun ve boğazında rahatsızlık söz konusu ise mutlaka hekime başvurulmalı” diye konuştu.Ordu Devlet Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren uyku laboratuvarı hakkında da bilgi veren Küçüker, horlama şikayeti ile gelen hastaların öncelikli olarak yakınlarından uyku halindeki durumuyla ilgili bilgi aldıklarını belirten Küçüker, “Daha sonra hastalar bir gece burada uyutularak gece uyku hali gözlemleniyor. Horlamanın nedenleri tespit ediliyor. Eğer horlamanın sebepleri arasında kişinin burun ve boğaz kısmı ile alakalı ise tedavi o yönde yapılıyor” dedi.
Horlama aşkı bitiriyor

Wednesday, December 23, 2009

Paris in sıra dışı müzeleri


Sihirbazlık dersi alabilirsiniz
Paris’in en güzel mahallerinden Marais’deki Müze büyücülük ve sihirbazlığa ışık tutuyor. 16. yüzyıldan kalma, tonozlu bir mahzene kurulmuş. Koleksiyonunda 17. yüzyılda hokkabazların kullandıkları fincanlardan, 19. yüzyılda aletli gösterilerde kullanılan “bilge” otomat makinelere çok sayıda obje bulunuyor. Müzenin “ruhçuluk” vitrininde ise medyumların kullandığı aksesuvarlar sergileniyor: Öbür dünyadan mesajlar aktaran hileli tablolarla, ünlü Macar hokkabaz Houdini’nin kehanet kutusu da objeler arasında. Göz ilüzyonu salonunda ise vücudun testereyle kesilip havada uçtuğu hissini veren mitik kuleler tekniği görülebilir. Müze personelinin çok sempatik olduğunu, yaklaşık 1,5 saat süren turun kısa bir sihirbazlık gösterisiyle süslendiğini de söyleyelim. Butikteki sihirli aynalarla göz yanılmacası üzerine kurulu makineler küçükler gibi büyüklerin de ilgi odağı. Yıl boyunca sihirbazlık dersleri verilen müze çarşamba, cumartesi ve pazar günleri 14.00 - 18.00 arası açık. Giriş yetişkinler için 9, çocuklar içinse 7 Euro. (www.museedelamagie.com)
Domatesler bile nikotinli
Sigara yasağının çok sayıda ülkede yarattığı tartışma şöyle dursun, Paris’in 11’inci bölgesindeki bu küçük müze Sigara severlere adanmış bir minik ada adeta. Farklı kıtalarda ve dönemlerde her türlü “duman içiciliği” üzerine yıllardır çalışan ve konu hakkında bir de antoloji hazırlayan Michka-Tigrane Hadengue çiftinin 2001 yılında açtıkları müzenin ilginç sloganları arasında “Daha az içmek ama daha iyi içmek” de var. Müze koleksiyonunun en önemli parçasını farklı çağlardan ve bölgelerden gelen pipolar oluşturuyor: Afyon pipolarından, ince uzun flaman pipolarına, Çin’den gelme antika su pipolarından, nargilelere yok yok. Tibet çakmakları, kurutulmuş bitkiler için öğütücüler, gizli çekmeceli pipolar, Amazonya kökenli şamanik tütün ruloları... Ünlü desinatör Mister Natural’in vitrinlerdeki desenlerini, 19. yüzyıl tarihli mizahi gravürler, 1900’lerde çok eğlenceli olduğu düşünülen, ağızlarında sigaralarla çocukların görüntülendiği kartpostallar tamamlıyor. Göze çarpan ilginç detaylardan biriyse İsviçre menşeli, kenevirli makarna paketi! Müzede bir de bitki bölümü oluşturulmuş. Kenevir ve haşhaş saksılarının yanı başındaki domatesler göründüğü kadar masum değil: Nikotin içeriyorlar! Girişin 5 Euro olduğu müze pazar ve pazartesi hariç her gün 12.30-19.00 arası açık.(www.museedufumeur.net)
Çocukluğunuzu hatırlatacak
Bu küçük müze, koleksiyoncu Jean-Paul Favand’ın tutkusunun ürünü. 19. yüzyılın şenlik atmosferini yeniden canlandırmak isteyen koleksiyoncu, interaktif gezinin yapılabileceği rengarenk bir dünya yaratmış. Tahta atlara binmeye, piyango oynamaya hakkımız var burada. En eğlenceli oyunsa şüphesiz 1898 tarihli İngiliz atlıkarınca. İlk yapıldığında buharla, ardından elektrikle çalışan sistem bugün, ziyaretçilerin bilek gücüyle dönüyor.Yaldız ve gümüş kaplamanın cıvalı aynalarla karıştığı; Belçika art nouveau, Alman lirik, İngiliz Romantik ve Fransız klasik akımının ürünü çok renkli ahşabın saltanat sürdüğü bir şenlik alanı burası. Üstelik her biri 19. ve 20. yüzyılın büyük isimleri Limonaire Kardeşler, Gustave Bayol, Müller’in elinden çıkma.Müzenin Müzik salonunda şaşırtıcı bir konser: Manivelasının çevrilmesiyle çalışan 1934 yapımı mekanik Kafe orgu, kuyruklu otomatik Piyano ile bir çan önce bir Polka dansı, ardından Çaykovski’nin 2 numaralı valsini çalıyor. Seyircilerse, balmumu mankenler.Girişin yetişkinler için 12,5, çocuklar içinse 4 Euro. Müze, randevu üzerine açılıyor. (www.pavillons-de-bercy.com)
Esrarengiz ritüeller
Gözlerden uzak çalışmayı tercih eden, ritüelleri ve uluslararası bağlantılarıyla her zaman merak konusu olan masonlara ithaf edilen bu müzeye giriş Bedava, haftanın her günü açık. Bina aynı zamanda Avrupa’nın en eski mason grubu “Grand Orient de France”ın merkezi. Müzenin beş bin parçadan oluşan ve 18. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan koleksiyonu, piramit vitrinlerde sergileniyor. El yazmaları, usta önlükleri, madalyalar, mücevherler koleksiyonun parçalarından oluşuyor. Müzenin masonluk, ezoterizm, ruhçuluk ve paranormal olayları konu alan 100 bin eserin yer aldığı bir de kütüphanesi var. Kitapların yanı sıra patentler, diplomalar, ritüel görselleri bu bölümde görülebilir. Müzenin koleksiyonu açık artırmalardan elde edilen yeni objeler ve kişisel bağışlarla her geçen gün genişliyor. Müze duvarlarının birkaç yıldır çağdaş plastik sanatlar alanında çalışanların ürünlerine açıldığını da belirtelim. (www.godf.org/foreign/ uk/musee_uk.html)
İlaçtan ütüye çakma ürünler
Taklit malların dünya pazarındaki oranı yüzde 9’a tırmanır da Parisli üreticiler konunun müzesini yapmaz mı! Hem de taa 1951’de kurulmuş! Taklit mala karşı kurulan ilk Fransız derneği İmalatçılar Birliği’nin açtığı müze, Paris’in en şık köşelerinden birinde, 16. bölgede. Taklitle orijinalin yan yana sergilendiği müzede baş köşeyi lüks mallar tutuyor; Cartier ve Rolex ilk sırada gelenler. Deri çanta, kemer, Parfüm, Mücevher, beyaz eşya, Bilgisayar, DVD, CD, ilaç, oyuncak, kısacası aklınıza gelebilecek her türlü ürün dizaynı ve ambalajıyla neredeyse aynı görünen taklidiyle yan yana. Ünlü peynir markası La Vache Qui Rit bile Polonya, Mısır ve Suudi pazarındaki taklidiyle, “Vache Kiki” ile almış yerini. Müzenin giriş salonunda Roma dönemine ait ilk markalı amfora ile taklidi sergileniyor. Vuitton’un 20. yüzyıldaki taklit çantalarının ve ünlü Fransız heykeltıraş Rodin’in bronz heykellerinin de aralarında olduğu 350 objenin sergilendiği müzedeki gezinizin sonunda, taklitle orijinal arasındaki farkları kafanıza kaydedip, tuzağa düşmemeyi öğreniyorsunuz. Derneğin amacı da bu zaten... Pazartesi dışında her gün 14.00-18.00 arası açık. Giriş 4 Euro. www.unifab.com

Paris’in sıra dışı müzeleri

Tuesday, December 8, 2009

Bayram trafiğine dikkat

BURSA/EDİRNE - Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği araştırma Derneği Başkanı İhsan Memiş, her yıl dini bayramların uzun olması nedeniyle iller arasındaki akraba ziyaretleri veya Tatil yerlerine gitmelerin arttığını söyledi.
Bu durumun trafikte yoğunluğa yol açtığını ifade eden Memiş, bu yoğunluğa bağlı olarak ölümlü kazaların sayısının arttığını ve dini bayramların sevinç ve buluşma yerine çok üzücü hale dönüştüğünü belirtti. Memiş, 2003-2008 yılları arasında ramazan bayramlarında toplam 35 gün tatil kullanıldığını bildirerek, şunları kaydetti: ''Bu 35 günlük dönemde 250 ölümlü trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 611 kişi olay yerinde öldü, 13 bin 680 kişi yaralandı. Yaralananlardan bir bölümünün, Sağlık kuruluşuna götürülürken yollarda, hastanelerde ölmesiyle toplamda ölü sayısı 679 oldu. Son 6 yıla bakıldığında ramazan bayramı tatillerinde gün başına ölü sayısı yaklaşık 20 kişiyi bulmaktadır.''
KAMYON VE TIR UYARISI
Türkiye'de bu yıl haziran ayı sonu itibarıyle 2 milyon 850 bin kamyon, tır ve kamyonet bulunduğunu ifade eden Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Başkanı Memiş, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Yani toplam araç sayımızın yüzde 21'ini kamyon, tır ve kamyonetler oluşturuyor. Bunların yıllık kazaya karışma oranı da otomobillerden sonra gelmektedir. Bu nedenle Ramazan Bayramında yük taşımacılığında gecenin tercih edilmesi, çok zorunlu meyve, sebze veya ilaç gibi taşımacılık dışında kamyon ve tırların yola çıkmaması, böylece yolcu taşımacılığına öncelik verilmesini bekliyoruz. Böylece ölümlü kazaların en aza indirilmesinde önemli katkı sağlanmış olacak.'' Toplam araçların yüzde 49,5'ini oluşturan Otomobil sahiplerinin ise yola çıkmadan önce lastikleri başta olmak üzere araçlarını kontrol etmelerini öneren Memiş, şöyle dedi: ''Kesinlikle 'kabak' diye tabir edilen aşınmış lastiklerle yola çıkılmamalı. Mümkünse gündüz ve tecrübeli şoförlerle yola çıkılmalı, aşırı hız yapılmamalıdır. Sürücüler, yorgun ve uykusuz yola çıkmamalı, mutlaka her 3 saatte bir mola yerlerinde dinlenmeli, emniyet kemerlerini takmalıdır. Özellikle arife gününde trafik yoğunluğu artacağı için sürücülerin cuma gününden yola çıkmalarını öneriyoruz.''
BAYRAMIN İLK VE SON GÜNÜ YOLA ÇIKMAYIN
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi, Travmatoloji ve Acil Tıp Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mert Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ramazan Bayramı'nda ''trafik kurbanı'' olmamak için sürücülerin kurallara, işaret ve hız limitlerine uymasını önerdi.
Türkiye'de son 10 yılda kazalarda 50 binden fazla kişinin öldüğünü, 1 milyondan fazla kişinin yaralandığını belirten Özcan, yılın ilk 7 ayında meydana gelen 152 bin 710 kazada ise 1634 kişinin hayatını kaybettiğini, 89 bin 617 kişinin yaralandığını bildirdi.
Ramazan Bayramı'nın ilk ve son günlerinde trafik kazalarının arttığının tespit edildiğini ifade eden Özcan, çok zorunlu olmadıkça bu günlerde yola çıkılmaması gerektiğini vurguladı. Bayram dönemlerinde son derece üzücü trafik kazalarının yaşandığını hatırlatan Özcan, şunları kaydetti: ''Vatandaşlarımızdan yollarda mutlaka trafik kurallarına uymasını istiyoruz. Seyir halindeyken mutlaka emniyet kemeri bağlı olmalı. Bağlı olmadığı zaman bir kaza anında araçtaki kişi camdan fırlıyor. Bu çok ciddi yaralanmalara ve ölümlere neden olabiliyor. Sürücüler, direksiyon başındayken dikkati dağıtacak işlerden kaçınmalı. Sigara içmemeli, cep telefonuna yanıt vermemeli, mesaj okumamalı. Kaset ve CD çalarla uğraşmamalı. Yorgun, uykusuz olarak yola çıkmamalı.'' Trakya bölgesinde motosiklet kazalarının çok fazla olduğunu bildiren Özcan, ''Son 5 yılda motosiklet kazası sonucu 212 kişi yaralanmış. Bunların hepsi ölümle sonuçlanabilecek çok ciddi yaralanmalar. O nedenle sürücüler kullandıkları motosikletlerin bakımı yapmalı. Aşırı hız ve yarışlardan kaçınmalı. Koruyucu ekipmanları kullanmalı'' dedi.
İLK YARDIM
Bayram trafiğine dikkat