Showing posts with label yurtiçi turları. Show all posts
Showing posts with label yurtiçi turları. Show all posts
Friday, September 18, 2009
Kapadokya Spor tatil turları
Spor tatili sayesinde ise hem bölgeye gelen turist sayısının hem de turizm gelirlerinin artırılması hedefleniyor.Nevşehir Gençlik ve Spor İl Müdürü Muzaffer Çintamur, Nevşehir sınırları içerisinde yer alan Kapadokya turları bölgesinin doğası, iklimi, tarihi, coğrafi özellikleri, yatak kapasitesi ve sunulan kaliteli hizmetleri ile Türkiye ve dünya turizminde önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Turizm açısından böylesine önemli bir bölgede spor turizmini canlandırmak istediklerini kaydeden Çintamur, özel sektör temsilcileri, yerel yönetimler, amatör spor kulüpleri, Nevşehir Üniversitesi ve federasyonlarla işbirliği yaparak, bölgeye gelen turistlerin çeşitli branşlarda spor yapmalarına imkan sağlamak için ilin ihtiyacı olan spor tesislerinin kamu eliyle yapılmasının yanı sıra özel sektörün de tesis yapması için teşvik edilmesinin büyük önem arz ettiğini vurguladı. Bu konuda Antalya ilini örnek veren Çintamur, "Antalya merkez ve ilçelerinde kamuya ait 100 civarında çim yüzeyli futbol sahası mevcutken, otellerin yaklaşık 400 adeti uluslararası standartlarda çim yüzeyli futbol sahaları vardır. Antalya il ve ilçe merkezlerinde kamuya ait 12 tenis kortu varken Antalya Tenis İhtisas Spor Kulübü'nün 15, sadece bir otelin 75 tenis kortu mevcuttur. İl ve ilçede binlerce tenis kortu vardır. Turizm alanında, branş çeşitliliğini artırarak alternatif alanlarda turizm amaçlı sportif faaliyetlere öncelik verilerek, bu kapsamda, kamp turizmi, golf, ralli, binicilik, bisiklet sporlarının yanı sıra, özellikle yabancı turistlerin izleyici olarak ilgisini çeken yağlı güreş gibi geleneksel sporların bölgemizde düzenlenmesi spor turizminin ilimizde daha canlı olmasına vesile olacaktır" dedi.Dünyanın önde gelen turizm ve spor örgütlerinin dünya turizm gelirinin yüzde 32'sinin spor turizminden kaynaklandığını belirten Çintamur, sporun tanıtım gücünün ise yapılan reklam ve materyal çalışmalarının kat kat üzerinde getirilerinin olduğunu vurguladı. Nevşehir'de spor turizmini geliştirmek amacıyla önümüzdeki yıllarda çeşitli branşlarda turnuva ve yarışmalar, sportif amaçlı seminer, antrenör ve hakem kursları, devre arası, sezon sonu futbol ve diğer federasyon kampları ve sportif amaçlı toplantılar düzenleyeceklerini açıklayan Çintamur, bu kapsamda yapacakları çalışmaları ise şöyle sıraladı: "Yapılması gereken spor turizminde, turizm sektörünü iyi analiz edip daha profesyonel çalışılmalıdır. Spor turizmi, organizasyonlar için bir ekip oluşturulmalı, bu ekip bu alanda eğitilmeli. Turizm sektörünün sıkıntısı, spor camiasını tanımamaları, spor sektörünün problemi ise turizm sektörünü ve işleyişini bilmemeleridir. Her iki alanda da uzman personeller yetiştirilmelidir. Nevşehir'e verilen müsabakaların bugüne kadar çoğunluğunu düşük bütçeli organizasyonlar oluşturmakta. Daha büyük daha kaliteli organizasyonlara talip olmalıyız ve bu alanda çalışmalar yürütmeliyiz. Acilen belirli branşlar için kamp programları çıkartılmalı, yurt içi ve yurt dışı kulüplere teklifler götürülmeli. Yurt dışı turizm fuarları için tanıtım filmi ve broşür bastırılmalıdır. Motor sporları sektörüne acilen yatırım yapılmalı. Kapadokya bu alan için oldukça uygun. Bu sporlar için doğa parkurları kullanıldığı için tesislere herhangi bir külfeti olmaz ve il takımlarının antrenmanlarını da etkilemez"
Uludağ tatil turları
Kış aylarında yapılması en zevkli spor olan kayak sporuyla adından çok söz ettiren, Türkiye'nin en iyi kayak merkezlerinden biri olan Uludağ'da sadece kayak yapıldığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Uludağ'ı güzel yapan sadece kayak merkezleri değildir. Kayak yapmak, beyaz karlar, kartopu oyunları mükemmel bir zevktir ama, başka mevsimleri de Uludağ'da yaşayabilirsiniz. Uludağ, özellikle bahar aylarında, doğa tutkunları için bulunmaz bir cennet olur. Piknik ve kamp alanları, av turizmi için çok elverişli bir bölge olması ve trekking yapmak için ayrılmış olan bir çok yürüyüş parkuru ile tam bir tabiat cennetidir.Uludağ'da trekking parkurlardan en bilindik olanları ise; Oteller bölgesi- Cennet Kaya parkurunda 2000 metrelik mesafe, Wolfram-Madenler Bölgesi-Göller Yöresi 9800 metrelik parkuru ve bunun gibi daha birçok parkuruyla, bir yandan temiz bir doğa, bir yandan mükemmel dağ manzarası, bir yandan yürüyüşlerde karşınıza çıkabilecek akarsu ve küçük göller bir yandan kelebekler, kuşlar, sincaplar kısacası doğal ortama ait olan her şey Uludağ turları baharında saklı.Her mevsim gelip de farklı tatlar alacağınız bir bölge olan Uludağ'da birçok insana en çok keyif veren ise beyaz karlar ülkesinde, kayakların üzerinde, rüzgara karşı, özgürce kayak yapmaktır.Kayak yapmanın aslında çok zor bir spor olduğu söylenemez. Biraz dikkat, biraz istekle kayak yapmanın ne kadar keyifli bir spor olduğunu anlayıp vazgeçemeyeceğiniz bir tutku halini alacaktır.Uludağ'da kayak yapmak için bir çok pist bulunmaktadır. Pistleri zorluk derecelerine göre ayırırsak; yeni başlayanlar için tavsiye edilebilecek pistler, "Beceren Lifti" burası Beceren pistinde bulunuyor. "Karkay Cennet lifti" Karkay pistinde bulunuyor. "Fahri Telesiyej" ise Fahri pistinde bulunuyor. Yeni başlayanlar, acemi olanlar ve öğrenme heveslileri için bu pistler önerilmektedir. Ama eğer "ben biliyorum ama çok fazla kendime güvenemiyorum" derseniz o zaman size önerebileceğimiz pistler ise; "Grand Yazıcı lifti" İtalyan yokuşunda, "Beden Terbiyesi lifti" Beden Terbiyesi pistinde yer alıyor. Zor pistler diye adlandırılan yerler ise; "Alkoçlar lifti", "Ergün pisti" ve Tutyeli pistinde bulunan "Grand Yazıcı lifti" bunlardan sadece bir kaçıdır. Ayrıca kayak yapmak için yanınızda kayak takımlarınızı getirmemiş olmanız bu sporu yapamayacağınız anlamına gelmemektedir. Otellerin sağladığı imkanlar sayesinde kayak kıyafetleri ve kayak takımları kiralayabilirsiniz.Bembeyaz karlar, kaymayı yeni öğrenenler, çok iyi kayak yapmasını bilip de başkalarına öğretmeye çalışanların sabırlı yüz ifadeleri ya da kayak takımlarının üzerinde şov yapanlar... Onların arasında olmak kadar bir diğer eğlenceli şey ise, bir köşede oturup olanı biteni izlemektir. Bunun için ise en iyi yer ise, Uludağ'da Beceren tesisleridir. Sıra sıra kayaklarınızı oraya koyabilir, ya da kayakçıların tabiriyle park edebilirsiniz. Büyük kayaklardan kurtulmanın verdiği bir rahatlıkla oturup sıcak çikolata içerken bir yandan da düşenleri, kalkanları ya da şov yapan kayakçıları izleyip "ben ne zaman böyle kaymayı öğreneceğim" diye içinizden geçirebilirsiniz. Uludağ'da kayak yapmanın ve kayak yapanları izlemenin dışında birçok eğlenceli aktivitede bulunabilirsiniz. Kar motorları, paletli araçlar ve atv'lerle gezi yapabilir, kızaklarla çocuklar gibi eğlenebilir ya da oteller bölgesinde bulunan otellerin sauna, havuz, restoran kafe gibi bir çok faaliyetlerinden yararlanabilirsiniz.Bu kadar hareket halinde olmak ya da hareketli olanları izlemek bile sizi yormuştur. O zaman, yapılacak şey, enerji toplamak için güzel bir yemek yemek olacaktır. Bunun için önerilebilecek en güzel seçenek, bembeyaz karların üzerinde yapılacak güzel bir mangal sefası olacaktır. Uludağ'da yemek yemek karnınızı doyurmanın dışında bir zevktir. Karların üzerinde, mangalda sucuk veya pirzola, yanında içinizi ısıtacak bir yudum sıcak şarap olursa, deymeyin keyfinize."Bütün gün soğukta üşüdüm, yemeğimi de dışarıda yiyip hasta olmak istemiyorum" diyenler için önerilebilecek yer, otellerin ve restoranların mönüleri olabilir. Otelde şömine başında romantik bir yemek ya da restoranda damak tadınıza uygun yiyeceklerden seçebilirsiniz.Uludağ’da kimse kara soğuğa aldırmıyor. Giyiyorsunuz anoraklı montunuzu bütün tatil boyunca karların üzerindesiniz. Gündüz karların üzerinde kayak keyfi, yemek vakti gelince karların üzerinde mangal sefası ve gece eğlencelerinde yine karların üzerindesiniz. Dev ateşler yakılır etrafına toplanan binlerce insan, dj'ler eşliğinde çalınan müziğin ritmine kaptırır kendini. İşte Uludağ gece hayatı başlıyor. Uludağ'da klasikleşen bir çok festivaller ve partiler vardır. Eğer tatil zamanınız bu partilerden birine denk gelirse eğlencenin en güzelini yaşayacaksınız demektir. Bu partilerde gece karanlığı aydınlatan meşaleler ve bu loş ışıkta şov yapan kayakçılar ile eğlence dolu dizgin devam etmektedir. Saatler 12 civarını gösterdiğinde ise otellerin barlarında yer bulmak ne mümkün! Birçok ünlü sanatçının sahne aldığı barlarda eğlence sabahın ilk ışıklarına kadar sürüyor.Uludağ'a ulaşım için iki seçeneğiniz var. Tabii ki bu seçenekleriniz için öncelikle Bursa'ya gitmeniz gerekiyor. (Küçük bir detay; Bursa'ya gelmişken "İskender Kebap" yemeyi ihmal etmeyin.) Bursa' ya geldikten sonra, eğer özel otomobille gideceksiniz; Bursa turları Çekirge semtinden ve Pınar başı mezarlığının yanından Uludağ'a gidiş yoluna giriyorsunuz. Uludağ yolu dik rampalardan oluşuyor ve tek sorunu ise kış aylarında bastıran yoğun sis nedeniyle araçlara zor anlar yaşatmasıdır. Özel araçlarla ulaşım için unutmamanız gereken şey ise, arabalarınıza zincir takmanızdır. Zaten unutmuş olsanız bile "Uludağ Milli Park" alanına çıkarken bunu size girişte bulunan yetkililer hatırlatıyor
Thursday, September 17, 2009
Misya tatil turları
Assos 'UN TARİHİ M.Ö 10. yüzyılda Metymna ( Midilli) halkı tarafından kurulduğu söylenen Assos; Lidyalıların, Perslerin, Yunanlıların, Roma lıların ve Anadolu Selçukluların hakimiyetlerine boyun eğmiştir. Tarihinin son sayfası olarak da Orhan Gazi zamanında Osmanlı egemenliğinde 600 sene geçirmiştir. Ünlü Yunan filozof Aristoteles’in de bu beldede kendine ait ilk felsefe okulunu kurduğu söyleniyor. ASSOS’U KEŞFEDİNTaş evleri ve tarihi her yönüyle gözler önüne seren yapısıyla ilgi çeken Assos, ziyaretçilere unutulmayacak bir gezi sunuyor. Behramkale Köyü: Antik Kent’in hemen yanında kalan Behramkale Köyü, harabeleri ve yeni yapılanan modern evleriyle ilginizi çekebilir. Tarihi camiyi görmeden burayı sakın terk etmeyin. Ayrıca I. Murat zamanında yapılmış ve bugün kullanılmayan Tuzla Çayı üzerindeki köprü de gözünüzden kaçmayacaktır. Assos Harabeleri: Denize ve karaya hakim tepe üzerinde bulunan Akropol; yaklaşık 3 km. uzunluğunda, yapımı 4. yüzyıla dayanan surlarla çevrilidir.1995 yılından beri süren Assos Antik Kenti’nde onarım ve kazı çalışmalarıyla beraber size çok daha gerçekçi ve ilginç eserler görme imkanı veriliyor. Antik çağlardan günümüze kalıntıları kalmış liman ise tarihle sizi biraz daha yakınlaştıracaktır. Kafanızı kaldırıp ufka doğru bakarsanız, Midilli Adası’nı tam karşınızda bulabilirsiniz. Athena Tapınağı: Akropol’ün en yüksek yerine M.Ö. 6. yüzyılda yapıldığı söylenen Athena Tapınağı, Assos’un en önemli tarihi yapısı olarak kabul ediliyor. Tapınağa ulaşıncaya kadar geçtiğiniz araç yolunda, geçmişten günümüze ulaşmayı başarmış sütunları görebilirsiniz. Girişi ücretli olan bu antik alan, gezinizde fotoğraf makinanızı en fazla kullanacağınız bölümlerden biri olabilir! Tapınak, Muhteşem bir Ege Denizi manzarasına sahiptir.Bazı sütun ve parçaları hala Berlin Müzesi’nde sergilenmekte olan bu tapınağın batı kanadı 1.20 m yüksekliğini hala koruyor. Athena Tapınağı, Anadolu’nun dorik tarzı yapıları arasında en eskilerden sayılmaktadır. El sanatlarını koruyan tanrıça olarak da bilinen Athena, mitolojide kadınlara dokumayı öğretmiş tanrıça olarak da geçiyor. Dokumanın bu yörede bu kadar önem kazanmasının nedenlerinden biri de Athena’nın etkisi olabilir.LEZZETLERSahile dizilmiş balık lokantalarında, manzaranın tadını çıkartarak masmavi gökyüzü altında balık Yemenin zevkine varmanız mümkündür. Haşlama, buğulama, ya da zevkinize hitap eden herhangi bir deniz ürünüyle uzun süredir özlemle düşlediğiniz tadları bulmanız Assos’da hiç zor olmayacaktır. Tatlı seviyorsanız, Assos’un yerel zeytinyağı ile pişen ev baklavasını denemenizi öneriyoruz. ALIŞVERİŞEvinize tarihi taşımak isterseniz; Doğudan Anadolu’ya yaklaşık 900 yıl önce ulaşan Yörükler’in dokuduğu halılar, motifleri ve renkleriyle evinizde değşik bir atmosfer yaratacaktır. Kalitesi, kullanılan renklerin çekiciliği ve ilginç desenleriyle, %100 yünden yapılmış bu halıları satın almak ayrıca bir zevktir. VAKTİNİZ OLURSAAssos’a ne kadar hayran kalırsanız kalın yine de Assos’un içinde her şeyi görmüş değilsiniz. Assos ve Midilli Adası’nın enfes manzarasına bir de tepeden bakmak isteyebilirsiniz. Kaz Dağları’nın yamaçlarında kurulmuş Ahmetçe Köyü, köylülerin misafirperverliği ve muhteşem fotoğraf kareleriyle birleşip gezinizin bir parçasını oluşturabilir. Biraz şanslıysanız ve Assos’u ziyaretiniz güzel bir havaya rastlamışsa, ve hatta dolunay da varsa; sahilde yakacağınız bir ateş ve sevdiklerinizle geçireceğiniz muhteşem bir gece yolculuğunuzu unutulmaz kılmaya yetecektir. Böyle güzel bir geceye imkanınız olmazsa yine de hava karardığında sahile inin ve denizin ışıltısında bulacağınız huzurla Assos’tan ayrılın. Modern şehir yaşantımızda sessizliği nasıl da unuttuğumuzun farkına varacaksınız. KONAKLAMAAssos’ta oteller sene boyunca açık tutuluyor. Haftasonu konaklamak isterseniz haftaiçine göre daha fazla ücret ödemek zorunda kalacağınızı unutmayın. Her mevsim ziyaret edebileceğiniz bu sevimli belde, özellikle yaz aylarında dolup taşıyor. Yaz ayları ılıman geçerken, ilkbahar ve sonbaharın yağışlı geçtiğini göz önünde bulundurararak yolculuğunuzu planlayabilirsiniz. Eğer otelde konaklamak size cazip gelmiyorsa, sahil boyunca kamp yapmak ve çadırlarda kalmak bir diğer seçenek olabilir. ASSOS’A NASIL GİDİLİR? Assos, İstanbul ’dan yaklaşık 310 km. uzaklıkta olan Çanakkale ilimizin önemli bir tarihi beldesidir. İstanbul’dan buraya ulaşmak isteyenlerin seçebilecekleri iki yol var, bunlardan biri D-100 ( E-5) karayolu, diğeri ise TEM otoyoludur.Tır ve kamyonlarla karşılaşma riskiniz D-100 karayolunda daha yüksektir bu yüzden TEM otoyolu size daha sakin ve stressiz bir yolculuk sunacaktır. TEM otoyoluyla Tekirdağ’a vardıktan sonra Ecebat’tan arabalı vapur ile ya da Kilitbahar’da bulabileceğiniz ufak teknelerle Çanakkale’ye ulaşabilirsiniz.. Çanakkale’den sonra ise Ayvacık’tan sağa dönerek ormanın içinden yolculuk edecek; Behramkale Köyünden geçip dik bir yokuşla sahile ulaşacaksınız.
Yorumlarınızı paylaşmaktan çekinmeyin
Yorumlarınızı paylaşmaktan çekinmeyin
Antalya Tatil turları
Antalya Müzesi: Müzede 13 tane salon var. Kronolojik ya da konularına göre sınıflandırılmıştır. Müzede jeolojik zamanlara ait çeşitli fosillerden, M.S. 4. yüzyıla kadar, değişik kültür evrelerini içeren eserleri görebilirsiniz. Ayrıca müzede, ülkemizde ilk defa uygulanan bir bölüm olan, "Çocuk Müzesi Bölümü" açılmıştır. Çocukların müzelere ilgisini arttırmak için yapılan bu bölümde çocuk oyuncakları, kumbaralar bulunmaktadır.Düden Şelalesi: Güneşli bir yaz gününde Düden Şelalesi'nin gürül gürül akan sularında piknik yapmanın keyfini çıkarın. Kurşunlu Şelalesi: Suların içine kurulan masalarda, ayaklarınızı buz gibi şelale sularında serinlerken bir yandan da enfes alabalıklarının tadına bakmalısınız. Aspendos: Antik devirden kalan ve dünyanın en iyi korunan tiyatrosudur. Bölgede olan birçok depreme rağmen Aspendos bütün ihtişamıyla hep ayakta kalmıştır. İ.S. 2. yüzyılda Aspendos'lu mimar "Zenon" tarafından yapılmış olan tiyatronun, mükemmel akustiğinin sırrı hala çözülememiştir. Aspendos adına çok sayıda efsaneler üretilmiş, ama yapılışı da bir sır olarak kalmıştır. Tiyatronun 10-12 bin kişilik kapasitesi, son yıllarda yapılan etkinliklerde 20 bin kişiye kadar çıkarılabildiğini göstermiştir.Antalya'nın çoğu yerinde denize girebilmek için falezlerin geçit verdiği basmaklardan ulaşabilme imkanınız var. Ama kumsal arıyorsanız, Konyaaltı ve Lara plajı, yörenin en önemli plajlarındandır. Antalya geznizde, Konyaaltı'nda ki Beach Park'a mutlaka uğrayın. 2,5 kilometre sahil boyunca 13 tane beach clup var. Sahilde kafeler, restoranlar ve yeni açılan Aqualand ile eğlenmek için aradığınız her şey burada bulabilirsiniz.Antalya'da isteğiniz çeşitte ve çoklukta lezzetli yemekleri Kale İçi'nde bulabilirsiniz. Yöresel yemeklerin tadına bakmak isterseniz; "7 Mehmet Restoran'ı" size, Antalya'ya özgü yemekleri sunacaktır. Antalya'nın en büyük restoranı olarak ün yapmış olan bu mekan, iç dekorasyonu ve dış mimarisiyle de bazı ödüller almış bir mekandır. 1200 kişi kapasiteli olan bu restoran, eski Antalya yemekleri konusunda oldukça iddialı bir mekandır.Eğer Antalya'da balık keyfi yapmak isterseniz; Lara'da ki Antalya Balık Evi’ne uğramalısınız. Dünya mutfaklarından lezzetler, yeni mekanlar için ise; Yat Limanı’nda ki mekanları deneyebilirsiniz.Antalya'ya özgü olan kaymak, tahin ve cevizle yapılan kabak tatlısını yemeden dönmeyin.Döşeme Altı Halısı ALIŞVERİŞAlıveriş için Antalya Kale İçi'nde ihtiyacınız olan her şeyi bulabilirsiniz. Özellikle Antalya gezinizi en güzel şekilde hatırlatacak olan patlıcan, bergamot, karpuz reçellerinin tadına bakmanın dışında bir kavanozda yanınıza almalısınız. Ayrıca yörenin kök boyasıyla yapılan "döşeme altı halıları" kendiniz ve sevdikleriniz için çok güzel birer hediye olacaktır.EĞLENCEBütün eğlence merkezlerinin kabinin attığı yer Kale İçi'dir. Her zevke uygun mekanları burada bulabilirsiniz. Türkü barlardan, diskolara, dünya standartlarında kafelerden, restoranlara kadar Kale İçi’nde herkese uygun bir mekan bulabilirsiniz.Antalya'da eğlence mekanlarının bir klasiği olan "Antalya 29" yeni ismiyle "Clup Arma" ziyaretçilerin gözdesi. Yat Limanı ise yine cıvıl cıvıl
Subscribe to:
Posts (Atom)